"AKP Hemen Erken Seçime Gitsin"

Başsavcının AKP'nin kapatılması için yaptığı kapatma başvurusu kabul edildi ve Başkomutan Gül de yargılanacak. Peki şimdi ne olacak? Nasıl bir sürece giriyoruz.

Ersin Çelik'in röportajı

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın, AK Parti’nin kapatılması için sunduğu iddianame kabul etti. Mahkeme bununla birlikte, Başsavcı Yalçınkaya’nın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için de siyasi yasak istemesi ve yargılanmasını da, 4’a karşı 7 oyla kabul etti. Bu kararla birlikte Gül’ün yargılanması da Anayasa çerçevesinde yeni bir tartışma başlattı. Çünkü Cumhurbaşkanı Gül’ün ‘nasıl ve ne şekilde yargılanacağı’ Anayasa’nın 105. Maddesi’nde açık bir şekilde belirtilmiş durumda. Anayasa’ya göre, Meclis’teki milletvekillerinin üçte birinin teklifi üzerine ancak ‘vatana ihanetten’ yargılanabilecek olan Başkomutan makamındaki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül neyle yargılanacak peki?

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Şentop, Gül’ün yargılanması konusunda çok ilginç açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Şentop’a göre, böyle bir şeye imkan yok ve Anayasa’da geçen açık hükme göre Gül’ün yargılanması hukuk skandalı. Gül’ün makamından vatana ihanetin dışında ancak ölüm hastalık ve istifa ile ineceğini belirten Şentop’a göre Gül’ü yargılamanın sebebi, aslında açık bir mesaj… Mesajın anlamı da; "Çerçevi aşan kim olursa olsun yargılanabilir" şeklinde.

Kapatılması görüşülen AK Parti’nin, bu işin içinden üç yolla çıkabileceğini belirten Şentop’a göre, AK Parti hemen erken seçime gitmelidir. İşte Türkiye’nin önde gelen hukukçularından Doç. Dr. Mustafa Şentop’un Gül’ün yargılanması ve AK Parti’nin kapatılması süreci ile ilgili düşünceleri.

BAŞKA BİR BAKIŞ AÇISI VAR

Anayasada açıkça “Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, TBMM’nin üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.” denilmesine rağmen bugünde itibaren yargılanacak ne düşünüyorsunuz?


Cumhurbaşkanını Çankaya’ya çıktıktan sonra, oradan; ölüm, hastalık ve istifa dışında bir sebepten dolayı indirebilmek için vatana ihanetten yargılanması ve mahkûmiyet alması gerekiyor. Teknik olarak, Cumhurbaşkanını görevden almanın dışında bir imkan yok… Yani böyle bir yargılanma ile Cumhurbaşkanı makamından indirilemez…

Peki, Cumhurbaşkanı neyle yargılanacak?

Cumhurbaşkanı Gül’ün siyasetçi olduğu dönemdeki fiillerinden ve AKP’nin kurucusu olarak, partinin kapatılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olabilir, dava sonunda. Böyle bir durumda da Cumhurbaşkanı Gül’ün siyasi yasaklı haline gelmesi mümkün… Fakat bu karar Cumhurbaşkanı Gül’ün hukuki durumunu engellemez. Burada bence farklı bir bakış açısı var.

Nedir bu bakış açısı?

Benim kanaatime göre, Gül’ün davaya dahil edilmesi ile, Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmak ve Gül’ün Cumhurbaşkanlığını tartışılır hale getirmek istiyorlar. “Hem Cumhurbaşkanı olacak hem de siyasi yasaklı olacak” diye… Yapılmak istenen açıkça şöyle; Cumhurbaşkanını ve konumunu hukuki bakımdan tartışmalı hale getirmek. Yüksek yargının belirlediği çerçeveden kaydığınız zaman, Başbakan da olsanız Cumhurbaşkanı da olsanız, yargılanırsınız siyasi yasaklı olursunuz. Hukuki karar verilip işlem yapılabilir. Bakış açısı ve verilmek istenen mesaj bu.

ANAYASA HEMEN DEĞİŞMELİ

Peki kapatma kararı hakkında ne düşünüyorsunuz.?

Ben kapatma kararının çıkacağını baştan beri söylüyorum. Şu anki şartlar içerisinde kapatma kararı çıkacaktır da. Bunu aşmanın bir tek yolu da Anayasada yapılacak değişikliktir. Böyle bir değişiklik Anayasa Mahkemesi’ni de rahatlatır. Bu değişiklik, parti kapatılsa da kapatılmasa da daha önceden yapılmalıydı.

Fakat, böyle bir değişiklik karşısında Anayasanın 138. maddesi gösterilip ve ‘Devam eden bir dava üzerine değişiklik yapılamaz’ diye de yorum yapılıyor…

O maddenin hiçbir manisi ve engeli yok. O madde sadece, devam eden davalarla ilgili, sadece ‘görüşme’ yasağı getiriyor. Hukuki düzenleme yasağı getirmiyor. Nitekim bunun da örnekleri de var. Bülent Ecevit’in Fazilet Partisi’nin kapatılmaması için yaptığı girişimi ve AK Parti için ilk kurulduğu zaman açılan kapatma davası var. 2002’de açılan davada, dava devam ederken Anayasa değişikliği yapılmıştı ve sorun çözülmüştü. Neticede değişikli yapılsa ne olacak. Sadece AKP için değil ki, DTP de var. Bu bakımdan herhangi bir sorun yok.

"SAVUNMA VERMESİN YA DA ERKEN SEÇİM"

Anayasa değişikliğinin dışında başka çözüm yolları da konuşuluyor ve sizin de bir takım görüşlerinizi var…

Evet bence AK Parti Anayasa Mahkemesi’ne savunma vermemeli. “Bu dava siyasi davadır. Hukuki gerekçesi şudur” diye kısaca özet bir savunma verilir. “Ama bu dava siyasi davadır. Dava devam ederse biz savunma vermeyeceğiz” diye savunmadan kaçınma yolu izlenebilir.

Bu tutarlı olur mu sizce?

Olur.. Ama bence yapılması gereken en doğru iş hemen erken seçime gitmektir. AK Parti erken seçimi gündemine almalıdır.

Halk desteği bu işi çözer mi yani?

Tabii. AK Parti şimdi erken seçim kozunu rahatlıkla kullanmalı. Erken seçim bence kapatmayı çok rahat engeller. Halka gitmek en domokratik ve en doğru yoldur. Halkın kararına kimse karşı gelemez.

Haber 7

Güncel Haberleri

Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?