Merkez Bağlar ilçesinde bulunan Çelebieser İlköğretim Okulunda okuyan 8.sınıf öğrencisi Tuba Yoldaş, başörtülü olarak okula gittiği için beden eğitimi öğretmeninin şiddetine maruz kaldığını iddia etti.
Beden eğitimi öğretmeni Filiz Köleminakın'ın kulağını çekerek kendisine, tokat attığını ifade eden Yoldaş, öğretmeninin daha sonra öğrenciler arasında rencide edecek kelimeler kullanarak kendisini dersten attığını söyledi.
Okulunu ve okumayı çok sevdiğini fakat örtülü bir şekilde okumayı istediğini ifade eden küçük Tuba, kendisinin de okumaya hakkı olduğunu dile getirerek yaşadıklarını şöyle anlattı: , "Öğretmenim beni bahçeye çağırdı. Ben de sınıf nöbetçisi olduğumu söyledim. Öğretmen başörtülü olduğum için beni yoklamada yok yazacağını söyledi. Ben de müdüre giderek yoklamada yok yazılmamak için yazı talebinde bulundum. Müdür böyle yazı vermeyeceğini gitmemi söyledi. İkinci derste beden öğretmeni beni bahçeye derse katılmaya çağırdı. Ben de bahçeye gittim. Öğretmen sınıf arkadaşlarımın önünde bana ş", a", geri zekâlı dedikten sonra kulağımı tutup tokat attı. Tokat attıktan sonra kolumu tutarak itti. Ben de öğretmene bu yaptığınız kişisel saldırıdır dedim.
Öğretmen bana "Halla Halla" diyerek kolumdan tutup beni kovarak bir daha dersime girme diyerek arkamdan arkadaşlarıma "git o a" söyle bir daha dersime gelmesin" dediğini arkadaşlarımdan öğrendim" dedi.
Olaydan sonra yaşanan gelişmeleri anlatan küçük Tuba'nın abisi Mustafa Yoldaş ise, "Kız kardeşimin başörtüsünden dolayı öğretmen tarafından dövüldüğünü duyduğum vakit hemen okula gittim. Kız kardeşimin bana söylediklerini inandırıcı bulmak için durumu okulda bulunan öğrencilere sordum. Öğrenciler başörtüsünden dolayı vurduğunu söyleyince kız kardeşimi darp edildiğe dair hastaneye götürdüm. Hastane kardeşime 2 gün rapor verdikten sonra psikiyatriye gönderdi. Hastane işlemlerini bitirdikten sonra yardımcı olmaları için sivil toplum kuruluşlarından Mustazaf-Der ve Özgür-Der'e başvurdum. Benim yardım talebime sıcak baktılar." dedi.
Aile daha sonra Mustazaf-Der ve Özgür-Der yetkilileri ile beraber okul idaresini ziyaret ederek durumu sordu. Dayak atıldığı yönündeki iddiaları yalanlayan okul yönetimi, yaşananların öğrenci, öğretmen ilişkisi olduğunu savundu.
Öte yandan ailenin okuldan ayrılmasının ardından öğretmenlerin, dayak atıldığına şahit olan öğrencileri şahit olmamaları için tehdit ettiği iddia edildi.
Okul idaresiyle yapılan görüşmeyi değerlendiren Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı Av. Serdar Bülent Yılmaz, "Yaşanan olay vehimdir. Bizim için önemli olan Küçük Tuba'nın okulunu inancını yaşayarak okumasıdır. Herkesin okul idaresi dâhil başörtülü öğrencilere karşı üsluplarının değiştirme talebinde bulunuyoruz. Ayrıca okul idaresi ve öğretmenlerin çocuğun psikolojisini bozacak şeylere devam etmemesini diliyoruz." şeklinde konuştu.
Son olarak konuştuğumuz küçük Tuba'nın ağabeyi Mustafa Yoldaş, bu konuyu sabah okul idaresine bildirdim. Okul idaresi bana öğretmenin vurma hakkı olduğunu söyledi. Ben de bu yetkinin nerden geldiğini sorduğumda bu yetkinin kendilerinin verdiğini söyledi. Okul idaresinin yalan söylüyor. Buna delilde çocukların videodaki konuşmalarıdır. Bizler çocuklarımızı güvenli ve sağlıklı bir ortamda ders almalarını istiyoruz. Bu şekilde davranmaları çocuğu psikolojik sorunlarla baş başa bırakıyor.
Öğretmenin yaptığı davranış ve tavırlarından görünen o ki art niyetlilik olduğu görülüyor. Art niyetliliğin delili ise kız öğrencinin başörtülü olmasından rahatsız olmasıdır. Rahatsızlık hakkını kimse ona tanımamıştır. Herhangi bir yasak olmadan yapılan bu haksızlık yasa dışı ve insan haklarına aykırıdır. Yaşanan bu olay kız kardeşimin psikolojisini kötü halde etkiledi. Kardeşimin okumaya karşı soğuduğunu hissettim. Bu ülkede İslami hassasiyetiyle yaşamak suç mu? diyerek şikayet hakkının saklı olduğunu söyledi.
Konuşmasının devamında ağabey Yoldaş son olarak da yetkililere seslenerek kız kardeşimin güvenceli ve sağlıklı bir ortamda okul okumasını talep ediyorum
İLKHA