Denek ile dönek

Bir varmiş bir yokmuş. Pek de evvel olmayan bir zaman dilimi içinde; vaktiyle "ebedî şef" döneminde Malatya"nın ücra köşelerinden birinde vukuatçı iki haylaz ortaokul ve lise öğrencisi varmış. İkisinin de ebedî şefle canlı hatıraları mevcut. Birisi, resmî "İslâmcı yazar" diğeri de gayri resmi İslâmcı yazar payesi kazanmış. Son komplo olayı ise içlerinden birisinin üzerine kurulu. Onlar İslâmcı yazar, ama yazdıkları İslâmı bağlar mı o da ayrı bir tartışmanın konusu elbet. İkisinin yollarının bazen ekranlarda kesiştiğine siz de tanık olmuşsunuzdur. Aralarındaki kavga kayıkçı kavgası mı yoksa hakiki bir kavga mı bilinmez, ayırt edene aşkolsun. Birisi Necip Fazıl"a en fazla acılar yaşatmış birisi olarak rol çalma babından "Ben İslâm"ın topal köpeğiyim" diyerek ona öykünmeye çalışmıştır. Bu iki hemşehriden birisi tasavvuf düşmanlığı üzerinden sâlih adamları karalar dururken öteki de tasavvuf muhabbeti altında yolu dejenere ediyor ve kötü örnekleri nazara veriyordu. Adeta birbirleriyle paslaşıyorlardı. Birisi pas atıyor diğeri de gole çeviriyordu. Birisinin tezini diğeri canlı örneklerle ispat ediyordu. Birisinin şahsında badbükatçılar veya komple komplo teorisyenleri tuzak kuruyor, devreye giriyorlar ve onu 50 yıldan beri planlarında denek olarak kullanıyorlardı. Hiçbir denemelerinin boşa gittiğini de görmemişlerdi. 1952 yılından beri adamın üzerinde her türlü komplo teorilerini denediler. 27 Mayıs dönemi hapishane hayatına denk geldiğinden o darbe etkinliğine malzeme sağlayamamış olabilir.

***

12 Eylül"ün zaten onun gibi ayrıntılara ihtiyacı yoktu. Ülke yangın yerine dönmüştü ve darbe bir renge karşı yapılmıyordu. Bundan dolayı muayyen bir renkte malzemeye ihtiyaçları da yoktu. Bundan dolayı, 27 Mayıs ve 12 Eylül dönemlerinde deneğin kullanılmasına lüzum veya ihtiyaç hasıl olmadı. 28 Şubat sürecinden AKP"nin kapatılması sürecine gelindiğinde denek üzerinden denemelerin yoğunlaştığına şahit oluyoruz. Çünkü darbeler tek bir renge karşı yapılıyor ve o renkte malzemelere ihtiyaç var. Bu durumda denek ve şurekası son hadisenin de komple bir komplo olduğunu ileri sürüyorlar. Ben de aynı kanaatteyim. Besbelli... Bacanağa göre, polisler de zaten adamın evini basmamışlar. Adamı parkta çiçek sularken görmüşler ve derdest ederek tertiple karakola götürmüşler ve aleyhinde icraat yapıp, tutanak tutmuşlar. Komplo ve tertipten önce de hayır hisleri kabaran kahramanımız veya mağdurumuz fakir aileye yardımda bulunmuş ve bu bile istismar konusu olmuş. Bonkör olarak bankamatikten 20-30 bin YTL çekmesini isterken öteki açgüzlülük edip mağdurun haberi olmadan 350 YTL"yi cebe indirmiş. Neredeyse cüzdanı boşaltmış. Hayır denilince böyle bonkör olmak gerekir. Adam zaten gani gönüllü. Bırakın cüzdanını paylaşmayı evini bile garsoniyer veya pansiyoner gibi onlara toptan açmayı teklif etmiş. Adamın vebaline giriyorlar zahir.

***

Bütün bunlardan sonra ve deneklerin üzerinden döneklere gün doğmuştur artık. Saha onlara kalmıştır. "Biz demedik mi" edebiyatı haklılığını perçinlemiştir. Su-i temsilin temsil olmadığını unutan ex-İslâmcı dönmeler hadiseden sonra kalemlerini sivriltmeye başladılar. Artık denekten sonra sıra döneğe gelmiştir. O da deneklerin kusuru üzerine bir hayat ve felsefe inşa eder. Ve gedikli denek vukuatçılardan sonra şöyle yazmaya başlar: "İyi ki dönmüşüm ve ben deneğin dininden değilim..." Biz de zaten deneğinkinden değiliz. Halbuki biz onun cemaziyelevvelini de biliriz. İki sakallıdan biri olarak sakalını 28 Şubat sürecinden koruyarak çıkmış biri olarak ne zaman ki hakkında dilimin bağı çözülecek olur bizim camianın şefkati ve diğerkamlığı devreye girer. Dilimin bağı çözüldüğü anda dostlarım ağzımın payını verir. Hemen atılırlar ve bir mazeret edebiyatı başlar. "Adam dâvâsı uğruna dalağını şehit verdi, vebaline girme" derler. Biz de "Sizin dediğiniz gibi olsun" der defteri kapatırdık. Nedense camia kendi hatalarına karşı kalın derilidir. Ona iğne işlemez. Belki bazen deve dikeni gerekir.

Acaba diyorum: O dönek zat denek adamın dinini bıraktı da fiillerini de bıraktı mı? Yoksa dini camianın yasakları bizim mahallede geçmez, o türden ne varsa bizim alemde mübahtır mı diyor? Eskiler, "Pire için yorgan yakılmaz" veya "Papaz için oruç bozulmaz" derlerdi. Bunlar bir yana belki bu makamla ve günün mânâ ve ehemmiyetine en uygun söz şudur: Namazda gözü almayının ezanda kulağı olmaz. Denekler dönekler için sadece birer bahanedir. Galiba mevsim deneklerin ve döneklerin yuvadan göç mevsimi. Bu mevsimin en iyi transferi Mormonlara olmalı...