Bu merhaleyi mutlaka aşmalıyız

Mehmet GÖKTAŞ

Hem ümmet olarak, hem içinde yaşadığımız ülke olarak hem de camia olarak aynı merhalelerden geçmekteyiz.

Ümmetçi bir düşünceye sahipseniz zaten bu bir zorunluluktur. Derdimiz aynı, düşüncemiz aynı, sevincimiz aynı, ihtiyaçlarımız aynı, problemlerimiz aynı olacaktır elbette.

Peki, bunun zıddı olabilir miydi? Elbette olabilirdi. Eğer ümmetçi bir düşünceye sahip değilseniz o zaman düşünceleriniz de, sevinçleriniz de, hedefleriniz de çapraz şekilde olacaktır.

Allah korusun o zaman ümmetin üzüldüğü bir pozisyonda siz sevinçli olacaksınız, ümmetin bayram ettiği bir günde siz matem tutuyor olacaksınız, ümmetin öncelikleri sizin önceliğiniz olmayacak, daha da önemlisi ümmetin dostları sizin düşmanınız, ümmetin düşmanları sizin dostlarınız olacak.

Bu ölçülere göre herkes şu anda nerede durduğunu çok rahat tespit edebilir, tabi eğer bir şüphesi varsa.

Yazımızın başlığına dönelim ve meseleyi biraz daha somutlaştıralım. Ümmet olarak zor bir merhaleden geçiyoruz. Bir kayayı bir tepenin zirvesine doğru çıkarmaya çalışıyoruz, tümseği aşırmaya, inişe geçirmeye kilitlenmiş vaziyetteyiz. Adeta kan ter içindeyiz.

Bırakmamalıyız, gerisin geriye elimizden kaçırmamalıyız, Allah korusun bunca emeğimiz boşa gider. Bütün bir mazlum dünyanın gözü üzerimizde, hem de sadece seyirci olarak değil, bizden beklentileri olduğu için.

Ümmetin bütün cephelerinde kan ve ter içinde böyle bir uğraş var.

Ümmetin bir cephesi olarak, hem de önemli bir cephesi olarak yaşadığımız şu ülkede de bu canhıraş mücadeleyi hepimiz bizzat yaşıyoruz. Ümmetin sevinciyle noktalanması için bu canhıraş mücadeleyi kesinlikle kazanmalıyız.

Bu ülkenin, bu ülke insanının bir parçası olarak, yani camia olarak da aynı merhaledeyiz. Elimizdeki aracımızı kan ve ter içinde bir tepeye doğru iteliyoruz, tümseği aşırmaya mahkûmuz, bunun asla geri dönüşü yoktur. Allah'ın izniyle ciddi mesafe alınmıştır.

Mesela elinizde tuttuğunuz şu gazeteyi tümseği aşırtmaya mahkûmuz. Elhamdülillah bunca mesafe kat edildi, sadece sizlerin gayret ve kıpırtılarıyla kat edildi bu mesafe, az bir şey kaldı tümseğin aşılmasına.

Sonra televizyon başta olmak üzere medya alanındaki yarışta da hep aynı tümsekler söz konusudur. Zaten gazete konusundaki başarımız medyanın diğer bütün kollarına aynı anda yansıyacaktır. Çünkü günlük bir gazete bütün medyanın mutfağıdır, eleman yetiştirme merkezidir.

Herkes bir el atmalıdır yukarı doğru itelediğimiz aracımıza.

Sevdamız bizi harekete geçirmelidir. Nisan ayında adeta zirve yapan sevdamız bizim yegâne enerjimizdir, yakıtımızdır.

İslam ümmeti olarak işte böyle bir merhaleden geçmekteyiz, fotoğraf budur. Durum böyle olunca hiç kimse yapacağı bir güzelliği küçük görmemelidir.

Nasıl küçük görebilir ki, dediğimiz gibi bu bir el atmadır bayır çıkmakta olan bir araca. Eliniz dokunur dokunmaz aracın hızının arttığına şahit olacaksınız.

Mevsim şimdi bizim mevsimimizdir, bayraklaştırdığımız mevsimimiz. Ülkenin dört bir yanında meydanlar bizi beklemektedir.

Herkes mutlaka ve mutlaka bu aracın bir tarafından tutmalıdır.

Çünkü bu yokuş, ümmetin tırmanmakta olduğu bir yokuştur.

doğruhaber