Babacan, AB'ye Hatalarını Hatırlattı

Türkiye-AB troykası sonrasında konuşan Ali Babacan, kırmızı bültenle aranan PKK'lıların serbest bırakılmasını hatırlattı.

Türkiye-AB Troyka toplantısı Brüksel'de yapıldı. Toplantıya Dışişleri Bakanı Ali Babacan, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn ve AB Dönem Başkanı Portekiz Dışişleri Bakanı Luis Amada ve gelecek dönem AB Dönem Başkanlığı'nı devralacak Slovanya'nın Dışişleri Bakanı Dimitrij Rupel katıldı.

Toplantı sonrası düzenlenen ortak basın toplantısından Babacan ve Rehn'den önemli açıklamalar geldi.

Babacan şöyle konuştu:
Türkiye'yi her alanda en yüksek standartlara yükseltmek amacıyla gösterilen çabaların AB'li dostlarımızdan da destek gördüğüne şahit olduk.

Fasıllar arasında ayrım yapılmaması gerekmektedir. Bazı ülkelerin siyasal tercihlerinin çok daha üstünde önem taşımaktadır. Bugün üstünde bulunduğumuz global konjonktür ilişkilerimizde kısa vadeli çıkarların üzerinde işbirliğini gerektirmektedir.

Kuzey Irak'ta yuvalanan PKK terörüne ilişkin gelişmeleri muhataplarımıza izah ettim. Hem dönem başkanı ülke, hem de komisyonunun PKK'ya karşı yürütülen mücadelede bize destek verdiklerini gördüm. Vatandaşlarımızı koruma hakkımızın meşru bir yaklaşım olduğunu da görmüş olduk.

Kıbrıs'ta hedefimiz biran önce kapsamlı bir çözüme ulaşılmasıdır. AB zemini kullanarak Türkiye'den tek taraflı adım beklemenin fayda getirmeyeceğini belirttim. AB'li muhataplarımın sorunun ancak BM çatısı altında çözülebileceğine inançlarını gördüm.

Troyka toplantısında görüşmelerimiz yapıcı ve olumlu bir havada geçti. Bunu son derece önemli buluyorum.

TERÖRLE MÜCADELEDE FİZİKİ KAPASİTE VE SİYASİ İRADE AYNI OLMALI

Bugün Irak'ta merkezi bir hükümet var. Ve biz Türkiye olarak Irak'ın toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine önem veren bir ülkeyiz. Ayrıca Kuzey'de de bir yönetim bir oluşum var. Terörizmle mücadelede siyasi iradeyle fiziksel kapasitenin birleşmesi gerekiyor. Ben terörle mücadele edeceğim diyen kişide bu ikisi bulunmalı. Ancak ne merkezi hükümette ne de yerel yönetimde bu iradeyi göremiyoruz. ABD ile çalışma içindeyiz. Türkiye terörizmle mücadelede kararlıdır. Bugüne kadar terörle mücadelede bir çok enstrümanı Türkiye kullanmıştır. Bundan sonra da kullanmaya devam edecektir. Teröristle mücadele uzun soluklu bir mücadeledir. PKK terörist örgütüyle her türlü ortamda zamanı ve zemini geldikçe her türlü mücadele yapılacaktır. Biz bu konuda uluslar arası toplumdan dayanışma ve destek istiyoruz.

SINIR ÖTESİ OPERASYONDA HEDEF SADECE TERÖR ÖRGÜTÜ

Irak Dışişleri Bakanı ile Bağdat'ta görüştüm ve Irak'a komşu ülkeler zirvesinde görüşme yaptık. Ayrıca Irak Başbakanı ve Devlet Başkanıyla da görüşme fırsatı buldum.Irak yönetimin bu konudaki olumlu niyetlerini gördüm .Ancak sadece siyasi irade yetmiyor. Bu sorunu çözmek için fiziksel kapasite de şart. Arzu ederdim ki bu konuda Irak yönetiminin tümünde tam bir irade gösterilsin. Ancak Irak'taki durum ortada. Bu mesele Türkiye ile Irak arasında bir mesele değildir. Bu mesele farklı etnik kökenler arasında bir mücadele de değildir. Bu bir terör meselesidir. Hedef NATO, AB ve ABD tarafından terörist olarak ilan edilen bir örgütle mücadeledir. Hedef Irak'ın yer altı kaynakları da değildir. Hedef anlatılmıştır. Ve hedefimizin giderek anlaşıldığını görmekteyiz. Bunu takdirle karşılıyoruz.

"BAZI AVRUPA ÜLKELERİNİN TÖRÖR ÖRGÜTÜNE YÖNELİK UYGULAMALARINI KABUL EDEMEYİZ"

AB'ye üye olan bazı ülkelerin özellikle Interpol'ün kırmızı bültenle aranan tescilli teröristlerle ilgili bizim kabul edemediğimiz teröristlerle ilgili uygulaması var. Bu uygulama Türkiye için kabul edilemez. Avrupa'daki tüm dostlarımızın bu konudaki sıkıntılarımızı anlamalarını itiyoruz. Teröristin sadece ve sadece terörist olarak kabul edilmesini istiyoruz. Türkiye son beş yılda büyük bir transformasyondan geçmiştir. Bu devam da edecektir. Ancak münferit ülkelerdeki bazı yaklaşımları bir kenara koyacak olursak. Ancak AB Dönem Başkanlığı'nın Konseyin ve AB Komisyonu'nun açıklamaları Türkiye ile dayanışma içindedirler. Destek vermektedirler.

SİYASİ PARİTLER TERÖRLE ARASINA MESAFE KOYMALI

Türkiye'deki tüm siyasi partilerin kendileriyle terör örgütü arasında çok belirgin bir mesafe koymaları gerekir. Eğer terör örgütüyle siyasi faaliyetlerin birbirine örtüştüğü ve yaklaştığı ortaya çıkarsa bu bir sorundur. Bu Türkiye'de giderek derinleşen demokrasi kültürünün kötüye kullanılmasıdır. Ve terörizme yönelik adımlar kabul edilemez. Partiler teröre destek mi verecek yoksa aralarına mesafe mi koyacak buna karar vermesi gerekir.

Türkiye çok önemli bir geçiş sürecindedir. Nasıl Türkiye her zor durumda sınavları başarıyla verdiyse bundan sonraki dönemde de başarıyla geçecektir.

OLLİ REHN: DOĞRUDAN VE DOLAYLI YÖNDEN TERÖRİZME DESTEK VERİLMEMELİ

AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn'de AB'nin PKK terörünü kınadığını kaydederek, "Türkiye'nin kendi vatandaşlarını korumak hakkı vardır. Hem Irak'ı hem de Türkiye'yi siyasi bir çözüm bulunması konusunda teşvik ediyoruz." dedi. DTP'ye yönelik açılan kapatma davasına ilişkin de Rehn, "DTP davasını yakından izliyoruz. Daha çok bilgiye ihtiyacımız var. Doğrudan veya dolaylı yönden terörizme destek verilmesine karşıyız." şeklinde konuştu.

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı