Aynı zamanda ABD'nin Türkiye Büyükelçisi olan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in Türkiye sınırı yakınlarındaki bir Suriye hava üssünü vurmasının ardından salı günü yaptığı açıklamada; Washington'ın İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir "çatışmayı önleme" mekanizması kurmak için çalıştığını duyurdu.
Reuters haber ajansına konuşan Barrack, İsrail'in sınır hattında gerçekleştirdiği operasyonun bölgesel güvenlik risklerine değindi. Saldırı öncesinde Türkiye'ye herhangi bir ön uyarı yapılmadığını belirten Barrack, olası bir Türk askeri tepkisi riskine dair şu tespitleri paylaştı:
“Türkiye, hava araçlarının kuzeye, yani doğrudan kendi topraklarına doğru yöneldiğini gözlemledi. Ankara, bu güvenlik riski karşısında haklı olarak kendi askeri yanıtını hazırlayabilirdi; ancak iki tarafın sağduyulu davranması durumun daha da kötüleşmesini önledi. İsrail'in söz konusu hava üssüne düzenlediği saldırılar; Türkiye'nin yakın gelecekte bu üsteki varlığını artırabileceğine dair, doğru ya da yersiz, bir algıyı yansıtıyor.”
Üçlü Mekanizma İhtiyacı ve Diyalog Vurgusu
ABD'nin taraflar arasında halihazırda bir bilgi paylaşımı ve diyalog sürecini kolaylaştırdığını belirten Özel Temsilci Barrack, yeni bir kurumsal mekanizma ihtiyacını şu sözlerle özetledi:
"Bu durum; İsrail, Suriye ve Türkiye’yi kapsayan bir çatışmayı önleme mekanizmasına duyulan ihtiyacın altını çiziyor. Gelecekte yaşanabilecek iletişim kopukluklarını önlemek adına böyle bir mekanizma kurmak için aktif olarak çalışıyoruz. Şu anki öncelik, gerilimi düşürmek ve daha ölçülü bir yaklaşıma alan açmaktır. Bu sabah meydana gelen türden bir olay, söz konusu çabaların yoğunlaştırılması ve sürecin genişletilmesi gerektiğini gösteriyor."
"Kinetik Güce Bel Bağlamak Çok Daha Maliyetli"
Sahadaki askeri gerçekliklere ve diplomatik iletişimin stratejik değerine de atıfta bulunan Barrack, mevcut altyapının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Barrack, sahada gereken şeyin kendisine daha fazla kaynak ayrılmış daha güçlü bir mimari olduğunu belirterek; bu tür diplomatik mekanizmalara yatırım yapmanın, yüz milyonlarca dolara mal olabilecek kinetik (askeri) iletişim araçlarına bel bağlamaktan çok daha az maliyetli ve güvenli olduğunu sözlerine ekledi.