Böyle bir “Hoca”yı da, böyle bir “İslâm anlayışı”nı da reddediyorum!

Hasan Karakaya

Ciddi ciddi düşünmeye başladım... Fethullah Gülen ve Cemaat, bu işleri “mürid ayartmak” için mi yapıyor, yoksa “dinin aslını bozmak” için “sistemli bir faaliyet” mi yürütüyor?..

Evet, bunları ciddi ciddi düşünmeye ve kuşkulanmaya başladım.

Zira;

Böyle “Hoca”lık olmaz!..

Böyle “İslâm anlayışı” olmaz!..

Ben, “sıradan bir Müslüman” olarak; Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (Salallahü Aleyhi Vesselem)’in ayağa düşürülmeye ve hâşâ oyuncak edilmeye çalışıldığı “böyle bir din anlayışı”nı reddediyorum...

Bunun adı “Müslümanlık” değil,

Düpedüz “şaklabanlık”tır,

“Soytarılık”tır!..

YAHUDİLERE BAKIŞI!

Ne demek istediğimi anlatabilmek için, daha önceki “rüya”lara ve “konuşma”lara bir bakalım.

Biliyorsunuz;

Amerika kaynaklı The Atlantic dergisi, 15 Ağustos 2013’te Fethullah Gülen’in “Antisemitizm ve Yahudilerle ilgili görüşleri”ni yayınlamıştı...The Atlantic’in, “Antisemitist” olup olmadığı şeklindeki sorusu üzerine; Fethullah Gülen; “Daha önce Kur’an ayetlerini yanlış anladığını” söyleyerek, sonradan “Yahudilere dair bakışının değiştiğini” açıklamış ve şöyle demişti:

“Kemali samimiyetle itiraf etmek lazım ki (Yahudilerle ilgili) ayet ve hadisleri yanlış anlamış ve yaptığım izahlarda yanılmış, olabilirim. Şunu anladım ve daha sonra belirttim ki Kur’an’da veya sünnette yer alan (Yahudilere yönelik) eleştiri ve lanetlemeler belli bir inanca bağlı insanlara değil, herhangi bir insanda olacak karakteristliğe yapılıyor.”

Bu “değişim” acaba niye?..

“İsrail’e teslim olduğu” için mi, yoksa “ayetleri de tahrif etmeye çalıştığı” için mi?..

Geçelim...

HZ. PEYGAMBER OLİMPİYATLAR’DA

Fethullah Gülen; Herkul.org adlı sitede yayınlanan sohbetinde Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) Türkçe Olimpiyatları’na katıldığını söyledi.

Fethullah Gülen, Pensilvanya’da yaptığı ve 27 Haziran 2013’te kendi siteleri Herkul.org ve diğer  internet sitelerinde yayınlanan sohbetinde; Türkçe Olimpiyatları’yla ilgili çok sayıda mektup aldığını, bu mektuplarda Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) de Türkçe Olimpiyatları’na katıldığının yazıldığını ifade ederek, kendisi de bu fikre onay veriyor ve diyor ki;

“Arkadaşlarımız ona yakın mektup okudu. Hepsi Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) Olimpiyat Statlarına teşrif buyurduğunu söylediler. 

Şimdi ben kendi içimden hep diyordum ki; ‘yav acaba meseleyi tahrif mi ediyoruz, aşağıya mı çekiyoruz, folklorlardır, şarkılardır, şiirlerdir... Bunlarla... Fakat demek ki bazı hakikatlerin ifade edilmesi adına, ittifakın sağlanması adına, kalplerin birbirlerine karşı yumuşaması adına, bunlar çok önemli faktörler ki; İnsanlığın iftihar tablosu (Peygamberimiz) bazılarımızın, bir kısım mutasavvıf ve sufi görünümlü kimselerin yadırgamalarına rağmen Efendimiz (S.A.V) inanın, Peygamberimiz teşrif etti...”

Şu saçmalığa bakın!..

“Şarkılar... Türküler... Danslar... Haç’lar ve Kipa’ların sergilendiği” bir ortama “Peygamber Efendimiz S.A.V. teşrif edecek” öyle mi?..

Öyle sanıyorum ki;

“Paranoya”nın da bir sınırı vardır!..

Ya da;

“Peygamber istismarı”nın da!..

TWEET’LERİ İKİYE KATLAYIN!

Buyrun, gelelim “başka bir rüya”ya...

Fethullah Gülen, 30 Aralık’ta “internet siteleri”nde, 31 Aralık’ta da “gazeteler”de yayınlanan “ses kayıtları”nda; 22 Kasım 2013 tarihinde, kimliği tespit edilemeyen “Cemaat mensubu bir müridi” ile görüşüyor...

Mürid, Gülen’e diyor ki;

“Arkadaşlar rüya görmüşler... 

Bu rüyada Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) ile siz, il il teşrif buyuruyorsunuz.

Bir de, Efendimiz buyurmuşlar ki;

‘Sosyal medyada tweetleri ikiye katlayın!!!’ 

Beraber buyurmuşsunuz... Bir de, toplu namazlarda bulunmuşsunuz!”

Oha ve de çüş artık!..

Bırakın bu saçmalığı!..

Vazgeçin bu “şaklabanlık”tan!..

Şu hâle bakın;

Fethullah Gülen nerede,

Peygamber Efendimiz orada!..

Fethullah Gülen; hâşâ, “Peygamber Efendimiz’den de üstün bir mevki”de!..

Yuh!.. Bu kadarına da yuh!..

“Paranoya”yı anlarım... Nihayetinde bir “hastalık”tır... Ama, bildiğim kadarıyla “şizofreni” çok daha tehlikeli bir hastalıktır!..

Bu “rüya”yı gören(!)ler veya uyduranlar, “paranoya”nın da ötesinde “şizofreni”nin pençesinde kıvranan “akıl ve ruh hastaları” olsa gerek!..

İNCİL’E BENZER KUR’AN!

Düne kadar böyle düşünüyordum... Yani, ortada “ruhsal bir hastalık” olabileceğini, bu yüzden “paranoyak” ve “şizofrenik” tavırlar sergileyebileceklerini düşünüyordum...

Ama bugün;

Ortada, “Plânlı bir İslâm tahrifatı” olabileceğini düşünüyorum...

Hani, bizim Abdurrahman Dilipak, “Euro İslâm” ve “Ilımlı İslâm” isteyenlerin hedeflerini şöyle anlatır ya;

“Papaza benzer imam,

İncil’e benzer Kur’an,

Kiliseye benzer cami,

Ve sonuçta;

Hıristiyana benzeyen Müslüman!”

Öyle inanıyorum ki;

Fethullah Gülen, özellikle “Vatikan ziyareti”nden ve Pensilvanya’da “Neocon’larla temasları”ndan sonra, böyle bir “misyon” üstlenmiş görünüyor!..

Öyle olmasa;

“Ayet”leri bu kadar “tahrif” etmez, Peygamber Efendimiz (SAV)’i de bu kadar ayağa düşürmezdi!..

Bunda bir “iş” var!..

Bunda bir “bit yeniği” var!..

Bunda, “sinsi bir plân” var!

Cemaat mensupları; ne olur, “önyargılı” davranıp da, benim “komplo teorisi” ürettiğimi filan düşünmesin!..

Sadece düşünsünler!..

Hiç olmazsa;

“Acaba” desinler!..

Kendi kendilerine;

“Olabilir mi?” diye sorsunlar!..

SAMANYOLU’NDAN SAYGISIZLIK!

Hele de; Samanyolu Televizyonu’nda yayınlanan Şefkat Tepe adlı diziden sonra, bir defa daha düşünsünler ve kendi kendilerine sorsunlar;

“Yoksa bizi de Hıristiyana benzer Müslüman mı yapmak istiyorlar?.. Değilse, bu saçmalık, bu ihanet neyin nesi?”

Efendim, Cemaat’in kanalı Samanyolu Televizyonu’nda yayınlanan dizide;

PKK ile savaşan Sungurlar Timi’nin başı, koma halindeyken bir “rüya” görüyor... Rüyada; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, ruh çağırma seansına benzeyen bir ritüel sonrasında gökten ışık şeklinde yeryüzüne iniyor... Şefkat Tepe ekibini denetlediği mizanseni yapılan dizide; Hz. Muhammed için kamyon kasasına bir taht hazırlanıyor... Ekibin “Hoşgeldiniz” sözleri arasında Hz. Muhammed tahta oturduğu anda kamyonun çalıştığı görülüyor... Şefkat Tepe ekibi, kamyonun arkasından “Bizi bırakma” diye koşarken, ekipten bir üye ise kendini kamyonun altına atarak aracı durduruyor...

Söyleyin Allah aşkına;

Burada “Peygamber’i yüceltme” mi vardır, yoksa “Peygamber’i ayaklar altına alma” çabası mı?..

“Amerikan gazetesine demeç”lerdi, “rüya”lardı, “dizi film”lerdi filan derken, bu iş Abdurrahman Dilipak’ın dediği noktaya gidecek gibi görünüyor;

“Kilise gibi cami,

Papaz gibi imam,

Hıristiyan gibi Müslüman!”

Fethullah Gülen ve Cemaat’in ağabeyleri, böyle bir “sinsi hedef”leri, böyle bir “plân”ları ve böyle bir “gayret”leri yoksa, bir an önce “tövbe” etmeliler ve “tüm Müslümanlardan özür dilemelidir”ler!..

GÂVUR BİLE YAPMADI!

Zira, bu yaptıkları; “ilâhiyatçılar”ın da ifadesiyle;

“Çağdaş İsrailiyat”tır!..

Samanyolu’nun bu yaptığı;

Hurafecilik”tir!..

Bu yapılan;

Tek kelimeyle “istismar”dır,

Peygamber Efendimiz’e “saygısızlık”tır!..

“Alçaklık”tır!..

“Terbiyesizlik”tir!..

Dün, Akit’te de yazdığımız gibi; “Bunu gâvur bile yapmamıştır!”

Gerçekten yapmamıştır...

İçinde “gâvur”ların rol aldığı filmlerde bile, Peygamber Efendimiz’le ilgili hiçbir “işaret” kullanılmamıştır...

Peki, Fethullah Gülen ve Cemaat, bunları niye yapıyor?..

Bana öyle geliyor ki, bir “proje”yi hayata geçirmeye çalışıyorlar:

“Kilise gibi cami,

Papaz gibi imam,

Hıristiytan gibi Müslüman!”

Bir defa daha söylüyorum;

Ben böyle bir “Hoca”yı da,

Böyle bir “İslâm anlayışı”nı da,

Reddediyorum!..

*******************************************************************************

Kılıçdaroğlu yumruğu vurdu ve bağırdı: Atın onu dışarı!

Hele hatırlayın, Başbakan Tayyip Erdoğan; “Sonradan CHP’ye giren çiftçi kılıklı biri”nin provokasyonuna, “Ananı da al git!” deyince, ortalık karışmıştı...

“Bu mu adalet?.. Bu mu insan sevgisi?.. Bu mu özgürlük, bu mu ileri demokrasi?” konulu yazılar birbirini kovalamış, Tayyip Erdoğan, gazeteler tarafından yerden yere vurulmuştu...

Önceki akşam, baktım; CHP Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu, salonda bulunan ve “aday tesbiti”nden dolayı kendisini eleştiren bir “CHP’li”ye, tıpkı Ecevit gibi “haddini bildiriyor”, kürsüyü yumrukluyor ve sonunda da bağırıyor: “Atın onu dışarı!”

Evet, evet; “Atın onu dışarı” diye höykürüyor... Dün baktım, malûm gazeteler, bu olayı nasıl vermiş biliyor musunuz; “Kılıçdaroğlu kürsüye yumruk vurdu ve dedi ki: Bu partiyi kadınlara ve gençlere açacağım!”

Ne “Atın onu dışarı” var, ne de Kılıçdaroğlu’nun bağırması!.. Dedim ya; Bunu Erdoğan yapsaydı var ya, ortalığı birbirine katarlardı...

Bir de, utanmadan; “Özgür ve tarafsız medya” diyorlar ya, işte buna çok gülüyorum!

yeniakit