Habertürk ekranları çarpıcı bir Kürt sorunu tartışmasına sahne oldu. Türkiye'nin Nabzı programına katılan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Baydemir'in önemli açıklamlarda bulunduğu programda başta KCK davası ve eylemsizlik süreci olmak üzere Kürt sorunu tartışıldı. Didem Yılmaz'ın modere ettiği programda en dikkat çeken diyaloglardan biri Osman Baydemir ile TÜRKSAM Başkanı Sinan Oğan arasında yaşandı.
MURAT KARAYILAN'I TANIMAYAN TERÖR UZMANI!
Baydemir, KCK davasını hükümetin belli siyasi hesaplar sonucu örgütlediğini, iddianamenin kendisinin hukuk dışı olduğu söyledi. Şahsına yöneltilen suçlamalara iddianameden somut örnekler veren Baydemir, "Gittiğimiz her panel, yaptığımız her açıklama, katıldığımız sayısız etkinlik ve festival, eşimle yaptığım telefon görüşmelerİ dahil olmak üzere yaptığımı bütün telefon konuşmaları bu iddianamede yer almış" dedi.
Programa 'Terör uzmanı' olarak katılan Sinan Oğan tam bu noktada araya girdi ve KCK'nın zaten PKK'nın şehir yapılanması olduğunu ve suçlamaların silahlı eylemlere dayanmadığını söyledi. Baydemir'in bu müdaheleye karşı Oğan'a yönelttiği soru ise hayli ilginç bir diyaloğa yol açtı.
Baydemir, Oğan'a "Ben de size sorayım o zaman. Akademisyensiniz, araştırma yapıyorsunuz. KCK'nın Yürütme Konseyi başkanı kimdir biliyor musunuz?" diye sordu. Oğan'dan bir cevap gelmeyince sorusunu tekrarlayan Baydemir, 'Kimdir KCK'nın yürütme Konseyi başkanı, araştırmacısınız cevap versenize' dedi. Baydemir'in ısrarına rağmen soruya yanıt veremeyen Oğan, hayli zor durumda kaldı. 'Siz söyleyin' demekle yetinen Oğan, Murat Karayılan'ın KCK Yürütme Konseyi başkanı sıfatıyla sayısız açıklaması olmasına rağmen soruya yanıtsız kalınca canlı yayında ofsayta düşmüş oldu.
Baydemir, KCK'nın Yürütme Konseyi Başkanı'nın Murat Karayılan olduğunu hatırlatarak "KCK Yürütme Kurulu Başkanı Sayın Karayılan'ın kendisidir. Peki Yürütme Kurulu Başkanı Karayılan ise ben nasıl KCK'nin üyesi olurum. Bana isnat edilen bütün delilerin hiçbirinde tek bir şiddet yok. Örgütle de pek bir bağım yok. Niye ben 39 yılla yargılanıyorum. KCK zaten PKK'nın adıdır. PKK adını KCK olarak değiştirmiştir" dedi.
İşte o anlar:
"Legal siyasetten bahsediyorsak legal demokratik siyaset aktörlerini cezaevine koyarak, olduğundan farklı göstererek legal demokratik siyasetin önünü açamayız" diyen Baydemir, KCK operasyonunu "fiyasko" olarak niteledi
"PKK VAZGEÇSE BEN VAZGEÇMEM"
Baydemir, şöyle devam etti: "Dünyanın hiçbir illegal örgütü bu kadar uzun yaşamamıştır. Bunun başka nedenleri vardır. PKK yarın kendisi feshetse, dese ki 'Ben bu işten vazgeçtim.' Ben vazgeçmem, Kürt davasından, Kürtlerin özgülük davasından, hak ve adalet davasından.
"PKK'YI İNKAR POLİTİKASI DOĞURDU"
Tek bir gerilla, tek bir polis, tek bir asker yaşamını yitirmesin. Kurban olayım, PKK var diye bu halkın haklı talebini yok sayamayız. PKK'nın bana talimat vermesine gerek yok. PKK hiçbir Kürt örgütünün yapamadığını yaptı. Onu doğuran 70-80 yıllık inkar politikasının ta kendisiydi. PKK rolünü oynadı. Şu anda yok olsa bile Kürt halkı ne birlikte yaşamaktan vazgeçer ne de özgürlüğünden vazgeçer. PKK olmasa da bu mücadele sürer.
2004'ten sonra yeni bir kuşak geldi. Benim akranlarım aktif siyasette, kimi cezaevinde tabii ki" Bırakın legal siyasetin önü açılsın. Ben Diyarbakır'da 1 milyon kişiye 'Askere gelen kurşun bana gelsin' dedim, insanlar alkışladı. Yuhalayabilirlerdi de ama siz KCK ya da herhangi bir adla cezaevine koyarsanız, benim bu topluma söyleyecek bir sözüm olmaz.
"PKK ROLÜNÜ OYNADI"
PKK rolünü oynamıştır. Artık rol ve misyon legal siyasetindir. Ama legal siyasetin önü devlet tarafından açılmalıdır. Eninde sonunda PKK dağdan inecek, ben ümidimi yitirmedim. İkna edilerek dağdan indirilecek. Kimi kadroları CHP'ye, kimi kadroları BDP'ye girecek. Bundan bizim rahatsız duymamamız lazım."
Mahkemenin kendisi hakkında yurt dışına çıkış yasağını koyduğunu anımsatan Baydemir, "İstesem bu sabah yurt dışına kaçarım ama gitmeyeceğim. Doğumum da bu coğrafyada oldu, ölümüm de bu coğrafyada olacak. Ben bu coğrafyanın acısını başka coğrafyaların tatlısına değişmem" dedi.
Baydemir Kürt sorununun çözümüyle demokratik, müreffeh bir Türkiye'nin ortaya çıkacağını kaydetti. Kürt sorununu çözmeden komşularla "sıfır sorun" politikasına sahip olunamayacağının altını çizen Baydemir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bölünme olmayacak. Cumhuriyetin 70 yılının bu kadar acı ve travmayla dolu olmasının nedeni bu bölünme korkusudur. Tek bir üniversite Kürt sorunu konusunda rapor hazırlamamıştır. Bizim kast ettiğimiz özerklik, adem-i merkeziyetçilik Bu sadece Diyarbakır için değil, Karadeniz içindir, diğer bölgeler içindir. Her bir bölgenin bölgesel parlamentosu olacaktır. Ama ulusal parlamento da olacaktır. Gücümüzü enerjimizi birbirimize engel olmaya harcamayalım. Bir de denenmeyeni deneyelim. Kardeşim olan Türk halkının hakkı neyse benim de hakkımın o olması lazımdır. Ben 20 yılımı bu davaya verdim çocuğuma ana dilimi öğretemiyorum."