'Terörle mücadele kapsamında her faaliyetin askerî nitelikte olduğu' yönündeki mahkeme kararına tepki gösteren savcı Gültekin Avcı, "Polis de terörle uğraşıyor. O zaman emniyet mahkemeleri de kuralım" dedi
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde Umut Kitabevi'nin bombalanmasıyla ilgili görülen dava, Türkiye’deki yargının işleyişini gözler önüne seriyor. Eski savcı Gültekin Avcı, Şemdinli davasının komediye dönüştüğünü söyledi.
Şemdinli davası ile ilgili iddianameyi hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya HSYK kararı ile meslekten ihraç edildi. Ardından bombalama olayını gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan başçavuşlara 39 yıl 10'ar ay hapis cezası veren hakimler sürgün edildi. Mahkemenin yeni üyeleri ise, terörle mücadele kapsamındaki her faaliyetin askerî nitelikte olduğuna karar verdi.
“EMNİYET MAHKEMELERİ DE Mİ KURULSUN?”
Bayındır eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, terörle mücadele kapsamında her faaliyetin askerî nitelikte olduğu yönünde karar vermesinin çok yanlış olduğunu belirterek, “Polislerin de teröre yönelik faaliyetleri var. O zaman emniyet mahkemeleri de kuralım. Şemdinli davası komediye dönüştü. Askerî yargı kaldırılmalıdır” dedi.
Gültekin Avcı, Şemdinli davası soruşturmasının bir savcının başını yediğini ve hukuk tarihinde ilk defa bir savcının 'sadece görevini yaptı' diye mesleğinden ihraç edildiğini hatırlatarak, “O zamanki Kara Kuvvetleri Komutanı, şimdiki Genelkurmay Başkanı’na kadar uzayan soruşturma silsilesi vardı. Askerî yargıda üst rütbelilerin yargılanmasını ve soruşturmayı nasıl beklersiniz? Hukukî yönden imkânsız” dedi.
“Sivilleri hakimimize, savcımıza, polisimize, öğretmenimize, doktorumuza emanet ediyoruz; ama askerlerimizi emanet edemiyoruz. O zaman emniyet mahkemeleri de kuralım, öğretmen mahkemeleri de kuralım, doktor mahkemeleri de kuralım” diyen Gültekin Avcı, “Polisimiz de bu ülke için can veriyor. O zaman Özel Harekat ve terörle mücadele timleri var. O zaman bu kişiler de askerî mahkemelerde mi yargılanacak? Polislerin de teröre yönelik faaliyetleri var. Terör savcıları var. Bu şekilde işin içinden çıkmak mümkün değil. Ortada açık açık dava kaçırma gibi bir durum söz konusu. Askerî yargının bir tane orgenerali yargılaması mümkün mü? Mümkün değil” diye konuştu.
Şemdinli davasının komediye dönüştüğünü hatırlatan Gültekin Avcı, “Mahkemenin herkesin gözünün içine baka baka görevsizlik kararı vermesi, ‘Biz bu davaya bakmak istemiyoruz. Bu dava tehlikeli. İşin içinde asker var. Başımızı belaya sokmak istemiyoruz’ demektir. O zaman polisler ya da kamu görevlilerine bugün büyük adaletsizlik ve hakkaniyetsizlik söz konusu. Askerî yargı kaldırılmalıdır. Bu yargılamadan artık ümidi kesmemiz gerekir. Kimin adalete güveni kalacak? Bir albayı ve generali şikâyet edeceksiniz, o savcının o generalden korkusu varsa, size adalet verebilir mi? Adalet, omuzdaki yıldıza göre yönlendirilmez. Hakim ve savcının yıldızı olmaz. Omzunda yıldızı olmayacak ki, omzunda kaç tane yıldızı olan general varsa, onların üzerinde bir yargılama ve soruşturma yapabilsin” şeklinde konuştu.
ŞEMDİNLİ SÜRECİ
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 9 Kasım 2005'te Umut Kitabevi bombalanmıştı.
Bombalama olayını gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan başçavuşlar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile eski PKK itirafçısı Veysel Ateş'e Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 39 yıl 10'ar ay hapis cezası Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından 'görevsizlik' gerekçesiyle bozulmuştu. Ceza dairesi davanın askerî mahkemede görülmesi gerektiğine hükmederek, dosyayı yeniden mahkemeye göndermişti.
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ise dava konusunun sivil mahkemenin görev alanında olduğuna karar vererek, davayı yeniden görmeye başlamıştı. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ise sanıklara ceza veren mahkeme heyetinin 2 üyesinden İlhan Kaya'nın tayinini Bakırköy'e, Sinan Sivri'nin tayinini de Adana'ya çıkarmıştı.
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, üyelerin değişmesinin ardından karar değiştirmişti. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin işlenen suçun “terörle mücadele kapsamında” olduğu yönündeki kararına uymuş ve “Sanıklara bu şekilde isnat edilen eylem ve sanıklar Ali Kaya ile Özcan İldeniz'in bulundukları hukuksal statü dikkate alındığında, asker kişi olan sanıkların iddianamedeki atılı eylemleri Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin yukarıda anılan bozma ilamlarında da değinildiği gibi Terörle Mücadele görevleri kapsamında gerçekleştirmiştir” demişti.
Dava ile ilgili iddianameyi hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya ise HSYK kararı ile meslekten ihraç edilmişti. Kara Kuvvetleri eski Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 9 Kasım’da Şemdinli’de yaşanan patlamaya adı karışan astsubay Ali Kaya hakkında “Tanırım, iyi çocuktur” demişti. Meclis İnsan Hakları Komisyonu, Büyükanıt’ın ifadesinin yargıyı yönlendirmesi bakımından suç teşkil ettiğini savunmuştu.
Vakit