"Çözdünüz evet, vekilin başörtüsünü çözdünüz"
Saadet Partisi Genel İstişare Kurulu (GİK) Üyesi Doç. Dr. Oya Akgönenç, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, başta MHP olmak üzere siyasi partilerin yanı sıra Cumhurbaşkanı Sezer"i sert bir dille eleştirdi. Konuşmasına hükümeti eleştirerek başlayan Akgönenç, AK Parti"nin mağdur rolü oynadığını söyledi.
Hükümetin birtakım engellemelere tabi tutulduğunu, ancak bunları aşmak için AK Parti"nin mücadele etmediğini savunan Akgönenç, "Sayın Başbakan miting meydanlarına çıkıp, "Cumhurbaşkanlığı seçiminde önümüzü kestiler, o halde bizi daha büyük bir çoğunluk ve kararlılıkla iktidara getirin ki, sorunları çözelim" diyor. İnsan merak ediyor; acaba Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meclis"te birbiri ardına hatalar yapanlar kimlerdi? Çoğunluk oldukları halde kontrolü kaybedip, fırsatı kaçıran hangi parti idi? Tabii ki kendileri. Onun için şimdi "mağdurları oynamaları" oldukça hüzünlü, ama komik bir durumdur" dedi.
"SEZER HALKTAN KOPUK VE TOPLUMU RENCİDE EDİYOR"
Açıklamasında cumhurbaşkanının uygulamalarını da eleştiren Akgönenç, Sezer"in halktan kopuk olduğu kadar milleti rencide eden biri olma özelliğine de sahip olduğunu kaydetti. Akgönenç, şöyle konuştu: "Türkiye"nin gelmiş geçmiş cumhurbaşkanları içerisinde en içe kapanık, halktan alabildiğine uzak, çoğu zaman hissi kararlarla toplumun geniş kesimlerini rencide edebilen bir kişi olan Sezer, son günlerde bir krize daha imza attı. Bugünlerde, Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİB) zirvesi İstanbul'da toplanmaktadır. Karadeniz'e kıyısı olan bütün ülkelerin devlet başkanları da bu zirveye katılmaktadır. Böylesine önemli bir enerji ve ekonomik işbirliği zirve toplantısında, Başbakan'ın verdiği resmi yemeye katılmayan cumhurbaşkanı, bütün misafir devlet başkanlarının önünde, devletin tepesindeki kavgayı orta yere dökmüş oldu. İşte biz, Saadet Partisi olarak bu durumu içimize sindiremiyoruz. Bu türlü davranışları devletin en yüksek makamlarına yakıştırmıyoruz ve olayı tasvip etmiyoruz. Resmi toplantılar kimsenin kişisel olayı değildir. Resmi misafirlerin önünde iç politika çekişmesi yapılamaz ve devlet böylesine küçük düşürülemez. Bu tür bir davranış, hiçbir liderin yapmaması gereken bir durumdur. Resmi görevler makamlara aittir, kişisel duygu ve tepkiler bunları asla gölgelememelidir."
"ÇÖZDÜNÜZ EVET, MİLLETVEKİLİNİN ÖRTÜSÜNÜ ÇÖZDÜNÜZ"
Halka "MHP"yi yine iktidar ortağı yaparsanız, eski yaptıklarını tekrarlayacaklardır" diye seslenen Akgönenç, şöyle devam etti: "Geçen dönemlerden, MHP"den akılda kalan, sorunları çözen, tutarlı tek bir icraat olmuş mudur? Tabii ki, hayır. 1999 seçimlerinde hangi vaatlerle oy istemiş, ama bunların hangisini gerçekleştirmişlerdir? Pek azını. Buna rağmen, MHP şimdi çıkmış, "Terörü bitiririz, ekonomik sorunlara çözüm getiririz" diyerek, milletin gözünün içine baka baka, hiç kızarmadan oy istiyor. Eğer yaptıklarınıza bakacak isek; siz, "Ürkekler değil, erkekler çözer" diye oy istediniz, oysa, tek çözdüğünüz şey, seçilmiş kadın milletvekilinin başındaki örtü oldu. "Erkekçe davranışın tümü" bu muydu? Siz "Apo"yu asacağız" diyerek iktidara geldiniz, ama Apo"ya özel ada tahsis edilmesine aracılık ettiniz. Yarın hükümete ortak olursanız, Apo"yu İmralı'dan alıp, Maldiv adalarına mı yerleştireceksiniz? MHP"nin bu sorulara verecek tek bir cevabı yoktur."
Vakit