İmam Hüseyin’in Erbain’i dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Şeyh Kasım, “Bölünemez, toprağından taviz verilemez, tek ve birleşik bir Lübnan’a inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
İsrail’in önündeki tek seçeneğin Lübnan topraklarından tamamen çekilmek olduğunu belirten Kasım, “İsrail tamamen çekilmek zorundadır ve çekilecektir. Biz, Lübnan ordusunun Litani Nehri’nin güneyine konuşlanmasından yanayız” dedi.
Kasım, güney bölgelerine yönelik saldırıların bütün Lübnan’a yönelik bir saldırı olduğunu belirterek, “Güney acı çekerken Lübnan’da istikrar sağlanamaz. Lübnan’daki istikrar, güneyde ve ülkenin bütün topraklarında istikrarın sağlanmasına bağlıdır” diye konuştu.
### “Bölge, direnişi ortadan kaldırmayı amaçlayan ABD-İsrail saldırısıyla karşı karşıya”
Bölgenin Lübnan, Gazze, İran, Irak ve Yemen’i hedef alan ABD-İsrail saldırısıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Kasım, bu saldırıların amacının “direniş ateşini söndürmek ve bölgeyi sömürgeleştirmek” olduğunu ifade etti.
Eylül 2024’te Lübnan’a yönelik başlatılan saldırıların hedefinin direnişi sona erdirmek ve onu topraktan ve hayattan söküp atmak olduğunu belirten Kasım, şunları söyledi:
“Onlarla Uli’l-Bes Savaşı’nda karşı karşıya geldik. Yolumuza devam etmeyi başardık ve onları, direnişi meşru bir hak olarak tanıyan bir anlaşmaya zorladık. Böylece hedefleri başarısız oldu.”
Kasım, daha sonra 15 ay boyunca direnişi yavaş yavaş ortadan kaldırmaya çalıştıklarını, hareketi hedef almak için bütün yöntemleri kullandıklarını ve direnişi sona erdireceğini düşündükleri büyük bir savaşa hazırlandıklarını söyledi.
Ancak karşı tarafın direnişin hazırlığı, halkın desteği ve direnişçilerin gücü karşısında şaşkına döndüğünü ifade etti.
### “Mutabakat muhtırası İsrail’in çekilmesini sağlayacak”
Şeyh Kasım, geniş çaplı saldırıların durdurulmasını ve saldırıların bugün görülen seviyeye düşürülmesini sağlayan gelişmenin ABD-İran mutabakat muhtırası olduğunu söyledi.
İran’ın, Lübnan’ın mutabakatın ilk maddesinde yer alması için çalıştığını belirten Kasım, Tahran yönetiminin saldırıların durdurulmasını ve İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini şart koştuğunu ifade etti.
Kasım, “İsrail’in çekilmesini sağlayacak olan süreç, mutabakat muhtırasının uygulanmasıdır” dedi.
Direnişin kararlılığı ve sahadaki direnişi olmasaydı hiçbir ilerleme sağlanamayacağını da sözlerine ekledi.
“Müzakereler Lübnan’a utançtan başka bir şey getirmedi”
Lübnan yönetimi ile İsrail arasındaki doğrudan müzakerelere değinen Kasım, bu görüşmelerin Lübnan’a “utanç, aşağılanma, hayal kırıklığı ve peş peşe tavizlerden başka bir şey getirmediğini” söyledi.
İsrail’in siyasi kazanımlar elde ettiğini ancak direniş var olduğu sürece sahada sonuç alamayacağını belirten Kasım, mevcut yaklaşımıyla Lübnan yönetiminin ülke adına hiçbir şey elde edemeyeceğini ifade etti.
Siyasi yönetimin, İsrail ve ABD’nin hedeflerine ulaşmasına da yardımcı olamayacağını söyleyen Kasım, Lübnan yönetimine ücretsiz tavizler vermeyi bırakma, direnişle diyalog kurma, iç yapıyı yeniden güçlendirme ve egemenliği koruma çağrısında bulundu.
Kasım, “Güneydeki köy ve beldelerin sistematik biçimde yıkılması, İsrail ile yürütülen diyaloğun durdurulması için yeterli bir sebep değil midir?” diye sordu.
Lübnan yönetimini eleştiren Kasım, şöyle devam etti:
“Gidip müzakereler yapıyor, toplantılar düzenliyorsunuz ancak bombardıman, aşağılanma ve utanç altında ortaya çıkan bu acı sonuçları sorgulamıyorsunuz. Bu tutum, ülkenin egemenliğini savunduğunu söyleyenlerle bağdaşmıyor. ABD’ye ‘hayır’ deyin, geri adım atacaktır.”
Lübnan’a yönelik bütün saldırıların ABD’nin gözetimi, yönetimi ve onayıyla gerçekleştirildiğini belirten Kasım, ülke içindeki birliğin önemine de dikkat çekti.
Hizbullah ile Emel Hareketi arasındaki güçlü birliğin düşmana karşı aşılması zor bir set oluşturduğunu söyleyen Kasım, Lübnan halkının çoğunluğunun direnişten, kurtuluştan, ulusal egemenlikten ve ordudan yana olduğunu ifade etti.
ABD ve İsrail’e güvenen kesimlere seslenen Kasım, bu grupları ulusal birlik, egemenlik ve işgalin reddedilmesi etrafında birleşmeye çağırdı.
İsrail saldırılarının yol açtığı iç gelişmelere de değinen Kasım, “Halkımızın yaşadığı acının ve üzüntünün farkındayız. Sizinle birlikte hissediyor ve yaşıyoruz. Barınma, onarım ve yeniden imar çalışmalarını sağlamak için bütün gücümüzle çalışacağız. Bu, bizim sözümüz ve taahhüdümüzdür” dedi.
### “Uygun zamanda Hizbullah ile Suriye arasında açık bir görüşme yapılabilir”
Lübnan ile Suriye arasındaki kardeşçe, olumlu ve iş birliğine dayalı ilişkilerin önemine dikkat çeken Kasım, “İstikrarlı bir Suriye, Lübnan’ın desteğidir. İstikrarlı bir Lübnan da Suriye’nin desteğidir” ifadelerini kullandı.
Kasım, uygun şartların oluşması hâlinde Hizbullah ile Suriye yönetimi arasında kamuoyuna açık bir görüşme yapılmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını söyledi.
“İran çatışmadan zaferle çıktı”
İran’a yönelik savaşa da değinen Kasım, İran’ın çatışmadan zaferle çıktığını ve artık “kim kazandı” tartışmasına yer kalmadığını ifade etti.
İran’ın önemli ve etkili bir ülke olduğunu belirten Kasım, İran’ın varlığının ve bölgedeki etkisinin bütün dünyaya yansıdığını söyledi.
Kasım, Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in liderliğinin daha fazla zaferin kazanılmasına ve gelecekteki hedeflerin gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağını savundu.
Konuşmasının sonunda Gazze ve Filistin’in unutulmayacağını vurgulayan Kasım, “Bu acımasız saldırının karşısında durmalıyız” dedi.
Kasım ayrıca Irak ve Yemen’e, ortak düşmana karşı yürütülen mücadelede bölgesel davalara verdikleri destek dolayısıyla selam gönderdi.