Biri Bizi Korkutuyor
Bir bilseniz, Ankara’da “Hayret Bir şey” diye tepki vereceğiniz o kadar
ilginç gelişmeler oluyor ki bu aralar.
Herkes farklı farklı kamuflajlarını sırtlarına geçirip, oraya buraya, örtülü
örtüsüz mesaj taşıyıp duruyor.
Mevzu Cumhurbaşkanlığı Adayı olunca, Ak Parti yönetiminin içindeki
“Bazıları”, yüzlerindeki maskelerle konuşmayı tercih ediyorlar.
Başbakan Erdoğan, bir ara Gül ismi konusunda “Tereddüt Yaşıyormuş” görüntüsü verdi ya, işte bu bazıları, “Acaba, başbakanı rahatlatırım da bana Bakanlık verir mi” düşüncesiyle hareket ediyorlar.
Bir diğer “Bazıları” ise, “Acaba Gül olmazsa, yakın bir arkadaşıma piyango vurur mu” diye epey dolaylı mesajlarla dolaşıyor ortalıkta.
İyi niyetli olanlara haksızlık etmek istemem ama, bu “Kamuflajlı Siyaset”,
eski tarz siyasete son vermek için yola koyulmuş bir hareket içinde ciddi
bir “Görüntü Kirliliği”ne yol açmaya başladı.
Bu aralar, benim asıl dikkatim Başbakan’a dışarıdan gelen telkinlere
yönelmiş durumda.
Dışarıdan dediğim hani şu Ankara’ya özgü “Korku Senaryoları” ile ilgili.
Birileri, “Aman şöyle olur, böyle olur, Sakın Haa!” türü mesajları
ulaştırmak için Başbakanlık’a kadar uzanan bir güzergahı trafiğe açmayı
başarmış durumda.
Beni en fazla şaşırtan, bu trafiğin içinde, yıllardır verdiği demokrasi
mücadelesiyle efsaneleşen, üstelik bunun bedelini de ödemiş bir ismin yer
alıyor olması.
Başbakan’a “Sonu kötü olur” diye mesaj götüren kişinin kim olduğunu duyunca, içim “Cııızzz” etti. Buraya ismini yazıp da sizinde derin bir sızı yaşamanızı istemem.
Bütün bunları okuduktan sonra üzerinize bir ağırlık çökmüşse, hemen sizi
rahatlatacak bazı bilgiler de vereyim.
Bu “Kabus Senaryoları” nı taşıyanların Başbakan Erdoğan üzerinde “Nüfuz Etmediği” son mesajlarıyla ortaya çıkmış durumda.
Hemen bir anekdot aktarayım ki, yeni Cumhurbaşkanınızın kim olacağını da şimdiden öğrenmiş olun.
Şu son günlerde sık sık yapılan ikili ya da üçlü görüşmelerin biri devam
ederken Dışişleri Bakanı Gül’ün yakın çevresinde bir telaş yaşanır.
Gül’ün çok yakınında bulunan bir isim, hemen telefonla kendisine ulaşır ve
“Abdullah Ağabey ne oldu bir sıkıntı mı var” diye sorar. Gül’ün cevabı “Hayır, aksine kararlılığımız daha da arttı” biçiminde olur.
Birileri şu aralar, Melih Gökçek’in çağrısına uyup, hiç olmazsa susuzluk
sıkıntısı bitene kadar Ankara’dan uzaklaşsalar ne kadar iyi olur değil mi?
Mehmet Acet / Haber7