Baykal Din Düşmanı Değilmiş

CHP lideri Deniz Baykal, türban konusunda gerçeklerin kendini gösterdiğini, tereddütlerin ortaya çıktığını belirterek, "Sekizinci gün oldu daha Çankaya'dan çıkmadı dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomide tehlikeli bir gidiş olduğunu öne sürerek, "Bu ekonomik gidiş, esnafı, çiftçiyi, vatandaşı çok rahatsız ediyor" dedi.
Baykal, özelleştirme ile ilgili çalışmaların da sorumsuzluk ile sürdüğünü ifade etti.

Baykal, türban konusunda gerçeklerin kendini gösterdiğini, tereddütlerin ortaya çıktığını belirterek, "Sekizinci gün oldu daha Çankaya'dan çıkmadı" dedi.

Baykal, türban ile başörtüsünün farklı şeyler olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti.

"Başörtüsü dışarıdan ithaldir. Türk halkının bir giysisi değildir. Türban'ın Kur'anı Kerim'de zorunlu olmadığı bu tartışmalarda anlaşılmıştır. Dini gerçeklerin ortaya çıkması kimseyi rahatsız etmemelidir. Bu tür konuşmalardan rahatsız olanlar var. Bu tür konuşmaları konuşmaların laikliğe aykırı olduğunu da iddia edenler var. Laiklik, dini konuların açığa çıkmasına karşı değildir, bunda hiçbir sakınca yoktur. Dine saygı göstermek, dinin değerlerini ortaya koymak laikliğe aykırı değildir.

Biz çıkıp 'türban Kuranı Kerim'in emri değildir' diyoruz ve söylüyoruz. Bunlar çok yararlı olmuştur. Kimse bu konuları din düşmanlığı ile bağdaştırmamalı. Hal böyle iken anayasaya dinin öngörmediği biçimi kural olarak koymayın. Ortadaki bilgi eksikliğinden yararlanarak bir örtünme biçimi dayatılıyor."

Diyanet İşleri Başkanlığı Vakfı'ndan Ayşe Sucu'nun katıldığı konferanslarda anlattıklarından aktarmalar yapan Baykal, "Biz isterdik ki bu konuşulanlar daha önceden söylensin. Şimdi gerçekler ortaya çıkmıştır ve bunları Diyanet yetkilileri söylüyor. Kabul edilen düzenlemeyle sorunun çözülemeyeceği anlaşıldı" dedi.

Baykal konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Anayasanın teklif dahi edilemeyen maddesini yani 2. maddesini değiştirmeye yönelik bir değişiklik demek mümkün değildir. Bunu Anayasa Mahkemesi takdir edecektir. Şimdi 17. madde düzenlemesinin askıya alınmasından bahsediliyor. Çünkü toplumun rahatsız olduğu görüldü. türkiye günlerdir işi gücü bıraktı sadece bununla yatıp bununla katıyor. eğitimin içine dini kimliği ön plana çıkaracak bir düzenlemenin nasıl kötü sonuçlar ortaya çıkaracağı her geçen gün anlaşılmaktadır. bu uygulama devlet dairelerine, liselere sıçrayacaktır. Birileri çıkıyor, 'anayasa güvencesi getirin' diyor. Niye; toplumda başı açık olanları anayasal güvence altına almak için. Şimdi bir süre idare edebilirsiniz, ama sonra gerisi gelecek.

BAŞTAN ACELE ETMEYECEKTİNİZ

Şimdi, '17. Madde'de biz mutabakat sağladık ama, CHP de gelsin işbirliği yapalım' diyorlar. sorunu hukuk ile önleyemezsiniz. Sorunu büyütüyorsunuz, sonra sorunun sıçrayacağı alanlara burçlar dikmeye çalışıyorsunuz. Dur bir bakalım, acele etmeyelim diyorlar. Aceleyi baştan yapmayacaktınız.

Haber7

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı