CHP zor iflah olur!

Abdurrahman Dilipak

Üniversiteler açılınca şöyle olacak, böyle olacak diye 40 tane senaryo dolaşıyordu ortalıkta.. Aslında niyetleri vardı. Ellerinden gelse İstanbul’u, Ankara’yı, Hatay’ı, Diyarbakır’ı birbirine katacaklardı, ama olmadı.

Bazı üniversitelerin açılışında 20-25 kişilik grublarla birkaç slogan atıp sonra dağıldılar..
Ne öğrenci takabiliyorlar peşlerine, ne işçiyi, ne de memuru.. Şimdilik en başarılı oldukları yer tribünler.. Onlar da bir seferlik kullanımları var. Biliyorsunuz, olay çıkaranlar bir daha stadlara giremiyorlar..
Zaten önümüzdeki günlerde olay çıkaranlar, yakıp yıkanlar tek tek yakalanıp yargıya çıkarılacaklar.. Okullarda olay çıkaranlar hakkında da hem idari hem de savcılık soruşturması açılacak..
CHP’liler ortada kalakaldılar.. Sen peşine Esad’ı, Sisi’yi, PKK’yı, Muhaberat’ı, Şebbiha’yı, Nuseyri militanları takıp gelirsen, varacağın yer başka yer olamazdı.. Bu sonuç sandığa da yansıyacak aynı şekilde..
Twiterde isimlerinin başına TC ekleyen ya da ulusalcı geçinen kimilerinin polis karakoluna yapılan roketli saldırının ardından yazdıklarını okudunuz mu bilmiyorum.. “Gezizekalı” diye boşuna dememişler.. CHP’nin umut bağladığı kitle bu kitle.. Çoğu Sözcü gazetesi okuru olan bu kişilerin yazdıkları karşısında söyleyecek söz bulamıyor insan.. CHP’nin dayandığı sosyolojik taban da sanki böyle bir taban..
 Kimi “ben bombalamak isterdim, tuh ya hu!” diye yazıyor.. Kimi “çok iyi olmuş, inşallah gebermişlerdir” diye yazıyor. Kimi “harikaaa, işte buuu, artık bunları duymak istiyoruzzz” diyor.. Kimi “Gebersinler Tayyibin köpekleri” demiş, kimi “Gebersinler Tayyibin ümmetleri”.. Kimi de “yapanın eline sağlık” diyor. Kimi ”Cemaatin polisleri”ni suçluyor aklınca. “Ölen var mı, ölen! Önemli olan o” diyor. Kan istiyor, daha fazla kan.. “Geber polis” diye yazandan tutun da “az bile yapmışlar imamın polisine” diyen de var. “Darısı Erdoğana” diyen de var! Daha ipe sapa gelmez bir sürü mesaj. Bunlar özgürlük isteyen, barış isteyen, demokrasi isteyen, ulusalcılarımız!
Birileri hâlâ Gezi olaylarının çevreci sivil bir hareket olduğu düşüncesinde..
CHP’nin kılavuzları bunlarsa, varacağı yer de burası işte!
Hani derler ya “keskin sirke küpüne zarar verir” diye.. Yine “Öfke baldan tatlıdır” derler.. Kılıçdaroğlu öfkenin tadına vardı. Artık onu kim tutabilir ki! Bu gidişle sonunda kabına zarar verecek..
Hani ipi bu kadar gerdikten sonra gevşetmeleri de zor. Daha fazla da geremezler.. Böyle gideceklerdir artık.. Bağırdıkça “ne oluyor” diye başına toplananlar da dağılırlar artık..
CHP nerede uçuk-kaçık tipler varsa, onları öne çıkararak mesafe almaya çalışıyor.. İnanılırlıkları, ciddiyetleri şu son günlerde dibe vurdu.. Öfkesi aklından büyük bir sürü adam çıktı ortaya.. Birinin dediğini ötekisi nakzediyor. Ya da bugün söylediklerini yarın tekzib ediyorlar.. Bir yandan demokrasiden söz ediyorlar, sonra dönüp tek parti diktatörlüğünü savunuyorlar.. Hukuk devleti diyorlar, milli iradeden söz ediyorlar, ardından darbecilerin arkasında saf tutuyorlar..
Ergenekonun avukatlığı yetmedi, parlamentoyu ortadan kaldırmaya teşebbüs edenleri parlamentoya taşımaya çalıştılar, yerli darbeciler yetmedi, gidip Suriye’de, Mısır’da, darbecilerin, diktatörlerin avukatlığına soyundular.. Yabancı ülkelerde, kendi hükümetleri aleyhinde eleştiri sınırlarını aşan suçlamalarda bulununca dinleyiciler tarafından kınandılar..
CHP’nin kendi kendine yaptığını, kimse onlara yapamaz..
Kılıçdaroğlu, “dostlar alışverişte görsün” kabilinden bir şeyler yapmak için sağa sola seğirtip duruyor.. Ama elleri ayakları boş olmasa da bu adamların yaptıkları bir iş yok..
CHP’liler şunu nasıl anlamıyorlar bilmiyorum: Ergenekon avukatlığının ya da Esad, Sisi avukatlığının ne onlara, ne de CHP’ye bir faydası yok.. Bunu nasıl anlamazlar, görmezler..
Hadi Haberal’ı anlarım. Derin güçlerin talebine CHP’nin “hayır” diyecek gücü yok! Ama ötekiler neyin nesi..
CHP’nin solcuları, partiye yapılan bu derin müdahaleye karşı nasıl bu kadar sessiz kalabiliyorlar, bunu da anlamak kolay değil..
CHP bundan sonra zor iflah olur. Bundan daha ileriye de gidemez, geri de dönemez..
İlk seçimlerde manzara ortaya çıkacak.. Gezi’de ilk günlerde katılımcıların %80’i sivil, %20’si örgütlü idi.. Bugün o kitlenin %90’ını kaybettiler. Bugün katılanların %80’i örgütlü, kripto, %20’si meraklı ya da taraftar, her olaya müdahil olmaya çalışan tipler ya da özel kişilikler.. Bu kirli oyunun aktörleri büyük ölçüde deşifre oldular..
Önümüzdeki günlerde davalar açılmaya başlayınca CHP, media, dış bağlantılar ve malum sermaye bağlantıları da tek tek ortaya çıkınca gerçekler daha iyi anlaşılacak..
Ulusalcı-Ergenekoncuların evdeki hesapları çarşıya uymadı! Dünyada Holiganların darbe yaptıkları da görülmedi.. Eylül bitti. Ekim ayının ilk haftasından sonra Kurban Bayramı var.. Hac dönüşü derken 29 Ekim.. Kasım’a daha çok var. Hem daha fazla ne yapacaklar ki! Geçmiş olsun..
Selâm ve dua ile.

yeniakit