Hepimizin bildiği gibi bir Müslümanın ölen kardeşine karşı birtakım görevleri vardır; başından sonuna kadar cenazesine katılmak, onun için mağfiret talep etmek, yakınlarını teselli etmek, yerine göre cenaze sahiplerine yemek ikram etmek. Müslümanlar olarak bunu iyi değerlendirdiğimiz takdirde buradan büyük bir enerjinin ortaya çıktığını göreceğiz.
Cenaze namazından başlayarak taziye evlerinde belki uzun zamandır birbirlerini görmeyen insanların bir araya gelmeleri çok önemli bir olaydır; bu iyi değerlendirilmelidir. Elbette vefat eden kardeşimize karşı görevimizi yerine getirmek için katılıyoruz ama şahsen ben vardığımda o güne kadar görmediğim nice kardeşi görme ümidini de taşıyorum ve bu gerçekleşiyor. Bunu düşünerek cenaze namazlarına birazcık erken gelerek bu hasreti gidermek gerektiğini unutmayalım.
Taziyeye gittiğimizde orada kuracağımız iletişim de ayrı bir kazançtır. Başta vefat eden kişinin geriye kimleri bıraktığını, yakınlarını bir bir sorup öğrenmek yani insanlarla irtibat tazelemek açısından cenazeler gerçekten büyük bir fırsattır.
“Bu adam benim babamın cenazesine gelmiş, dua etmiş, hepimizle teker teker ilgilenmişti” dedirtmek küçümsenecek bir amel değildir. Eğer farkındaysanız uzun zaman unutulmuyor. Yani demek istediğim biz sadece vefat edene karşı bir görev yapmıyoruz, özellikle onun geride bıraktıklarını kazanmış oluyoruz.
Mademki etrafımızda ölümler hiç eksik olmuyor, o halde bunu enerjiye dönüştürmek de biz Müslümanlara düşmektedir. Dikkat edin, çevresindeki cenazelere katılanlar bundan dolayı güç kazanan, sevgi ve takdir toplayan insanlardır.
Bu düşüncelerle herkesin cumasını tebrik ediyorum.