Çeçen lider Dokka Umarov'un Türkiye temsilcilerinden 48 yaşındaki Ali Osaev, 26 Ocak 2009'da İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde uğradığı bir silahlı saldırı sonrası şehid oldu.
Osaev'in vefatıyla beraber geride yaşları 1 ile 19 arasında değişen 5 yetim çocuk kaldı. Anneleri de yurt dışında olan yetim çocuklar bir yandan yaşam mücadelesi verirken öbür yandan babalarının katilinin hâlâ bulunamamasına adeta isyan ediyorlar.
İstanbul'da peş peşe işlenen Çeçen cinayetlerinin ardından gözler Türkiye'de yaşayan ve Rus gizli servisi FSB'nin ölüm listesinde yer alan diğer Çeçenlere çevrildi. Rusya'nın zulmünden kurtulmak için doğup büyüdükleri topraklarını terk etmek zorunda kalan Çeçenlerin dramı bitmek bilmiyor. Çeçenleri vatanlarında Rus istihbarat elemanları katlederken, sığındıkları komşu ülkelerde ise Rus kuklası Ramazan Kadirov'un ajanları katlediyor. Çeçen ordusunda Ruslara karşı savaşan komutan Gazi Edilsultonov, 6 Eylül 2008'de Başakşehir'de, Çeçen komutan İslam Canibekov da 9 Aralık 2008'de Ümraniye'de katledilmişti. Son olarak 26 Ocak 2009'da Çeçen savaşçıların önde gelen isimlerinden Ali Osaev, Zeytinburnu'nda evinin önünde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Osaev'den geriye ise 6 aylık olan Sümeyye, 1.5 yaşındaki Ömer, 3 yaşındaki Ayşe, 9 yaşındaki Fatma ile onlara hem analık hem babalık yapmak zorunda kalan 19 yaşındaki ablaları Yaha isimli beş yetim çocuk kaldı.
ÇEÇEN KOMUTANLARI KADİROV KATLEDİYOR
Rus yanlısı Çeçenistan Devlet Başkanı Ramazan Kadirov'un, Çeçenistan'da yayın yapan Checnia Today adlı televizyon kanalında "Türkiye'de bir kedi öldürdük" diyerek Osaev cinayetini işlediğini itiraf ettiğini Vakit'e anlatan Ali Osaev'in kardeşi Hamit Osaev, Kadirov'un 20 Nisan'da Türkiye'ye geleceğini ve bu ziyareti sırasında hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Türkiye'de barınan Çeçenlerin neredeyse açlık sınırında yaşadıklarını belirten Hamit Osaev, "İşgal, muhacerat yetmiyormuş gibi bir de Kadirov Çeçenlerin önde gelenlerini bir bir katlederek onları rehbersiz ve sahipsiz bırakarak tamamen yok etmeye çalışıyor" dedi.
BİNLERCE ŞEHİT VERDİK VE ÖLMEYE HAZIRIZ
Rus işgali altında olan Çeçenistan'ın mücadelesi tamamlanmadan davalarından vazgeçmeyeceklerini ve her an ölüme hazır olduklarını dile getiren Hamit Osaev, "Biz bu davada 45 bini çocuk olmak üzere toplam 250 bin şehit verdik. Abim korksaydı kendini korur, Türkiye'den kaçar, en azından saklanırdı. Ama mücadele etti" diye konuştu. Kendisinin de 2004'te Rus zulmünden dolayı Polonya'ya gittiğini anlatan Hamit Osaev, "Rus İstihbaratı ile Kadirov'un adamları Avusturya'da da üç Çeçeni katletti. Katillerden üçü Polonya'da bir otelde yakalandı. Bunlar Ramazan Kadirov tarafından Polonya'daki Çeçen komutanları öldürmeleri için gönderilen adamlardı. Bunlardan biri de Avusturya'da yakalandı. Bunun üstünden 300 kişilik bir ölüm listesi çıktı. Bu listedekilerin çoğu komutanlık yapmış ve önde gelen insanlardı" şeklinde konuştu.
TÜRKİYE'YE MİNNETTARIZ ANCAK HÜKÜMET HAKLARIMIZI VERMİYOR
Türkiye'deki Çeçenlerin çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiklerini ifade eden Osaev, "Türkiye, Çeçenleri mülteci olarak tanımıyor. O yüzden insanlarımız temel insani haklarından yoksun yaşamak zorunda bırakılıyor. Ancak Polonya gibi Avrupa ülkelerinde Çeçenlere çalışma imkânı sağlanıyor. Orada hayati tehlikesi olan Çeçen mültecilere polis tarafından koruma veriliyor. Ciddi anlamda tehlike altındaysa, başka ülkeye dahi gönderebiliyorlar. Ancak Türkiye'de Çeçenlere çalışma izni bile verilmiyor. Çeçenler mülteci olarak kabul edilmiyor. Türkiye halkı bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Ancak biz halka yük olmak yerine, kendimiz çalışıp ihtiyaçlarımızı karşılamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLARIMIZA EĞİTİM İMKÂNI TANINSIN
Türkiye'de Çeçenlerin iş ve eğitim gibi temel ihtiyaçlardan mahrum kaldığını kaydeden Osaev, şunları kaydetti: "Polonya'dan geldiğim zaman 'Çeçenler burada bu imkânlarla nasıl yaşıyorlar' diye çok şaşırmıştım. Polonya'da bizim için her şey ücretsiz. Hatta çocuklarımızı okula göndermediğimiz takdirde o çocuklar devlet tarafından alıp başka ailelere veriliyor. Okula gönderdiğiniz zaman da para veriyorlar. Burada ise çocuğun okula gidebilmesi için para vermek gerekiyor. Türk yetkililerinden yıllardır süren bu işkenceyi bitirmelerini ve bize çalışma izni vermelerini bekliyoruz."
RUS POLİSİ, AMCAMI KAÇIRDI VE BİZİ SÜREKLİ TEHDİT ETTİ
2003'te Grozni'de yeni evli olan amcası Rammam'ın da Rus ajanlarca kaçırıldığını anlatan Ali Osaev'in kızı Yaha Osaev, "Amcam yeni evli ve 35 yaşındaydı. Amcamın kaybolmasından sonra Rus polisi bize baskı yapmaya başladı. Hepimiz Çeçenistan'dan kaçmak zorunda kaldık" şeklinde konuştu.
Geriye 5 yetim kaldı. Bu aileye sahip çıkalım
Osaev'in şehit edilmesinden sonra geriye 6 aylık olan Sümeyye, 1.5 yaşındaki Ömer, 3 yaşındaki Ayşe, 9 yaşındaki Fatma ile onlara hem analık hem babalık yapmak zorunda kalan 19 yaşındaki ablaları Yaha isimli beş yetim çocuk kaldı.
Yaha: Babam Çeçenleri toparladığı için öldürüldü
Çeçen Komutan Ali Osaev'in büyük kızı Yaha Osaev ise, babasının Kadirov'un adamları tarafından Rus ajanlarının yardımıyla katledildiğini söyledi. Rusya'nın Kadirov'la beraber Çeçenleri toparlayan, onlara öncülük eden Çeçenlere yönelik cinayet işlediğinin altını çizen Yaha, "Babam burada Çeçenlerin daha rahat edebilmesi, oradaki kardeşlerimizin sıkıntılarının giderilmesi için çalışıyordu. Yardım etmek için elinden gelen tüm imkânları kullanırdı. Babam Çeçenistan'dan buraya, buradaki Çeçenlere yardımcı olabilmek, onlara bir anlamda yol göstermek için geldi. Ve sürekli buradaki Çeçenlerin ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyordu. Cihad için her şeyini ortaya koyuyordu. Mücahidlere yardım ediyordu. Babamı da bu yüzden öldürdüler" dedi.
Vakit