Bilirkişi asker olunca "iyi çocuktur" dedi

Sivil mahkemenin 39 yıl ceza istediği ‘iyi çocuklar’, askerî mahkeme bilirkişisi sayesinde neredeyse beraat edilecek

Sivil mahkemenin 39 yıl ceza istediği 'iyi çocuklar', askerî mahkeme bilirkişisi sayesinde neredeyse beraat edilecek. Askerî savcının sivil mahkemeye gönderilmesini istediği davanın bilirkişisi Jandarma Yarbay Ercan Seyhan tarafından hazırlanan 44 sayfadan oluşan raporun, bilimsel veriler yerine kişisel görüş, gözlem ve birkaç basit gözlemle hazırlandığı dikkat çekiyor. Askerî bilirkişiye göre 'iyi çocuklar' adeta iftira kurbanı, mağdurlar ise yalancı.

Kamuoyunda 'Şemdinli davası' olarak bilinen Umut Kitapevi'nin bombalanması ile ilgili hazırlanan bilirkişi raporu, askerî savcıyı dahi isyan ettirirken, davanın nasıl sonuçlandırılmak istendiğini de açıkça ortaya koydu.


ASKER BİLİRKİŞİDEN BAŞKA NE BEKLENİR?
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 9 Kasım 2005 tarihinde Özipek Pasajı'ndaki Umut Kitapevi'ne düzenlenen bombalı saldırının ardından JİTEM elemanları Özcan İldeniz, Ali Kaya ile itirafçı Veysel Ateş'in Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesi'nde önceki gün devam edilen yargılamasında bilirkişinin hazırladığı rapor damgasını vurdu. Müdahil avukatlarının, defalarca patlayıcı madde uzmanı akademisyen talep etmesine rağmen mahkemenin görevlendirdiği asker bilirkişi heyetinin, mağdurların beyanları yerine sanıkların ifadeleri ve kendi gözlemleri doğrultusunda rapor hazırladığı ortaya çıktı.
AKADEMİSYEN YERİNE ASKER GÖREVLENDİRMİŞLER
Askerî savcının sivil mahkemeye gönderilmesini istediği davanın bilirkişisi Jandarma Yarbay Ercan Seyhan tarafından hazırlanan 44 sayfadan oluşan raporun, bilimsel veriler yerine kişisel görüş, gözlem ve birkaç basit gözlemle hazırlandığı dikkat çekiyor. Bombanın olay yerinde yol açtığı tahribata hiç değinilmeyen raporda, tahribatın ölçümü bir başka yerde patlatılan el bombası, sanıkların bomba ve olayla ilgili verdiği bilgilere dayandırılıyor. Müdahil avukatlarının şiddetle tepki gösterdiği raporda; mağdurların soruşturma safhasında ve sonrasında verdiği beyanlara hiçbir şekilde değinilmemesi ilginç bulundu.
BAŞKA BİR YERDE BOMBA PATLATIP ÖLÇÜM YAPMIŞ
Jandarma Yarbay Seyhan, hazırladığı raporda olay yeri şartlarına uygun başka bir yerde deneme patlatmaları yaparak rapor hazırladığını iddia ediyor. Yarbay Seyhan, patlamaların insan vücudu üzerindeki etkilerini de anlatıyor. Rapora göre; Yarbay Seyhan, "Alman yapımı DM-41 tipi el bombaları ve MKE yapımı el bombaları ile deneme patlatmalar yaptım. En ince detaylarına kadar bunları inceledim. Meydana gelen basınçları ölçtük. Bombaların insan vücudu üzerindeki etkilerini tespit ettik. Patlama sırasında içlerinde bulunan bir insanın kulak zarları patlar, iç kanama geçirir ve çeşitli yerlerinde de yaralanma olur. İlk patlamadan sonra da ikinci bir bombanın patlaması da aynı mekânda bulunan birisi tarafından duyulmaz" ifadeleriyle mağdurların patlamayla ilgili verdiği bilgilerin yalan olduğunu iddia ediyor.
MÜDAHİL AVUKATLARIN İTİRAZI: RAPOR BİLİMSEL DEĞİL
Bilirkişi ve hazırladığı rapora tepki gösteren mağdur avukatları ise mütalaada belirtilenlerin, bilirkişinin kişisel görüşü olduğunu belirtiyor. Seferi Yılmaz'ın Avukatı Murat Timur, "Patlamalar sırasında etkiler, kişiden kişiye değişebilir. Bunun için bu bilimsel bir rapor olarak değerlendirilemez. Bilirkişi raporu incelendiğinde, sanık savunmaların esas alındığı, dolayısıyla raporun sanık savunması şeklinde düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bunun haricinde sanıklar askerî personel olup, bilirkişi de askerî personeldir. Bu durum dikkate alındığında, bilirkişinin sanıklardan veya diğer askerî kişilerden etki altına alınması mümkündür" dedi. Aynı kurumda yer alan bir kişinin bilirkişi olarak görevlendirilmesinin uygun olmadığını dile getiren Timur, raporu kabul etmediklerini kaydetti.
ŞEMDİNLİ'DE NE OLMUŞTU?
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 9 Kasım 2005 tarihinde Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitapevi'ne yapılan bombalı saldırıda 1 kişi ölürken, 5 kişi de yaralandı. Atılan bombayla ilgili astsubaylar Ali Kaya, Özcan İldeniz ve PKK itirafçısı Veysel Ateş halk tarafından kaçarken yakalanarak tartaklandı. Sanıkların araçlarında isim listeleri ve cephanelik çıkarken, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak, adam öldürmek ve adam öldürmeye teşebbüs etmek, şuç işlemek için anlaşmak" suçlarından Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandılar. Mahkeme, 19 Haziran 2006 tarihinde sanıklara 39'ar yıl 10 ay 27'şer gün hapis cezasına çaptırdı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 16 Mayıs 2007'de 'eksik soruşturma' gerekçesi ile bozduğu Şemdinli davasına, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Eylül 2007'deki 4. duruşmasında görevsizlik kararı verdi. Askerî mahkemeye gönderilen Şemdinli davasının ilk duruşması, 14 Aralık 2007 tarihinde yapılırken, tutuklu Astsubaylar Ali Kaya, Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı Veysel Ateş tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

Güncel Haberleri

Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?