Cumhuriyetimizin yegane ahmaklarını görmezden gelerek, trajik çözümlerine istavroz çıkartmalı cikletler çiğneyerek, bol fraksiyonlu partilerin süzmece çelişkilerine omuz silkeleyerek ve cümbür cemaatinin cümbüş liderlerini bile hoş görmeyi hedefleyerek bir bayram geçirmeyi umut etmiştim. Vah vah vah, olmadı! Sordum sarı çiçeğe, o da "Hayır" dedi kıvamına gelmiş toptan referandum çalgıcısı Fazıl Say konserine gitmek gibi bir bayram geçirmişim.
NE BİÇİM MEDYA FİLESİDİR
"Haydi bakalım, elleri diktada görmek istiyorum" diyen sivil ve ciyak promosyon dahilinde mert bir bayram geçirmişim, rajon gammazlayarak muhafazakarların kabadayısı olmayı bir zamanlar başarabilmiş, anlayacağınız tozu Müslüman mahallesinde yutmuş ama boğazını karşı cephede temizlemiş kabadayı bir hatunun düşürdüğü eksileri toplayarak geçirmişim. "Ha Nuray, ha Gülay ne fark eder, isim vermek gibi olmasın" der gibi bir bayram geçirmişim. Bir bakmışım polemiğe girmişim, oradan çıkamayıp en yakın nöbetçi saçmalıklara dalmışım. Aaa, bu arada "Nerde o eski bayramlar" diyen nostaljik laiklerin eski darbeleri özler gibi dar ağaçları altında cumhuriyet pikniklerine dahil oluşlarından kendime gündem yaratmışım.
Ne biçim bir medya filesidir ki ya atılan topun sesine gideceksin ya da saha dışında amigoluk yapan tikisin! Şimdi herkes oy telaşında olmalı, "Oy yavrum oy" diyen kahvelik ağızlarca "hayır" bekleyen, varlıkları entelektüel migren olmaktan başka hiçbir işe yaramayan davulcu yazarların tokmağı altında sızıp kalmışım. Her nedense bayram su gibi geçmiş, bunların tokmaklarının acısı kaplumbağa yutmuş bülbül gibi ağrılı ve yavaş yavaş geçiyor. Bak seeen demokrasiden vurgun yemiş davulcu yazarlar işte bana ne diyerek gülüp geçmişim!
KIZMADAN YAZMAK İSTEMİŞTİM
Masalsı figüranlar laik haremiler derken zönk sesi eşliğinde bir benzetme duymuşum! Cepte bir rahibe benzetmesi, benzetme fukarası bir zihniyetin el altından başka bir dinden yontma cilalı gafını duymuşum! Zihinsel maliyeti düşük masrafsız bir hadsizlikle oraya buraya sevgi tomurcukları püskürterek iktidar panzeri olacağını düşünen budala muhalefet korosu!
Şimdi bu adamlar muhafazakarların gönlünü alacağız derken canlarını alıyorlar ya ve arkasından yaka paça özür dileyip "Pardon rahibe değil yahu biz sahabe" demek istemiştik dercesine ellerine ve ayaklarına bulaşan bir komediye türbanla imza atacak oluyorlar ya sonrasında istifa filan ediyorlar, topluca onurlu siyasetten istifa ettiklerini unutarak tabii!
"Bu demokrasi anlayışını taşıyan virüslü kafalarla papaz olmayalım da kasasından limon eksildikçe gülümseyen gariban esnafla mı olalım" diyesim geliyor! Dedim bile! Kızmadan bir yazı yazmak istemiştim ama hayata pembe bakan bir horoz dövüşçüsü olmak kadar zormuş. Kızmadan yazı yazmak şükür ki korkmadan kızışacak bir kalemim varmış, her ne kadar başını kemirsem de!
Esra Elönü