11 yıl önce bugün Sincan'da tankların yürütülmesi, demokrasi tarihine "kara bir gün" olarak geçti... Milletin parasıyla alınan tanklar millete karşı yürütüldü...
11 yıl önce bugün RP’li Sincan Belediyesi’nin düzenlediği ‘Kudüs Gecesi’nin ardından tanklar Sincan sokaklarından geçti ve 28 Şubat süreci başladı... 1 Şubat 1997 tarihinde RP’li Sincan Belediyesi tarafından ‘Kudüs Gecesi’ düzenlenmiş ve gecede terör devleti İsrail’in katliamları protesto edilmişti. Bunun üzerine 4 Şubat 1997 tarihinde, Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı’na bağlı tank ve kariyerlerle bazı askerî araçlar, Sincan Atatürk Caddesi’nden geçmişti. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir, Sincan’da tankların geçişi için ‘Demokrasiye balans ayarı yaptık’ açıklamasında bulundu. Kudüs’ün kurtuluşunu istemek, 28 Şubat sürecinin başlamasında etkili oldu. Bu olaydan 24 gün sonra meşhur MGK toplantısında 28 Şubat kararları alındı. 28 Şubat’ta on binlerce insan inancını yaşamak istediği için cezalandırılırken aradan 11 yıl geçmesine rağmen darbeciler halen yargılanmadı.
BEDEL ÖDEMEKTEN ÇEKİNMEDİLER
Sincan eski Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ın da aralarında bulunduğu Kudüs Gecesi’ni düzenleyenler Ankara 2 No’lu DGM’de yargılandılar. Yıldız, toplam 4 yıl 7 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci-yazar Nurettin Şirin ise 17 yıl 6 ay ağır hapis cezası aldı. Aynı davadan yargılanan diğer sanıklardan belediye görevlileri Mükremin Kılıç, Hüseyin Avni Yazıcıoğlu, Osman Özüpek ve Duran Özdemir de 3 yıl 9’ar ay hapse mahkûm edildiler. Bekir Yıldız, 2 yıl 5 ay hapis yattı. Nurettin Şirin ise 2004 yılında tahliye edildi.
“TANKLAR ÖZGÜRLÜKLERİ VURDU”
BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, 4 Şubat’ta özgürlüklerin linç edildiğini söyledi. Demokrasi karşıtlığına yeterince tepki gösterilmediğini belirten Yazıcıoğlu, “Sanal korkular ve tehditler üretilmiş, demokrasi ayaklar altında çiğnenmişti. Tanklar özgürlükleri vurmuş, demokrasiyi katletmişti. Hukuk kimileri için işletilmezken çok sayıda yargısız infaz ile insanlar cezaevlerine gönderilmişti. Dokunulmazlık zırhına sığınanlar yasa dışı hareketlerde bulunmuştu” diye konuştu.
“DARBECİLERİN ELİNİ KOLUNU BAĞLAMALIYIZ”
Geçmişten herkesin ders çıkarması gerektiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, “Evet, şimdi o günleri geride bıraktık ve demokrasi diyoruz. Ancak önümüzde bir fırsat var. Bu fırsatın adı sivil anayasa… Bu fırsat kaçırılmamalı ve darbecilerin elini kolunu bağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Herkese dokunulabilmeli ve hukukun herkese eşit olmasını sağlamalıyız” dedi.
Sincan eski Belediye Başkanı Bekir Yıldız, “Zulümlerin ve zalimlerin karşısında olmak suç sayıldı” dedi. Gecede bir araya gelen insanların hepsinin Filistin halkına özgürlük istemekten başka bir niyetlerinin olmadığının altını çizen Yıldız, “İnsanlık dramının işlendiği geceydi. Zulümlerin, zalimlerin karşısında olmak için bir araya geldik. Bu gecede tertemiz duyguları olan insanlar bir araya gelerek, Filistin halkı için özgürlük taleplerini dile getirdiler. Kardeşlerinin kurtuluşu için dua ettiler. Maalesef bu iyi niyet çok farklı değerlendirildi. Özgürlük talebi linç girişimine neden oldu. Karşılığı böyle olmamalıydı. Bu sese ‘Müslümanım’ diyen herkes kulak vermeliydi. Destek verilmesi ve kimsenin rahatsız olmaması gerekirken iktidarın yolcu edilmesi niyetiyle provoke bir olaya dönüştürüldü. Filistin’e özgürlük istemek suç sayıldı” diye konuştu.
4 Şubat ile birlikte birçok inançlı dava adamının lince tabi tutulduğunu, ancak antidemokratik olaylara sebep verenlerin yargılanmadığının altını çizen Yıldız, “Bu sürece aktör olanlar yargılanmadı. Antidemokratik hareketlerde bulunanlara dokunulmadı. O gün bu olayların üstüne daha cesaretli gidilseydi bugün durum farklı olurdu. Dün bu girişimler cezalandırılsaydı bugün daha demokratik bir ülkede yaşıyor olurduk. Tankları sürenler ve darbe çığırtkanlığı yapanlar yargı önünde hesap verseydi, bu girişimlerden medet bekleyenler ve hevesli olanlar bir kez daha düşünmek zorunda kalırlardı” dedi.
“TANKLAR DEMOKRASİYİ EZDİ”
Sağlık İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu ise o gün tankların demokrasiyi ezdiğini belirterek şunları söyledi: “4 Şubat, askerin kendi arasında bir emri vakisidir. Yaptıkları ise demokrasi karşıtlığıdır. Tanklar demokrasiyi ezip, içişlerine müdahale etmişti. Bu, büyük bir felaketin ilk hamlesiydi. Hukuk hiçe sayılmıştı. Bu hukuksuzluğa ses çıkarmayanlar, bugün ‘laiklik elden gidiyor’ diye çığırtkanlık yapıyorlar. Bu, ikiyüzlülüktür ve hiçbir anlamı yoktur. O gün kartel medyası şişirdi ve darbe heveslileri düğmeye bastı. Bugün de aynı medya sorumsuzluk içindedir. O gün bunların hesabı sorulsaydı, bugünün tetikçileri kendilerine çeki düzen vermek zorunda kalırlardı. Başörtüsünü bir hak yerine laiklik karşıtlığı olarak görmezlerdi. Oysa darbeciler ödüllendirildi.”
Darbecilerin bir an önce yargılanması gerektiğinin altını çizen Başoğlu, “Şimdi sivil anayasa ile bu yargılanma gerçekleştirilmelidir. Siviller, yapılan yanlışların hesabını sormalıdır. Demokrasi korkusu darbecilerin içine düşerse köşelerine çekilirler. Asker kışlasında oturmalıdır. Bunun adı demokrasidir. Askerin içişlerine karışması doğru değildir. Ülkeyi siviller yönetir” diye konuştu.
vakit
4 Şubat İhaneti
11 yıl önce bugün Sincan'da tankların yürütülmesi, demokrasi tarihine "kara bir gün" olarak geçti...
Güncel Haberleri
İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı