Bazılarının 'türban' da dediği başörtüsünün ciddi bir 'demokrasi sınavı'nı gündeme dayatmasına şaşırmamak elde değil. Medyada çıkan yazı ve yorumlarda 'savaş', 'son kale' veya 'siper' gibi askeri kavramlar kullanılıyor. Olayın basit bir 'hak gasbı' olduğunu görememek büyük bir demokrasi ayıbı.
Gençkızların üniversiteye sokulmamaları eğitim özgürlüklerinin gasbı; aynı zamanda Cumhuriyet'in büyük kazanımları arasında sayılagelen 'kadın-erkek eşitliği'ne de taban tabana zıt bir uygulama. YÖK'ün aldığı yasağı yumuşatma kararına rağmen yasakçı uygulamada direnenler kadar, yasakçı zihniyete prim verenler de demokrasi sınavında çakıyor.
"Avrupa'da da..." diye başlayan yasakçı söylemin unutturmaya çalıştığı gerçekler var: Başörtüsünü Avrupa'da sorun haline getiren yine bizleriz; Almanya'da bir Türk velinin şikâyeti üzerine başladı bir öğretmenle ilgili soruşturma ve başörtüsüne belli alanlarda yasak uygulayan ülkeler, yasağı, "Müslüman bir ülke olan Türkiye'de üniversitelerde bile uygulandığına göre" diye başlayan gerekçelere dayandırdılar. Buna rağmen, hiçbir Avrupa ülkesinde üniversitelerde böyle bir yasak yok.
yazının devamı için tıklayın
Başörtüsü;Savaş Değil Barış
Şu dilimizi bir düzeltebilsek, kafalar da düzelecek...
Güncel Haberleri
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?
İran Kuş Avlar Gibi Helikopter ve Uçak Düşürüyor!
İran İle Fransa Anlaştı! İran'dan Diplomasi Dersi!