Aman dikkat

Abdurrahman Dilipak

Suruç’ta yaşananlar aslında öncü bir saldırı.. Arkası gelebilir.. PYD-DAEŞ çatışması DAEŞ-PKK hesaplaşmasına dönüşebilir.

Birileri boş durmuyor.. Türkiye’nin Irak ve Suriye ile ilgilenmesi birilerini rahatsız ediyor.. Türkiye’deki siyasi belirsizlik ve siyasi belirsizliğin beslediği ekonomik durgunluk birilerini umutlandırıyor..

Kim bunlar derseniz, İsrail ve Esed başı çekiyor. Sisi memnun bu gelişmelerden.. ABD, İngiltere ve Fransa’nın şahinleri de yangına körükle gidenler arasında ve tabi bu Şeytan Üçgeni’nin Truva atı Almanya da..

Paralel yapıya gelince “dibek dövenin hık deyicisi” rolünde.. AK Parti’ye karşı herkesle işbirliğine hazır ve açık bir yapı..

Türkiye’nin Musul petrolü ile ilgilenmesi, Barzani ile kurulan diyalog birilerini rahatsız ediyor.. Suriye’de kurulmak istenen güvenli bölge konusu da birilerini rahatsız ediyor..

Ellerinden geleni arkalarına koymayacaklar.. “Topyekûn saldırı”ya hazırlanıyorlar.. Derin devlet, Paralel yapı, liberaller, çevreciler, milliyetçiler, solcular, sosyalistler, liberaller, Kürtler, Aleviler, Ermeniler, şimdi buna bir de Süryanileri eklemlemeye çalışıyorlar.. Suriye’de Süryanilerin de silahlı birlikleri var artık. Onlar da PYD ile birlikte hareket ediyorlar.. Böylece Hristiyan dünyasının da ilgisini çekmeye çalışıyorlar.. Zaten Suriye’de ciddi bir Hristiyan topluluğu da var.. Şii’si, Selefi’si, Arap aşiretleri herkes bu oyunun içinde. Yani tek sorun DAEŞ değil..

Asıl hedefleri Türkiye’yi bu çatışmanın içine çekmek ya da bu çatışmayı Türkiye’ye yaymak..

Türkiye’deki siyasi belirsizlik birilerinin hevesini artırıyor..

Bana kalırsa birileri şu “kontrollü bunalım stratejisi”ni devreye sokmaya çalışıyor.. “Tavşana kaç, tazıya tut” diyecekler.. Bildik soğuk savaş taktikleri.. Ölen de, öldüren de aynı derin güçlerin piyonu..

Hedef seçilen kitle ilginç. Sol-Sosyalist, ama çevreci ve insan hakları savunucusu, Ayn el Arab’ı imara, insani yardıma gidiyorlar.. En azından ilk bilgiler böyle. DAEŞ ise bunu haber alıyor, bir canlı bomba ayarlıyor ve bunların sınır ötesine geçmeden öncesi son duraklarında vuruyorlar.. Vural heyet bu girişimini HDP dolayısı ile PKK-PYD paralelinde örgütlüyor..

Bana kalırsa bu süreci baştan sona yakın takibe almak gerek. Bu fikri kim ortaya attı. Bunun içinde, yanında, takipçisi yabancı birileri var mı idi.. Son gün yaşananlar. Ve tabi bundan sonrasını da yakın takibe almak gerek. O canlı bombanın kimliği, oraya nasıl geldiği, ne zaman bu planın yapıldığı vs..

Bu olayı kim nasıl görüyor, gösteriyor, kullanmaya kalkıyor onu da görmek gerek. Herhalde bu işi planlayanların, bundan sonrası için de bir planları vardır..

Bu noktada istihbarat birimlerinin sağlayacağı bilgiler çok önemli..

Bu eyleme karşı birileri birilerini kışkırtabilir.. Bunu da görmek gerek.. Herkesin dikkatli davranması gerek. Sonuçta birileri, bu ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmeye çalışıyorlar. Bu kirli oyuna gelmemek gerek. Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir. Bunu da görmek gerek. Tek başına iyi niyet yeterli değil..

Şunu görelim artık. Haklı olmak, başkalarına haksızlık etme hakkı vermez. Bir topluluğa olan düşmanlığımızın da bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevketmemesi gerek. Kan davası ve ihkak-ı hak yok. Öfke aklı zail eder. Öfkeyle kalkanlar zararla otururlar. Unutmamak gerekir ki, “ağuyu altın tas içre sunarlar, bal da onun suç ortağı.” Bilgi sahibi olmadan kanaat sahibi olmanın kimseye faydası yok.. Sabırlı olmak zorundayız.. Kaş yapayım derken göz çıkartmamalıyız.. İşler daha da karışacak olursa, akılsızca tepkiler, saldırı yapanların arkasındaki güçlerin teşhisini ve yakalanmasını güçleştirebilir, hatta imkansız hale getirebilir. Bu da onların işine yarar. Bu saldırıya tepki verenler, tepkinin ölçüsünü kaçırırlarsa katillere hizmet etmiş olurlar.. Kim ne biliyorsa, idareye, emniyete haber vermesi gerekir.. Şüpheli durumlarda da hemen yetkililere bilgi verilmesi gerekiyor.. Devleti zaafa uğratacak girişimler, sonuçta bu ülkeyi, bu ülkeyle birlikte bu ülkede yaşayan herkesi perişan eder. Türkiye’nin Irak ya da Suriye’ye dönmesini arzulayanlar, aslında bindikleri dalı kestiklerinin farkında olmayanlardır. Bu ülke ve toplum zarar görürse, yabancı ülkeler ve örgütler yurdunuzu işgal eder ve bu cennet vatanı cehenneme çevirirler. Son pişmanlık fayda vermez..

Öfkesi aklından, nefreti sevgisinden, gazabı merhametinden büyük adamlarla bir yere gidemeyiz..

Devlet otoritesinin zaafa uğramaması için bir an önce icracı bir hükümetin derhal kurulması ya da Türkiye’yi seçime götürecek bir koalisyonla seçime gidilmesi gerekir.. Askeri şurada teamüllerde istisna uygulanarak belki, askeri şuradan hemen sonra görev devir teslimi ile yeni, komuta kademesinin görevine başlaması ve plan, projelerini yapmaları gerekir..

İktidar da, muhalefet de oyalanmamalı. Bizim boşa geçirecek bir saniye zamanımız yok. Tamam hiç bir şeyi aceleye getirmeyelim ama geç de kalmayalım.. Çünkü geçen zaman krizin derinleşmesine, bu işin siyasi, iktisadi, sosyal, kültürel maliyetinden önce bölge halklarının kan ve can maliyetini artırmaktadır..

Selam ve dua ile..

yeniakit