Geçtiğimiz hafta ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson’un evinde Amerikalı Senatör Shays ile birlikte Güneydoğu Anadolu milletvekilleri ile yaptığı görüşme, ABD’nin ilk vukuatı değil. Kendini Dünyanın şerifi gibi gören ABD, gelişmekte olan ülkelerin iç politikasına sömürgesiymiş gibi karışmayı hep yapıyor.
Wilson’un ilk vukuatı değil
Güneydoğu milletvekilleri ve Kürt siyasetçilerle yaptığı toplantı nedeniyle tepki çeken ABD Büyükelçisi Ross Wilson, bu toplantıdan hemen önce de yine kendi konutunda Anayasa zirvesi yapmıştı.
Wilson, bu toplantıda, AKP’lilerden yeni anayasa taslağı hakkında bilgi almıştı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, TBMM Adalet, Anayasa ve İnsan Hakları Komisyonu başkanları, Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk ile Anayasa değişiklik taslağını hazırlayan bilim kuruluna başkanlık eden Prof. Dr. Ergun Özbudun’un da hazır bulunduğu toplantıda taslak Büyükelçi Wilson’a da anlatılmış.
Wilson ve Senatör Shays, Ankara’da görüşmelerde bulunurken iki tane ABD Kongre üyesi de Erbil’de Kürt yönetiminin tüm yetkilileri ile görüşüp, onlara Amerikan desteğini tekrarlamışlardı. Bu gelişmelerden iki gün sonra da ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Negroponte, Erbil ve Bağdat’a giderek, ABD desteğini yinelemişti.
ABD’li bazı Senatörler daha önce de Güneydoğu’da bazı illere giderek adeta teftişte bulunmuştu. Geçtiğimiz ay teslim olan 4 PKK itirafçısı açık açık Amerikalı subayların Kandil’de PKK yöneticileri ile görüştüğünü ve kendilerine lojistik ve silah desteği sağladığını itiraf etmişti.
1990 yılında Bush’un babası George Bush’un Körfez Savaşı’nın ardından 1991 yılında da Amerikalıların Kuzey Irak’taki PKK’lılarla ilişkide olduğu, helikopterlerle PKK’lılara silah ve askeri mühimmat attığına yönelik çok sayıda bilgi medya arşivlerinde mevcuttur.
ABD’li yetkililer, Mümtaz Soysal’ın Dışişleri Bakanlığı döneminde de Güneydoğu’daki “incelemelerini” sürdürmüş ve bu basında sürekli yer almıştı. Hattı dönemin hükümeti, ABD ve AB heyetlerinin bu incelemelerine ve Türkiye üzerinden Kuzey Irak’a geçişlerine sınırlama getirmek zorunda kalmıştı. Bugün ise Çekiç Güç’ün yerini Amerikan işgal güçleri almış durumda.
Edelman, sömürge valisi gibi
1 Mart Tezkeresi’nin intikamını da 4 Temmuz 2003’te 11 Türk askerinin kafasına çuval geçirerek almak isteyen Amerikan emperyalizmi, hiçbir zaman kısa vadeli hesaplar yapmamakla biliniyor.
Aynı zamanda Siyonizmi benimsemiş bir Yahudi olan ABD’nin, bundan önceki Neocon Ankara Büyükelçisi Eric Edelman da, bölgede turlar yapıyor, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Şam’a gitmemesi gerektiğini söyleyecek kadar fütursuzlaşabiliyordu. Görev yaptığı her bölgeyi karıştırmakla suçlanan Eric Edelman da, benzer sömürge valisi görünümü sergiledikçe tepki toplamış ve en sonunda Ankara’yı terk etmek zorunda kalmıştı.
ÇEKİÇ GÜÇ BELASI!
1991 yılında 36. Paralel’in kuzeyini korumak iddiasıyla İncirlik Üssü’ndeki güçlerini artıran, Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurmak için çalışan Çekiç Güç de, ancak Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Başbakanlığını yaptığı Refahyol Hükümeti zamanında bölgeden çıkarılabilmişti. Ancak 3 aylığına Türkiye’ye gelen Çekiç Güç tam 12 yıl sonra zorla gönderilebilmişti.
WİLSON’UN EVİNDE YEMEK!
Geçen hafta ABD Elçisi Wilson ve ABD’li Senatör Shays, Güneydoğu milletvekilleri ile görüşürken, iki ABD Kongre üyesi Erbil’de ABD’nin bölgeye verdiği desteği ve önemi yineliyordu.
EDELMAN DA AYNISINI YAPMIŞTI!
ABD’nin önceki Ankara Büyükelçisi Siyonist-Neocon Eric Edelman da, Diyarbakır’da adeta “teftiş” yapmış ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Şam’a gitmemesi gerektiğini söylemişti.
milli gazete