Beni mi dinliyorsun yoksa Konuşma sıranı mı bekliyorsun?

Mehmet GÖKTAŞ

Tıkanıp kalmak, bir noktadan öteye geçememek düşünce hayatımızda farkında olmadığımız dertlerimizin başında gelmektedir. Bunu aşmanın yollarından biri başkalarını sabırla dinlemek veya okumaktan geçer.

Elbette kırmızıçizgilerimiz, tartışılmaması gereken ilkelerimiz inançlarımız vardır ve olmalıdır da.

Fakat bu konuda bile dikkat etmemiz gereken noktalar vardır. Mesela itikad, akaid bizim için asla tartışılmaması gereken inanç ilkelerimizdir. Tamam, bu konuda söyleyecek bir şey yok.

Fakat itikadi olmayan bir meseleyi itikad başlığı altına sokmuş olamaz mıyız? Nitekim inanç ve itikada yönelik öylesine hacimli kitaplar görüyoruz ki, akıllarına gelen her şeyi iman ve itikad başlıkları altına yerleştirerek hayatı içinden çıkılmaz hale getirmişler, daha da önemlisi böyle düşünmeyenleri iman ve İslam sınırlarının dışına itmişlerdir.

Başkalarını dinlemekten, bizim gibi düşünmeyenleri okumaktan söz ediyordum. Başkalarına kapalı olmak, sadece verici olmayı düşünmek baştan bitip tükenmek ve hayatın dışında kalmaktır.

Halbuki bize yakışan sözü dinleyip en güzeline uymaktır.

“Onlar ki (her) sözü dinlerler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah’ın doğru yola ulaştırdığı kimselerdir, derin akıl sahipleri de sadece onlardır.” (39/18)

Başkalarını dinlememek korkaklıktır, kendi fikir ve düşüncelerine güven duymamaktır.

Başkalarını dinliyor gözükmek de ayrı bir problemdir. Bunu ifade eden güzel bir deyim var; “Sen şimdi beni mi dinliyorsun yoksa konuşma sıranı mı bekliyorsun”?

Biraz ağır ve itham edici bir uyarı ama gerçekten bu durumda olanlar da yok değil. Muhatabını dinliyor göründüğü halde sadece kendi söyleyecekleri üzerinde yoğunlaşan, konuşanın söylediklerine hiç dikkat etmeyenlere gerek bireysel hayatımızda gerek ekran tartışmalarında çok rastlarız.

Kısacası, özellikle Müslümanlar kendi aralarında gerçekleşen fikir tartışmalarında korkmadan çekinmeden ve muhatabının doğru olma ihtimaline de pay bırakarak dinlemeli, okumalıdır.

Maalesef bugün nice Müslüman, nice grup ve cemaat kendilerine göre okunmaması gereken kitaplar, dinlenmemesi gereken kişilerin listelerini çıkarmış durumdalar.

Bu yazıyı dünkü yazımın devamı olarak da düşünebilirsiniz.

Bu duygu ve düşüncelerle cumanız mübarek olsun.