Emekli Kurmay Albay, Ahmet Uludağ'ın yazdığı, 'Yüksek Askeri Şura'da derin Şüpheler' isimli kitap ilginç iddiaları içeriyor…
Şura'da alınan kararlar, toplantı sırasında mı alınıyor, yoksa terfi edecek isimler daha öncesinden mi belirleniyor?
Bu kuşkuyu kitabında açık açık dile getiren emekli Kurmay Albay Uludağ, buna ilişkin örnekler veriyor ve bu konudaki kişisel kanaatini de açıklıyor.
Buna göre, Yüksek Askeri Şura'da terfi ettirilecek isimler, bir üst rütbeye yükseltilecek isimler ile emekli edilecek olanlar önceden tespit ediliyor.
Yüksek Askeri Şura toplantıları ise tamamen formaliteden ibaret; E. kurmay Albay, Ahmet Uludağ'a göre...
İşte o satırlar...
"KANAATİMCE TERFİLER YÜKSEK ASKERÎ ŞURA TOPLANTISINDAN ÖNCE KARARLAŞTIRILIYOR VE YÜKSEK ASKERİ ŞURA TOPLANTISINDA FORMALİTE İCABI OYLANARAK KESİNLEŞTÎRİLİYOR"
Bu kanaate varmamın nedeni :
Yüksek Askeri Şura toplantıları genellikle 3-4 gün sürüyor.
Bunun yarım günü Anıtkabir'e çelenk koyma ile geçiyor.
Şura'da 4 yıllık bekleme süresini bitirmiş ve terfi edecek, uzatılacak, emekliye ayrılacak 87- 88
Emekli Kurmay Albay Ahmet Uludağ'ın yazdığı ve Yüksek Askeri Şura Kararlarını irdeleyen son kitabı epey ses getirereceğe benziyor...
general ve amiral var.
Sadece bunların terfi, uzatılma durumlarının görüşülmesi (general ve amiral başına 20 dakika görüşülse) en az 3 gün sürer. Terfi edenler belli olunca bu kez tefi edemeyenlerden kimlerin rütbe bekleme süresini bir yıl uzatılacak bunun çalışması başlar.
Uzatma işlemi için Genelkurmay Başkanı'nı teklif yapması ve Askeri Şura Üyelerinin de en az üçte ikisinin kabul oyu İle uzatılması gibi uzun bir formalitesi var.
Terfi edemeyecekler belli olmadan kimlerin uzatılmasına ihtiyaç olduğu önceden tesbit edilemez ki?
Kimler terfi edemedi? Bunların içinden kimlere ihtiyacımız var? Kimleri uzatalım? diye Genelkurmay Başkam teklif yapacak ama Genelkurmay Başkanı bu konuda diğer Askeri Şura Üyeleri ve karargahı ile bir görüşme, araştırma yapmadan reklifler veremez ki?
Eğer kimlerin terfi edeceği, kimlerin terfi edemeyeceği ve kimlerin uzatılması yapılacağı Yüksek Askeri Şura toplantısı öncesinden belli olmazsa, toplantı birkaç hafta sürer.
Halbuki YAŞ toplantısının tamamı iA günde bitiyor.
Ayrıca üst rütbelilerden kimler emekli oldu? kimler hangi görevlere atanacak? konusu da herhalde küçümsenmeyecek bir zaman alır.
Yüksek Askeri Şura'da neler oluyor? Kararlar nasıl alınıyor? Emekli Kurmay Albay Ahmet Uludağ'ın yazdığı 'Yüksek Askeri Şura'da Derin Şüpheler' isimli kitapta konuyla ilgili çarpıcı ifadeler var.
Gelelim albaylardan general ve amiralliğe terfi ettirileceklere.
Yüksek Askeri Şura sadece terfi edenlerin ismini açıklıyor.
Kaç albay'm Yüksek Askeri Şurada değerlendirildiği konusunda bir açıklama duymadım.
Bir Yüksek Askeri Şura üyesi komutanımızın verdiği bilgiye göre 1995 yılında Yüksek Askeri Şuraya dosyası gönderilen ve değerlendirmeye alınan karacı kurmay albay sayısı 183 kişiymiş.
183 albaydan da 21 kurmay albay tuğgeneralliğe terfi ettirilmiştir.
Kurmay olmayan karacı albaylar ile deniz, hava, jandarma, tabip ve hakim sınıfından olan ve Yüksek Askeri Şura'da generalliğe terfi etme için değerlendirmeye alman ve Yüksek Askeri Şura üyelerince haklannda değerlendirme notu verilen albay sayısı en az 400 civarındadır.
1995 yılı ŞURA'sında yaklaşık 400 albay değerlendirilmiş ve toplam 45 albay tuğgeneral ve tuğamiralliğe terfi ettirilmiştir.
400 albay için böyle bir işlem yapılması en az iki-üç hafta tutar.
Her albay için 10 dakika harcansa bile, sadece albayların durumunun değerlendirilmesi ve general ve amiralliğe terfi edeceklerin tesbiti dahi 8-10 gün sürer.
Halbuki YAŞ toplantısının albayların terfileri ile ilgili kısmı bir-birbuçuk günde bitiriliyor.
Bu değerlendirmelere göre terfilerin YAŞ toplantısından önce kararlaştırıldığı ve YAŞ toplantısında işin formalitesinin tamamlandığı anlaşılıyor.
Yüksek Askeri Şura toplantısından birkaç gün önce bazı kişilerin aldıkları müjde haberi üzerine, özellikle hanımlarının alelacele yeni elbiseler aldıkları veya yaptırdıkları senelerdir bilinen bir gerçektir.
ÖRNEK 1
Türk ordusunun en çok sevilen Generallerinden, BİR GÜNEYDOĞU KAHRAMANI Emekli Tümgeneral Kudret CENGİZ'İn "ENGİZEK KARTALI" adlı Terörle Mücadeleyi anlatan kitabından alınan terfiler ile ilgili çok yakın tarihli ve çok çarpıcı iki örnek vereyim.
"...bir gün sayın Akademiler Komutan Yardımcısının (karacı) odasına gittim, ortadaki masanın bir tarafında orgeneral oturuyor, diğer tarafta da emekli bir orgeneral oturuyorlar, emekli orgeneral beni tanıyamadılar ve konuşmasına devam ettiler:
'...Olur mu ama kardeşim, madem çocuğu terfi ettirmeyecek-siniz niye Kam Akademisi Komutanlığına getirdiniz?'
Anlaşılan o ki Akademiler Komutanı beni terfi ettirmeyeceğini aklına koymuş ve başkaları ile böyle karar almışlar ve demek ki bunu emekli orgenerale söylemişti.
Anlaşılan birileri bitir talimatı vermişler. Sabrettim..."
"
YAŞ toplantısından önce adaylar hakkında emekli YAŞ üyeleri ile dahi müspet yada menfi görüş alışverişleri yaptıklarına dair çarpıcı bir Örnek değil mi?
Bir tümgenerali terfi ettirmenin iki yıl önceden aklına koyan ve bu arzusunu başkalarına da sohbet toplantısında açıklayan bir YAŞ üyesi orgeneralin bu davranışının adalet ve dürüstlükle bağdaşır bir yanı var mı?
Üstelik de bu YAŞ üyesi o adayın komutanı.
Komutan olarak iki yıl daha sicil notu vereceksiniz.
Olumsuz bir kanaatiniz varsa sicil notunu düşük veriniz.
Olumsuz kanaatinizi siciline not olarak yazınız.
Sicil sistemimizde sicil notunu belli bir puan altına düşürmek için belge koymak gerekiyor. Tabi bu o komutanın işine gelmiyor.
Şayet o tümgeneralin terfi etmemesi için, daha ŞURA'ya girmesinden iki yıl önceden bir gerekçeniz varsa, bunu belgeleyebilecek durumda iseniz, işleme koyunuz.
Hatta daha sonra aralarından pek çok general olacak kurmay subaylann yetiştirildiği çok önemli bir görev yeri olan Kara Harp Akademisin komutanlığından alınmasını Genelkurmay Başkanlığı'ndan yazılı olarak isteyiniz.
Bu generalin "şu gibi yetersizlikleri var", diye olumsuz kanaatlerinizi yazınız, altına da adınızı, rütbenizi, makamınızı yazarak imzalı resmi belge haline getiriniz ve ilgili makamlara gönderiniz, iki yıl daha Kara Harp Akademisi Komutanlığı gibi önemli bir görevde kalmasını beklemeyin, ya res'en emekli olmasını sağlayın ya da pasif bir göreve atanmasını temin edin.
(Ki Kudret CENGİZ paşa toplam 4 yıl Kara Harp Akademisi Komutanlığı yapmıştır.)
Hakkında işlem yapılmayıp, ŞURA'ya girmesine daha iki yılı olan tümgeneralin terfi etmemesi için sağa- sola şahsi olumsuz kanaat empoze edilmesi, tam anlamı ile bir skandaldir.
ÖRNEK -2
Yukandaki konuşmadan iki yıl sonraki durumu ise Kudret CENGİZ paşa kitabında şöyle anlatmış:
"1998 yılı Askeri Şura 'sı yaklaşmıştı. Akademiler Komutanı bir gün odama geldiler.Onun da beni biraz sevdiğini zannederdim. Onu başkalarının sıkıştırdığını tahmin ediyorum. Ancak daha sonraları benim terfi etmemem için anketler; zamanı sağa sola telefon edip, Kudreti yazmayın' dediğini duyunca çok üzüldüm. Tanrı sakın benim karşıma kul hakkı ile gelmeyin buyurmuş. İnanıyorum ki yollarımız öbür tarafta kesişecek. Hakkımı arayamadmı, çünkü YAŞ karakları yargıya kapalı..."
(Not: o yıllarda terfi edecek albay ve generaller için acayip bir uygulama olan anket yapılması usulü vardı. Ankette "Terfi
edecek olanları Öncelik sırasına göre sıralayın sorusu ve terfi sırasındaki albay ve generaller vardı.)
Bir YAŞ üyesi orgeneralin bir adayın terfi etmemesi için sağa-sola telefon etmesi ahlaki değerlere ne kadar uygundur.
Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhittin FİSUNOĞLU'nun söylediği "Yüksek Askeri Şura üyelerine adaylar hakkında yapılan 5nci kol faaliyeti diye adlandırılan karalama faaliyetleri' ile beraber yorumlanırsa, Yüksek Askeri Şura'da alınan kararların ÇOK ADALETLİ olduğu söylenebilir mi?
MİLLİYET Gazetesi muhabirine verilen bilgiye göre, YAŞ toplantısında en kıdemsiz orgeneralden başlayarak, terfîler ile ilgili kanaatlerin sorulması bölümü varmış.
Aslında bu kısım önceden yapılan kulis faaliyetlerinin resmileştirilmesi gibi olmuyor mu? Yukarıdaki Örneklere göre YAŞ toplantısında bu soru sanki usulen sorulmuş gibi olmuyor mu?
YAŞ üyesi bazı komutanların YAŞ toplantısı öncesinde yukarıdaki örneklere benzer kulis faaliyeti yapmadıklarını kabul etsek bile; 15-16 YAŞ üyesinden sadece bir kişi seni tanıyorsa ve onun da hakkında çok yanlış bîr kanaati varsa ve o da sizin hakkınızdaki yanlış kanaati toplantıda diğer üyelere yüksek sesle anlattı ise ve onun bu yanlış kanaatine göre diğer YAŞ üyeleri sıralama yapmışsa, sicil bakımından en ön sıralarda iken en son sıralara yerleştirilmeni kim önleyecek?
Hele hele bu yanlış kanaati ileri süren Genelkurmay Başkanı ya da Kuvvet Komutanı ise diğer YAŞ üyeleri etkilenmezler mi?
Çünkü diğer YAŞ üyeleri seni hiç tanımıyorlar, "koskoca orgeneralin bir bildiği var" deyip sıralamayı ona göre yapıyorlar. Zaten kendilerinin tanıdığı ve terfi etmesini arzu ettiği mutlaka bir yada birkaç adayı var. Huzuru kalple sicilde onlardan Önde olsan bile seni listenin sonuna atarlar.
Hani sistem çok güzel ve adaletli gibi görünüyordu?
Hani YAŞ üyeleri gerekirse adayın bizzat kendisi ile yada komutanı ile görüşürdü?
Merak ediyorum YAŞ tarihinde kendisi hakkında olumsuz bir kanaat belirtilen bir adayla, bu olumsuz kanaati araştırmak, teyit etmek için görüşen YAŞ üyeleri var mı?
Hani terfi etmek için araya adam sokmak adaylar için en kötü puan sayılıyordu?
Terfi ettirmemek için araya adamlar koymak, yani YAŞ üyelerinden bazılarının "falancayı terfi ettirmeyelim" diye olumsuz kanaat ileri süren o YAŞ üyesi için de olumsuz bir puan değil mi?
Merak ediyorum, YAŞ tarihinde böyle YAŞ toplantısından önce bir aday hakkında olumlu ya da olumsuz kulis faaliyetinde bulunulan YAŞ üyelerini YAŞ toplantısı esnasında yada daha önce veya daha sonra "sizin bu yaptığımz dürüst bir davranış değil" diye ikaz eden YAŞ ÜYELERİ var mı?
Merak ediyorum, YAŞ tarihinde böyle adaylar hakkında olumlu yada olumsuz kulis faaliyetleri yapan YAŞ ÜYELERİ hakkında yapılmış bîr disiplin işlemi, verdikleri aday sıralama listesinin iptal edilmesi, geçersiz kılınması gibi zabıtla- tutanakla yapılmış bir idari işlem var mı?
Merak ediyorum, doğru ya da yanlış söylenti ile etki altında karar verilmeden önce, yani adaylara değerlendirme notlan vererek terfi sıralaması yapmadan önce, hakkında olumsuz kanaat bildirilen kişiyi YAŞ önüne çağırıp "Seninle ilgili şöyle bir olumsuz kanaat var ne diyorsun?" diye sorarak o adaya adeta kendini savunma hakkı vermesi DİSİPLİNİ bozar mı? Bundan YAŞ üyeleri neden çekiniyorlar ki?
Bir aday hakkında olumsuz kanaar besleyen YAŞ üyesi orgeneral hata yapmışsa, bu hata anında bu hata düzeltilir. Birinin de en az 30 yıllık hakkı yenmemiş olur."
Emekli Kurmay Albay Ahmet Uludağ'ın yazdığı Çalınan 240 Komando Askeri isimli kitabı da çok tartışılmıştı..
cafesiyaset