Tek bir tip Yahudi yok. Mesela Rabbiler İsrail’in varlığına karşıdırlar, askerlik yapmayı reddederler.
Sefarad’lar ve Eşkanaz’lar farklıdır. Bunların Sebatay’ı var, Pakradun’u var, Karay’ı var, Hazara’sı var! Şimdi bir de Chabat çıktı. Tataria’yı bakalım nereye dayandıracaklar.
Bir de Hristiyan olup da aynı zamanda Siyonist olanlar var. “Tanrıyı kıyamete zorlamak”tan yana Siyonist Evengelik’ler bunların en tanınanı.
En baştan başlayalım isterseniz. Bir dinin temel kitabı “Vahiy”den oluşur. Vahiy içinde de en temel bölüm iman kısmıdır, sonra peygamberin hayatı (siyer ve eş zamanlı olarak onun sözleri ve filleri gelir). Yani dinin temeli, Allah, Resul ve Kitaptır.
Bir kere “Hristiyanlık” diye bir din Hz. İsa’dan 30-35 yıl sonra Tarsus’lu Saul tarafından üretilmeye başlandı. Saul daha sonra Pavlus Şam yolunda vizyon adını alacaktır. Kendisi aslen Yahudi’dir ama Roma polisine hizmet vermektedir. Görevi Hz. İsa’ye gelen kitaba iman edenleri yakalayıp cezalandırmaktır.
Yoksa Hz. İsa bir “ben-i İsrail” peygamberi olmakla birlikte aynı zamanda bizim de peygamberimizdir. Hz. İsa’dan yaklaşık M.S. 33-36 yılları Şam’da bir vizyon ile “Rab İsa’nın kendisi ile konuştuğunu” söyledi. Hatay, daha sonra Konya, ardından Ege’deki 7 kilise, Selanik, Ankara ve Kudüs’e gitti. Kudüs’te tutklandı. Roma valisi onu MS 60’da Yahuda kıralı Agrippa-2 önünde yargıladı ve iki yıl ev hapsi cezası verildi. Halkın tepkisi karşısında Kayseri’ye nakledildi. Kayseri’den MS 59 sonbaharında Roma’ya götürülmek üzere yola çıkartıldı. 60 Baharında Roma’ya vardı.
Romalılar ve dönemin Yahuda kıralı Agrippa 2 Haç ve Rablik ididiasını reddeden Ariusçuları önce Kudüs’ten çıkarttılar, ardından onlar Mısıra gitti. Bazıları da Etopya’ya kadar dağıldılar.
Pavlus, Hz. İsa’yı Rab ilan edince, kendi ve havarilerini de, Rabbin sözlerini yazıp aktardıkları için Resul ilan etti. İncil’deki “Resullerin İşleri” bölümü bunu anlatır.
Hz. İsa Rab, Havariler Resul olunca (!?) tabi Hz. İsa’nın her sözü vahiy oluyordu. Havariler de bir anda Resul olmuş oluyorlardı. Hz. İsa’nın her sözü ayet hükmünde olunca, havarilerin sözleri de Hadis olmuş oluyorlardı. Tabi bu durumda, ne ayet, ne hadis herşey karıştı, bir çok İncil çıktı ortaya.
Roma’da İmparator Neron döneminde, Roma’ya gelişinden 4-5 yıl sonra MS 64-65 yıllarında idam edildiğini kabul edilir. Kimilerine göre cezası kafası kesilerek infaz edil mişitir.. Bazı kaynaklar bu tarihi MS 62-68 aralığına yayar, ancak en yaygın kabul MS 64/65’tir. Pavlus, Roma’da kafası kesilerek idam edildi. Pavlus Hristiyanlığı biraz Yahudilik, biraz Paganizm ve kendi yorumlarıyla yoğurarak oluşturdu. Öldürülmesinden sonra da Roma Hristiyanlığı bu defa kendine göre yeniden yorumladı.
1. İznik Konsülü, Hz. İsa’nın Rab olup olmadığını ve Haç konusunu görüşmek üzere toplanmıştı. İznik Konsili (1. Ekümenik Konsil, Nicaea Konsili) M.S. 325’de İmparator Konstantin’in davetiyle toplandı. Ariusçu’ların katılımı engellendi. Konsil, Mayıs sonu-Haziran başı gibi açıldı ve Temmuz sonu-Ağustos başı gibi (yaklaşık 25 Temmuz civarı) kapandı. Yaklaşık 2 ay sürdü; Kıral, Santa Claus (Noel baba) tartışınca onu Konsülden çıkarttı ve Yedikule zindanlarına hapsetti. Aradan 300 küsür geçmiş, hala üzerinde uzlaşılan bir kitap yok. Arianizm için toplanan konsilin öncelikli konusu Hz. İsa’nın tanrısallığı ve Baba-Oğul ilişkisiydi..
Kanon / 4 İncil konusu, mesela İznik’ten yaklaşık 100 yıl sonra 397’de Kartaca konsilinde hala tam olarak netleşmemişti..
Hristiyanlığın oluşması 1600’lere kadar sürdü. Papa’nın 8. Henry‘nin Aragonlu Catherine ile evliliğini geçersiz kılmayı reddetmesiydi. Henry, bir erkek varis elde etmek istiyordu ve Papa’nın otoritesini reddederek İngiltere Kilisesi’ni Roma’dan bağımsız hale getirdi, kendini kilisenin başı ilan etti. Böylece 8. Henry’nin öncülüğünde Parlamento onayıyla 1534’de Angilikan kilisesi doğdu. (Ya işte böyle, Laik Avrupa’da oluyor böyle şeyler) Kraliçe 1. Elizabeth döneminde (1558-1603) Protestan unsurlarla yeniden şekillendirildi ve Anglikanizm’in bugünkü formu oluştu.
Evenjelik’lerin Teolojik kökleri 16. yüzyıl Protestan Reformu’na (özellikle Martin Luther’e) dayanır. Modern evanjelik hareket: 18. yüzyılda (yaklaşık 1730’lar-1740’lar) İngiltere ve Amerika’daki Büyük Uyanış (Great Awakening) ile şekillendi. “Büyük Uyanış dedikleri aslında “büyük uyku hali hali” hala devam ediyor.
Aslında Protestanlık Katolizme karşı bir başkaldırıydı. Ortodoksluk Hristiyanlığın en eski formlarından olup, belli bir halkın milli kilisesine dönüştü. Ortodoksluk (Doğu Ortodoks Kilisesi), Hristiyanlığın erken dönemlerinde, özellikle 4. yy Kapadokyalı Kilise Babaları’nın öncülüğünde temelleri atılan ve 1054 yılındaki Büyük Ayrılık (Büyük Schizma) ile Roma Katolik Kilisesi’nden resmen ayrılarak bağımsız bir mezhep haline gelen en eski Hristiyan topluluğudur.
Mormonlar (resmi adıyla İsa Mesih’in Son Gün Azizler Kilisesi), Joseph Smith tarafından 6 Nisan 1830’da ABD’nin New York eyaletinde Fayette kasabasında kurulmuş bir restorasyonist harekettir; Smith’in altın levhalar üzerinden aldığı ilahi vahiyler (Mormon Kitabı) ve orijinal Hristiyan kilisesinin yeniden kurulduğu inancıyla ortaya çıkmıştı. Pavlus vahiy alıyor da Joseph Simith niye almasın. (!?) Pavlus yazıyorsa bir İncil, J. Simith’de yazar. Pavlustan neyi eksik!?
“Center for the Study of Global Christianity”ye göre, bugün dünya çapında yaklaşık 45.000 ila 50.000 farklı mezhep, kilise veya ritüel grubu bulunmaktadır. Dünyada yaklaşık 1.3-1.4 milyar Katolik, yaklaşık 600-900 milyon Protestan, Doğu Ortodoksluk kiliselerinin cemaatı 200-250 milyon, Oryantal Ortodoksluk ve bağımsız/restorasyonist gruplar (Mormonlar dahil) gibi büyük dallara ayrılırken, bu çeşitlilik Reformasyon’dan beri devam eden teolojik, kültürel ve organizasyonel ayrışmaların sonucudur.
Epstein olayından sonra Kiliselerden ve havralardan kaçış başlarken, batıda İslam’a yöneliş de hız kazanıyor.
Hz. İsa yaşarken, kitabı tahrif ettikleri, peygamberlerini öldürüp onlara iftira ettikleri için, bu işleri yapan Yahudileri Moloch’a tapan topluluklar olarak tanımlanıyordu. Hz. İsa hiç domuz yemedi, şarap içmedi, namaz kılıyordu, oruç tutuyordu, Ribayı reddediyordu. Rablik iddiasında bulunmadı. Pavlus bunları temellerini kendi attığı Hristiyanlıkta bunların bazılarını reddetti, haram kılınanları ise helal kıldı.
Hristiyanlık hala, 2000 yıl sonra oluşmaya devam ediyor. Ama artık Protestanlar, Katolikler, sömürü mirasından sonra tamamen harama battılar, Bugün Siyonistlerin Gazze’de yaptıklarını Hristiyanlar dün Coğrafi Keşifler sırasında yaptılar, tüm dünyada inanılmaz katliamlar yaptılar. Dünyada yaşayan 4 büyük ırktan biri olan, bir kıta dolusu Kızılderilileri adeta yok ettiler, 2 kıta dolusu (Afrika ve Avusturalya) Kara deriliyi (Afrikalı siyah derili halklar ile Avusturalya’daki Aborjinleri) ya öldürdüler ya da köleleştirdiler. Sarı ırkı kendilerine sömürge yaptılar. 1648 de bu dökülen kan, akıtılan gözyaşı ve çalınan alınterleri üzerine Westefelya anlaşması ile Papa, Soyguncu derebeyler anlaşarak, “Ulus devlet” ve “uluslararası düzen”i inşa ettiler. 1648’e kadar bu sömürü mirasını paylaşamadıkları için yüzyıl savaşları yaşadılar. Yetmedi, 1. Dünya savaşı, 2. Dünya savaşı, soğuk savaş, terör, darbeler derken bu günlere geldik.
Bu gün 28 Şubat ve bu kez tüm dünya büyük bir tehdit altında. Yeni dünya düzenini Satanist, Pedefolik Siyonistler kendileri inşa etmek istiyorlar. Bu çetelerin ortaya dökülen belgelerine rağmen kimse henüz tam olarak işin üzerine gidemiyor. Hatta bir dünya savaşından söz ediyorlar. ABD, Gazze’ye yerleşmek istiyor. Böylece ABD ve İsrail “büyük İsrail projesi” için Mescid-i Aksa’ya kendi bayrağını dikmek istiyor. Bugün ABD İsrail’le birlikte, yanlarına Hindistan’ı da alarak İran’ı vurmaya hazırlanıyor. Peki kim bunlar?. Onu da önümüzdeki hafta, yine Mirat Haber’de 7 Mart 2026, Cumartesi günü ele alayım inşallah. Tabii bu arada ABD İran’a, İsrail Mescid-i Aksa’ya saldırmazsa. Bölgeden gelen haberlere göre, ABD kendi yurttaşlarına, İsrail dahil, bölgeden çekilme çağrısı yaptı.