Baykal K. Irak'a Operasyon İstedi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin Kuzey Irak'a askeri müdahaleyi başlatmamasını eleştirdi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin Kuzey Irak'a askeri müdahaleyi başlatmamasını eleştirerek, terörün silahların bırakılmasını istemesi karşılığında, terör örgütü hedefinden vazgeçmediği halde, vazgeçmeyeceği halde, ona bir takım ödünlerin verileceği anlamı taşıdığını söyledi.

Baykal ayrıca, "Türkiye'de hakim ve savcıların nasıl görevlendirileceği ile ilgili bir yasa teklifi hazırlandı ve meclise sunuldu. Bu yargının siyalaşması anlamı taşıyor." dedi.

CHP'nin Kocaeli'de düzenlediği bölge toplantısına Baykal da katıldı. Grand Yükseliş Otel'de düzenlenen toplantı öncesi Baykal, basın mensuplarına açıklama yaptı.

Konuşmasının büyük bölümünü Türkiye'nin Kuzey Irak'a yapacağı olası müdahaleye ayıran Baykal, hükümetin şimdiye kadar söz konusu operasyonu gerçekleştirmemesini eleştirdi. Baykal şöyle konuştu: "En son olarak Dağlıca'daki durum karşısında, Türkiye'nin terör politikası sürdürülemez hale gelmiştir. Terör, hükümeti aşmıştır. Daha önce biz defalarca hükümeti uyardık terör konusunda ama herhangi bir adım atılmadı. Dağlıca saldırısından sonra olay köklü bir biçimde değişmeye başladı. Artık Türkiye'ye yönelik terörün Irak bağlantısı net bir şekilde o saldırı ile ortaya çıktı. 200 kadar terörist Irak'tan geçerek içeri giriyor, Türkiye içinde bir karakolumuza saldırdılar, 12 askerimizi şehit ettiler, 13 askerimizi yaraladılar, 8 askerimizi aldılar ve tekrar Irak'a geçtiler. Terörün Irak ile bağlantısı var mı yok mu anlamını kaybetti. Türkiye'deki terörün Irak tarafından beslendiği resmen ortaya çıktı. Bütün Türkiye ayağa kalktı ve Dağlıca'dan sonra hükümet mecbur kaldı sınır ötesi yetkisi istemeye. O günden bu yana terör örgütünün Kuzey Irak'tan çıkartıldığı yönünde henüz somut bir delil ortaya çıkmamıştır. Sadece oradakilerin sözlerin sözlü açıklamalarının tonu değişmiştir. Terör Irak'ta var olmaya devam ediyor. Onları orada söküp alacak etkili bir müdahale yapılamamıştır. Sadece ayağa kalkmış Türkiye'yi teskin etmeye ve rahatlatmaya yönelik açıklamalar yapılmakta. Dağlıca'dan sonra Türkiye'nin Kuzey Irak'a müdahale etme hakkı tüm dünyada benimsemiş hale geldi. TSK hazır olduğunu belirtmesine rağmen Hükümet gerekli direktifi şimdiye kadar vermedi. 25 gün geçti henüz somut bir gelişme olmamıştır. Başbakan kış gelmeden askeri müdahale yapacağız diyordu, şimdi artık söylemi değişmeye başlamıştır. Kuzey Irak'tan terörü tasfiye etmekten vazgeçilmiştir, şimdi başbakan terörün silah bırakması için çalışıyor. Terör örgütünün silah bırakması onun terör amacından vazgeçmesi anlamına gelmez. Kendi iradesi ile silahı bırakması yine kendi iradesiyle silahı eline almasına engel teşkil etmez. Terör örgütünden silah bırakmasını istemesi, onun karşısında Türkiye'nin de bir şeyler yapması anlamına geliyor. Başbakan bu yönde bir açıklama yapınca, ben de dilin altındaki baklayı çıkar dedim. Bir müzakere süreci açılmak isteniyor. Silahların bırakılması karşılığından, terör örgütü hedefinden vazgeçmediği halde, vazgeçmeyeceği halde, ona bir takım ödünlerin verileceği anlaşılıyor. Bu süreci kaygı ile izliyoruz. Başbakan açıklama yapmış daha bir yıllık süremiz kalmış diyor. Böyle bir konjöktürü, geçiştirilmesi durumunda ancak çok ağır bir bedel ödenmesi durumunda yakalarız. Ağır bedeli Türkiye'ye ödetmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Bedeli yeterince ödedik. Bedel karşılığında dünyada bir hak kazandık ve bunu askeri müdahale olarak hükümetin kararlılığı bulunmuyor. Şimdi Türkiye'yi teskin edecek, oyalayacak, bir süre sonra eski tas eski hamam haline gelecek ilişkiler düzeni oluşacaktır."

YARGI SİYASALLAŞTIRILIYOR

Hükümetin hakim ve savcılarla ilgili yeni bir yasa düzenlemesi için çalıştığını belirten Baykal, bunun kendilerini rahatsız ettiğini ve Türkiye'nin bunu bilmesini istediğini söyledi.

Yargının siyasallaştırıldığını belirten Baykal sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'de hakim ve savcıların nasıl görevlendirileceği ile ilgili bir yasa teklifi hazırlandı ve meclise sunuldu. Görülmemiş bir hızla hazırlandı. Türkiye'de yargının nasıl oluşacağı, nasıl şekilleneceği ile ilgili yeni bir anlayışı getiren, sakıncalı, kabul edilemez, dünyada örneği olmayan anlayışı getiren bir düzen kabul edilemez. Yargının haberi olmadan, Adalet Bakanlığı bu ile bulaşmıyor gibi bir görüntü vererek sessizce genel kurula taşındı. AK Parti'nin yargıya bakışı bu olayda net olarak suç ustu yapılmıştır. Getirilen yasanın amacı hakim ve savcının alımında mulakat sistemini belirleyici hale getirmek. Kişisel değerlendirme yapmaya imkan veren bir sistemdir. Bu yargıyı siyasallaştırmanın yoludur. Şimdi böyle bir yaklaşım deneniyor. Bu seçimden önce denenmişti. Seçimden önce böyle bir kanun teklifi hazırlanmıştı. Bu kanuna karşı Yargıtay ve Danıştay sert tepki gösterdi ve bu askıya alındı. Şimdi bu sessizce geçiştirilmek isteniyor. Bu bütün Türkiye'nin ana konusudur. Yargı elden gitmek üzere. Yargının siyasallaşmasının ötesinde yargının tarikat etkisi altına girmesi tehlikesi sözkonusudur. Bu çok vahim söz konusudur. Bu düzenleme anayasa değişikliğinden daha önemlidir."

ajanslar

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı