Abdullah Gül: İran'sız Olmaz

Suriye'deki krizin bir vekalet savaşı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, 'İyimser olmak için hiçbir sebep yok. (Çözüm için) İran'ın da katılımını temin etmek gerekiyor. Bazı gerçekleri görmek gerekiyor' dedi.

BM 68. Genel Kurulu için New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kendisini takip eden gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Gül, şunları söyledi:

Obama ile öğle yemeğinde aynı masadaydık. Uzunca konuştuk. Başbaşa görüşsek bu kadar olurdu. Konuşmamı dinlediğini söyledi. Geçirdiğim operasyonu sordu. Kimyasal silahlarla ilgili konunun Birleşmiş Milletler kararında sağlama bağlanmasını, aksi halde herkesin birbirini aldatacağını söyledim. Suriye'de bu durumun sürmesi halinde insanların radikalleşeceğini ifade ettim. bunun bize ve bölgeye etkilerini anlattım. İran'la başlayan açılımın bir fırsat olduğunu, iyi değerlendirmek gerektiğini ilettim.

HEP ABD'DE Mİ GÖRÜŞECEĞİZ?

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'a 'Önce Chicago'da, şimdi New York'ta görüşüyoruz. Hep ABD'de mi görüşeceğiz? Türkiye'de görüşelim' dedim, samimi biçimde gelme arzusunu belirtti. AB konusunda belirgin bir pozisyon değişikliği var. 17, 23 ve 24'üncü fasıl neden açılmıyor? Yargı, adalet, bunları dondurmanın ne çıkarı var dedim. Müspet anlamda önemli bir pozisyon gördüm. Suriye'yi konuştuk. Fransızların pozisyonu daha sağlam. Böyle devam ederse ılımlıların gittikçe azalacağını görüyorlar. Bakış açıları kararlı.

RUMLAR İLK KEZ TERKETMEDİ

Birinci Cenevre'nin belirsizlikleri çoktu. Herkes istediği tarafa çekti. 2. Cenevre'nin hazırlığını iyi yapmalı. Her şey pişirilmiş olmalı. Metnin boşluk bırakmayacak şekilde olması lazım. Yoksa bir araya gelmenin anlamı yok. Ayrıca İran dahil bölgedeki aktörlerin katılması gerekli.

BM'de biz konuşurken Rumlar salonu terk eder. İlk defa salonu terk etmediler. Pozitif ajandayla bakmak lazım. Resepsiyonda da konuştuk. Bu işi ileri zamana yaymayın, kararlı olun, mesafe alın diyorum. Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan Doğu Akdeniz'de AB için işbirliğiyle ayrı bir sütun oluşturabilir.

İRAN DA AKTÖRLERDEN BİRİ

Suriye'de iyimser olmak için hiçbir sebep yok. Onun için çok daha fazla çalışmak gerekiyor. Ortada bir gerçek var. Bir vekalet savaşı var. İç savaşlar böyle olur ve en acımasız savaşlar iç savaşlardır. Lübnan'a 2006'da gittiğimizde oranın başbakanları anlatmıştı, bunun ne demek olduğunu. Bosna'da İzzetbegoviç, aynı mahallede yaşayan insanların nasıl acımasızlaştığını çok anlatmıştır. Suriye'de bu noktaya geldi iş, komşular katılıyor ve İran da bu aktörlerden biri. İran olmayacak demenin bir anlamı yok. Önemli olan İran'ın yapıcı bir şekilde katılımını temin etmek. Onlar için varoluş sebebi. İran'ın tehdit algılamasını görmek lazım. Suriye'deki kötü düzen biterse, sürdürülemez rejim giderse, ona bir tehdit olmayacağı güvencesini vermek lazım. Ben haklı haksız demiyorum. Reel politika yapıyorum. Böyle bir tehdit algıları var. Neticeye nasıl ulaşılır bunları söylemeye çalılşıyorum. Bazı gerçekleri görmek gerekiyor.

(Fethullah Gülen ile görüşme iddiası) Yazılan haberi bir gazetede gördüm. Ne söyleyeyim. Bazı şeyler nasıl kaleme alınıyor, alışkın olduğumuz şeyler. Yok öyle bir şey.

Batılıların yaşadığı problem

Merril Lynch toplantısındaki soru üzerine 'Gezi'nin başlangıcıyla gurur duydum' dedim. Türkiye algısıyla ilgili çok zararlı olacak diye kaç kez söylemiştim. Ayaküstü de olsa, cumhurbaşkanları, yazar, çizer, yatırımcılar hepsi ayaküstü de olsa 'Türkiye'de ne oluyor' diye soruyor. Bankacılar, finansçılar onlarla toplantı yaptım.

MANZARA DEĞİŞTİ

Kafanızdaki soruyu biliyorum deyip anlattım. Uluslararası televizyonlar gereğinin ötesinde bir ağırlık verdi Gezi'ye. Bunun sebebi ayrı tahlil edilebilir. O olaylar Ortadoğu ve Mısır'daki hadiselerle aynı haftaya rastladı. İnsanlar kafalarında benzerlik kuruyor. Uluslarası dergilerde 10 yıl önce Türkiye'den resim basıldığında el arabası, çarşaflı kadınlar, değnekli adamlar seçilirdi. Ama son dönemde fabrikalar, büyük turistik tesisler basılıyor. Birden bire eski şeyler depreşir gibi yanlış bir algılama oldu. Bakın dedim, Türkiye'nin problemleri 10 yıl önce az gelişmiş ülkelerin problemlerine benzerdi. İşkence, fakirlik, insan hakları, vb. Şimdi gördüklerinizin Ortadoğu'da gördüklerinizle ilgisi yok. Gezi olayındaki tepkiler, gelişmiş ülkelerdeki gibi sıkıntılar. Türkiye'yi oradan buraya getirmişiz. Problemlerimiz az gelişmiş ülkelerin değil, gelişmiş ülkelerin problemlerine benzer hale gelmiş. O noktadan bu noktaya gelmiş olmamızdan gurur duyarım. Bu en büyük avantajımızdır.

5. CADDEDE LASTİK YAKILSA

Ben 10 sene Avrupa Konseyi'nde milletvekilliği yaptım. Her gittiğimizde Türkiye aleyhine acil oturum olur ve aleyhimize karar çıkardı ve her seferinde farklı partilerden 11 vekil bir olur, milli takım gibi Türkiye'yi savunurduk. Çünkü faili meçhuller, işkenceler gündemde olurdu. Manhattan 5. Cadde'de lastik yakıldığında ne yaparsan, polis de onu yapıyor. Ama aşırı güç kullanıldığı olmuş, onun da soruşturması yapılıyor.

Türkiye'de siyasi risk bulunmuyor

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 'Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerini, siyasi istikrar riskini de çok soruyorlar. 2 yıl içinde 1 değil 3 seçim olacak diyorum. Heyecanlanmayın, hepsinin günü de tarihi de belli. Günü geldiğinde bununla ilgili kararlar da alınır. Türkiye'nin politik riski yok. Cumhurbaşkanlığı seçiminin nasıl olacağı belli ama ilk uygulama olacağı için tam bilinmiyor. Para yardımı nasıl yapılacak, nasıl aday olunur gibi. Ancak temel konularda bir sıkıntı yok. Cumhurbaşkanının nasıl seçileceğiyle ilgili anayasal değişiklik yapıldı. Onun dışında yetki ve sorumlulukları neyse bunlarla ilgili mevcut anayasada bir değişiklik yapılmadı. Ama anayasa çalışması devam ediyor. Bu süre içinde yapılır yapılmaz ayrı soru. Belli ki bu konular çok tartışılacak' diye konuştu.

yenişafak

Güncel Haberleri

İran’dan Hürmüz Boğazı'nın kullanımına ilişkin açıklama
Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi Vefat Etti!
Prof. Norman Finkelstein: Trump kandırılmadı; emperyalist takvimi hatırlayın
İran'dan Erbakan paylaşımı: İsrail laftan anlamaz, güçten anlar
CHP'li başkandan Starbucks paylaşımı: Kahve Keyfi!