Cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi ve Diyanet İşleri teşkilatında Alevilere kadro tahsis edilmesiyle ilgili davada, alt kimlik üst kimlik tartışması yaşandı.
Prof. Dr. Saim Yeprem
Dün gerçekleştirilen duruşmada davacı Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan ve avukatları ile Başbakanlık adına avukat Selen Güneş ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem hazır bulundu. Yeprem, Başbakanlık adına yaptığı savunmada Aleviliği, İslam dini içinde yer alan bir mezhep olarak değerlendirdi. Yeprem, İslam dini içinde yer alan tüm mezhep ve grupların İslam'ın genel tanımı içinde yer aldığını belirterek, "İslam üst kimlik, Alevilik ise alt kimliktir." dedi. Yeprem, cemevlerinin bütün Müslümanların ortak ibadethane birimi olmadığını, İslam dininin alt birimlerinde farklı ibadet şekillerinin olduğuna işaret ederek, Mevlevihaneler, zaviyeler gibi yerlerin de cemevi gibi birer ibadet birimi olduklarını kaydetti.
Diyanet İşleri'nin sadece Müslümanlara hizmet veren birim olmadığını ifade eden Yeprem, Güneydoğu'da Nusayri inancına sahip vatandaşlara Diyanet Teşkilatı'nın hizmet verdiğini belirtti. Yeprem, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Sünni olmayan mezheplere mensup personel bulunduğunu da söyledi. Başbakanlık Hukuk Müşavirliği avukatlarından Selen Güneş de, Anayasa'da din ve vicdan hürriyetinin yer aldığını, herkesin inançlarını yaşamakta serbest olduğunu ifade etti. Alevilerin de Müslüman olduğunu, din hizmetlerinin mezhep ayrımı yapılmaksızın her kesimi içine alacak şekilde yürütüldüğünü vurgulayan avukat Güneş, cemevlerinin ibadethane olmasının yasal olarak mümkün olmadığını ifade etti.
'Cemevi davasını AİHM'ye götürürüz'
Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan ise farklı inançların uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığını belirterek, Türkiye Cumhuriyeti'nin laik yapısına vurgu yaptı. Doğan, devletin Alevilerin inançlarını uygulamada tasarrufta bulunamayacağına dikkat çekerek, Başbakanlık'ın, taleplerini iç hukuk argümanlarıyla reddetmesini ise eleştirdi. İzzettin Doğan, farklı inançların kamu düzeni, genel ahlak ve sağlığı bozmadığı sürece uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığını belirtti. Doğan, Türkiye'de barışın siyasetçiler tarafından gerçekleştirilemediğini, yargı organının vereceği kararın çok önemli olduğunu ifade etti. Başbakanlık'ın taleplerini reddetmesinin hukuki olmadığını iddia eden Doğan, taleplerini reddeden Başbakanlık'ın kararının iptal edilmesini istedi. Doğan, cemevlerine ibadethane statüsü verilmemesi durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceklerini de söyledi. Aleviler, Başbakanlık'tan cemevlerine "ibadethane" statüsü verilmesini, Alevi inanç önderlerine Diyanet'in kadro tahsis etmesini ve Alevi inançları için ödenek ayrılmasını talep ediyor. Başbakanlık, talepleri "Aleviliğin İslam'ın içinde olduğu" gerekçesiyle reddetmişti. Cem Vakfı ve 2 bin kadar Alevi, idare mahkemesine dava açarak, işlemin iptalini istemişti.
zaman
CEM-Diyanet Davası
Cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi ve Diyanet İşleri teşkilatında Alevilere kadro tahsis edilmesiyle ilgili davada, alt kimlik üst kimlik tartışması yaşandı.
Güncel Haberleri
İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı