1991 seçimleriyle oluşan parlamentoda TBMM Başkanı seçilen DYP'li Hüsamettin Cindoruk, 1982 Anayasası'nın tümüyle değiştirilmesi için parlamentoda temsil edilen partilerin tümünden öneriler istemişti. SHP, bu partiden ayrılanların yeniden açtığı CHP, yine bu partiden kopanların kurduğu Halkın Emek Partisi, DYP, MHP, RP, Millet Partisi, ANAP, BBP ve DSP, her madde için önerilerini ayrı ayrı hazırlamıştı. Cindoruk da bu önerileri bir kitapta toplamıştı. Bu önerilerden yola çıkılarak anayasanın başlangıç bölümü ile 14 maddesinde önemli değişiklikler yapılmıştı.
Atatürk ilkelerine atıflar ayıklandı
Dönemin RP'si, 'en radikal' önerileriyle dikkat çekmişti. RP'nin önerilerinde, anayasada yer alan tüm 'laiklik' ifadeleri ile Atatürk ilke ve devrimlerine yapılan atıflar ayıklanmıştı. RP, 3. maddedeki devletin dilinin Türkçe olduğuna ilişkin fıkranın "Resmi dili Türkçedir" biçiminde değiştirilmesini, ilk üç maddenin değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin teklif bile edilemeyeceğine ilişkin 4. maddenin tümüyle kaldırılmasını önermişti. Prof. Ergun Özbudun ile arkadaşlarının AKP için hazırladığı taslak RP'nin bu önerisini tümüyle karşılıyor.
Egemenliğin kullanılmasını düzenleyen maddede, RP 'milli organlar eliyle kullanır' önerisinde bulunmuştu. Taslakta yasama, yürütme ve yargı eliyle kullanılması öneriliyor ve 1982 Anayasası'ndaki 'yetkili organlar' ifadesinin varlığına son veriliyor.
Temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin madde için RP'nin önerisinde yer alan "Kanun temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz" ifadesi taslakta paylaşılıyor. RP, din ve inanç özgürlüğünü düzenleyen 24. maddeye, bu özgürlüğün 'dini inançların öğrenilmesi, öğretilmesi, örgütlenme ve inandığı gibi yaşama özgürlüğünü' de kapsadığı ifadesinin konulmasını önermişti. Din özgürlüğünün kullanılmasının anayasanın 14. maddesine aykırı olamayacağına ilişkin atıfın da kaldırılmasını teklif etmişti.
Özbudun'un taslağında 'inandığı gibi yaşama ve örgütlenme özgürlüğü' bulunmuyor ancak RP'nin önerisindeki gibi 'öğretim' özgürlüğü yer alıyor, 14. maddeye atıftan da vazgeçiliyor.
Din eğitiminde alternatifler aynı
Yeni anayasa taslağı, anayasada yer alan din ve ahlak eğitim ve öğretiminin devletin gözetim ve denetimi altında yapılacağı hükmünü kaldırarak, bu alanı özel kişi ve kurumlara açıyor. Din eğitim ve öğretiminin ilk ve ortaöğretim kurumlarında verilmesi konusunda ise iki alternatif sunuyor. İlkinde bu dersin seçmeli olması, ikincisinde ise dersin zorunlu olması ancak velisi isterse öğrencinin bu dersten muaf olması öneriliyor.
AKP'nin bu konuda oluşturduğu komisyonda, din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılmasına gelecek tepkiler ve milletvekillerinin 'hassasiyetleri' dikkate alınarak bu dersin ikiye bölünmesi görüşü ağırlık kazandı. 'Din eğitimi' ile 'din kültürü ve ahlak bilgisi' biçiminde ikiye ayrılacak olan bu derslerin din kültürü ve ahlak bilgisi bölümü zorunlu olacak. İslam dininin gereklerinin öğretileceği din eğitimi dersi ise seçmeli olacak.
AKP'nin bu yaklaşımı, 1982 Anayasası'nda yer alan ve RP'nin de sahip çıktığı ifadeyle örtüşüyor. RP de, "Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır" ifadesinin anayasada yer almasını ve din kültürü dersinin zorunlu olmasına sahip çıkmıştı.
radikal