Mahkeme savcıya uymuş. Sözkonusu savcı daha önce de Youtube'a düşen ses kayıtlarıyla tanınıyor...
Danıştay saldırısı ile Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombaların 'Ergenekon' terör örgütü iddianamesinde yer alması, davanın yeniden görülebileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Danıştay saldırısına bakan mahkeme bu bağlantının araştırılmasına gerek görmemişti. Danıştay saldırısı davasında Cumhuriyet Gazetesi'ni temsil eden avukat Bülent Utku, davanın henüz Yargıtay aşamasında olduğunu ve soruşturmadaki eksikliğin giderilebileceğini söylüyor. Avukat Utku, "Savcı da bizim gibi taraftır, kamu adına mütalaada bulunuyor ama sanıkların lehine delilleri de toplamasına engel değil bu." diyor.
Dava sürecinde, Cumhuriyet Gazetesi avukatları, 'Danıştay Saldırısı' davasına müdahil olup soruşturmanın genişletilmesini talep etti. Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci, 'soruşturmanın genişletilmesine gerek yok' deyince mahkeme bu talebi geri çevirdi. Savcı Demirci, YouTube görüntü paylaşım sitesine düşen ses kaydında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret dolu sözleriyle gündeme gelmişti. Demirci, Ergenekon soruşturması sanıklarından emekli Orgeneral Şener Eruygur ile Hurşit Tolon'un askerî mekanlarda gözaltına alınmalarına ve ikametlerinin aranmasına da eşlik etti.
Ergenekon terör örgütü iddianamesinde Danıştay saldırısına 60 sayfa ayrılması ve örgütle ilişkilendirilmesi, medyada tartışma konusu oldu. Bazı gazeteler, 'Danıştay saldırısı' davasında Yargıtay aşamasına gelindiğini ve ilgili mahkemenin Ergenekon iddialarını ciddiye almadığını savundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu konuyu yeniden Ergenekon soruşturması kapsamına almasını eleştirdi.
Davaya bakan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde müdahil olan Cumhuriyet Gazetesi avukatı Bülent Utku, gazeteye atılan bombalarla Ümraniye'de bulunan bombaların aynı seriden olduğuna dikkat çekerek soruşturmanın genişletilmesini talep etmişti. Avukat Utku, soruşturma sırasında gözaltına alınan Muzaffer Tekin'in işyerinde bulunan MKE yapımı, içinde patlayıcı madde bulunmayan iki adet el bombası ile gazeteye atılan el bombalarının modellerinin aynı olduğunu belirterek, bombaların kim vasıtasıyla sanıkların eline ulaştığının tespit edilmesini istemişti. Utku, mahkemeden şu taleplerde bulunmuştu: "MKE, gazeteye atılan bombaların Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na verildiğini bildirdi. Muzaffer Tekin'in işyerinde bulunan bombaların tapalarındaki seri numaralarının, sanıklar Süleyman Esen ve Alparslan Arslan'ın askerlik yaptığı birliklere bildirilerek, söz konusu bombaların birliklere zimmetli bombalardan olup olmadığı, bombalarla ilgili kaybolma gibi nedenlerle bir işlem yapılıp yapılmadığı sorulsun. Ayrıca bombaların kim vasıtasıyla sanıkların eline ulaştığının tespiti için de Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na yazı yazılsın. Davanın konumu itibarıyla çok daha büyük bir oluşum tarafından organize edilmesi ihtimaliyle soruşturma genişletilsin."
'Davanın esasını etkilemez' demiş
Avukatın bu talebine karşılık, cumhuriyet savcısı Salim Demirci dava dosyası kapsamında tüm delillerin toplandığını ve soruşturmanın genişletilmesi taleplerinin, davanın esasına etki etmeyeceğini savunarak, avukatların taleplerinin reddine karar verilmesini istedi. Mahkeme de savcının talebi yönünde karar verdi. Bu karardan 3 ay sonra yine Danıştay davası sürecinde Ergenekon yapılanmasını ortaya çıkaran Ümraniye'deki el bombalarının Cumhuriyet Gazetesi'ne atılanlarla aynı seri numaralara sahip olması, gözleri yeniden Danıştay'a çevirdi. Davayı gören Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Ergenekon soruşturmasının belgelerini savcı Zekeriya Öz'den istedi. Deliller, 'sanıklarının hukuki durumunu değiştirmeyeceği' gerekçesiyle iade edildi.
Konuşmaları YouTube düşen savcı
Savcı Salim Demirci, video paylaşım sitesi YouTube'ye düşen ses kayıtlarıyla kamuoyunan dikkatini çekmişti. Savcı, kendisine ait olduğu iddia edilen ses kaydında özetle şunları söylüyordu: "Emniyet güçleri Diyarbakır'da valilik binasını dahi koruyamıyor. Az bile vallahi. Şimdi polis de insan evladı da, şöyle beş on tane gitse abi. Sadece sapan kullanabiliyormuş, bizim DHKP-C'li çocuklar gibi ha... Diyarbakır'a Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Hasan Şatır tayin edilse, üç ayda Diyarbakır'ı mum gibi yapar. Asker, Diyarbakır'daki olayları kenara çekilerek izliyor. Asker göz yumuyordur, yaptırmıyordur. Ne yapıyor, bir tek valiliğin Diyarbakır etrafını bir tabur asker sarıyor. Çünkü bir ilde vilayet düşerse o il düşmüş demektir abi. O il işgalcilerin, isyancıların eline geçmiş demektir. Ben valiliği korurum çekilirim kenara."
Asıl Karşı Çıkan "O" Savcıymış
Danıştay-Ergenekon bağlantısının araştırılmasına, Cumhuriyet Gazetesi avukatlarının "soruşturma genişletilsin" talebine rağmen karşı çıkan meğer mahkeme değil savcıymış.
Güncel Haberleri
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?