30 Ağustos Resepsiyonu... Çankaya’da Erdoğan farkı ve “ilk”ler!

Hasan Karakaya

Ne kadar “hareketli bir hafta” geçirdiğimizin herhalde farkındasınızdır.

Daha önce de yazdığımız gibi;

l 27 Ağustos’ta, “AK Parti Olağanüstü Kongresi” yapıldı ve Ahmet Davutoğlu, 1382 delegenin oyuyla “AK Parti Genel Başkanı” oldu... Bu kongre; aynı zamanda, “13 yıl 13 gün AK Parti Genel Başkanlığı” yapan Tayyip Erdoğan’ın da; “Aşkım, sevdam, dâvâm, kavgam, 5. çocuğum” dediği AK Parti’ye “veda” ettiği bir kongre oldu...

l 28 Ağustos’ta; “millet tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı” olan Tayyip Erdoğan, önce Meclis’te ant içti, “mazbata”sını aldı, daha sonra da Çankaya Köşkü’ne çıkarak; “Yol arkadaşım, 40 yıllık dâvâ arkadaşım, kardeşim” dediği Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den görevi devraldı... Çankaya Köşkü’ndeki tören, bir anlamda “kardeşlerin devir-teslimi” oldu ve Türkiye, ilk defa böyle bir “tören”e şahit oldu.

lAynı günün gecesinde;  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahmet Davutoğlu’nu Köşk’e çağırıp, “62. Hükümet’i kurmakla” görevlendirdi.

l 29 Ağustos’ta, Ahmet Davutoğlu Köşk’e çıkarak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la görüştü ve ona “kabine listesi”ni sundu... Erdoğan tarafından onaylanan liste; Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından “Cuma namazı saatinden 15 dakika önce” açıklandı ve böylece “62. Hükümet”te kimlerin görev alacağı kesinleşmiş oldu... Hükümet; “11 saat gibi rekor bir hızla kurulan” ilk hükümet oldu.

l Ve 30 Ağustos... Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan; “30 Ağustos Zafer Bayramı” münasebetiyle, “Başkomutan” olarak Köşk’te bir “resepsiyon” verdi...

21 FARKLI ÜNİFORMA

Ankara Temsilcimiz Yener Dönmez’le birlikte, biz de o resepsiyondaydık... Ve böylece, “Erdoğan farkı”nı görme imkânı da bulduk.

Resepsiyonda, bir “ilk”e tanık olduk... Tarihteki tüm “Türk orduları”nın kullandığı “21 farklı üniforma”yı giyen Muhafız Alayı askerleri; bahçede, hem “renkli bir görüntü” oluşturdular, hem de davetlilerin “tarihe yolculuk” yapmasını sağladılar.

Muhafız Alayı askerlerine “21 farklı üniforma”nın giydirilmiş olması; bizim “kökü olmayan bir çadır devleti” değil, “köklü bir millet” olduğumuzu göstermesi açısından “anlamlı bir mesaj”dı.

Çok kısa bir sürede, bunun düşünülüp, uygulamaya konulmuş olması, gerçekten takdire şayandı.

KÖŞK’TE YEMEN TÜRKÜSÜ

Bir “farklılık” da şuydu:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Başkomutan” sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde verdiği ilk 30 Ağustos Resepsiyonu’nda, “Yemen Türküsü”nü söyledi.

Erdoğan, konuklarla sohbet ederek bahçede dolaşırken, orkestranın önüne gelince şarkı sona erdi... Erdoğan, orkestrayı alkışladı. Bu sırada korodaki bir sanatçı, Erdoğan’ın yanına gelerek, “Sonraki şarkımıza eşlik eder misiniz” ricasında bulundu. Şarkı çalmaya başlayınca Erdoğan, yanındaki sanatçı Yavuz Bingöl ile birlikte “Yemen Türküsü”nün nakarat bölümüne eşlik etti. Türkünün, “Burası Muş’tur” diye söylenmesine atıfla Bingöl’e dönen Erdoğan, “Doğrusu Huş’tur” dedi.

Neredeen... Nereye?..

Orkestranın “Yemen Türküsü”nü çalması, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da ona eşlik etmesi; bizi “çok eskilere” götürdü...

Hele hatırlayın...

Dönemin 1. Ordu Komutanı Org. Çetin Doğan bundan 11 yıl önce, yani 13 Ağustos 2003’te Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e veda ziyaretinde bulunurken, “Irak’a asker gönderilmesi” ile ilgili bir soruya verdiği cevapta; “Mehmetçik’in kanını Galiçya’da, Yemen’de akıttık... Ne için akıttığımızı hâlâ soruyoruz”  demişti...

Çetin Doğan’ın bu sözleri üzerine, yazarımız Asım Yenihaber; 25 Ağustos 2003 tarihinde “Onbaşı olamayacakların general olduğu ülke” başlıklı bir yazı yazmış ve bu yazı üzerine, “dünyada bir ilk” olarak, “312 General” gazetemize dâvâ açmıştı...

Orkestra’nın “Yemen Türküsü”nü çalması, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu türküye eşlik etmesi; bizim için “iade-i itibar” olduğu kadar, Yemen’in de, bir “vatan toprağı” olduğunun tescilidir... Dahası; bu türküyü; resepsiyona katılan Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel başta olmak üzere, “Kuvvet Komutanları ve TSK üst kademesi”nin ilgiyle dinlemesi de; “Türkiye’nin normalleşmeye başladığının göstergesi” olmuştur.

HER SEVİYEDEN... HER RÜTBEDEN!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 10 Ağustos öncesindeki “reklâm filmleri”nde, “Köşk, halka açılıyor”du ya; önceki akşam, Köşk, gerçekten halka açıldı.

“Azınlık cemaatlerinin dini temsilcileri” de dahil; “Türkiye’nin her yeri”nden, “her kuruluşu”ndan 3 bin 500 davetli vardı resepsiyonda!.. 

Ve Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan; bütün davetlileri, ellerini tek tek sıkarak karşıladı... Karşılama töreni, yaklaşık “1 saat 40 dakika” sürdü...

Edirne, Kars, Diyarbakır, Siirt, Rize, Adana, Aydın ve Konya’dan, yani “7 bölgeden 7 muhtar” davet edilmişti resepsiyona... Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul ve Ankara’da ikâmetgâhının bulunduğu mahallelerdeki “muhtar”lar da davetliler arasındaydı.

Resepsiyonda, “Orgeneral”den “Er” rütbesine kadar, “TSK’daki tüm rütbeler” de temsil edilmişti...

Anlayacağınız;

Bu resepsiyonda, “milletin her seviyesi”nden insan da vardı, “askerin her rütbesi”nden insan da vardı... Erdoğan çifti; “Devlet-Millet kaynaşması”na ev sahipliği yaptığı kadar, “Ordu-Millet kucaklaşması”na da vesile oldu...

Meselâ; 

“Siirt İmam Hatip Lisesi mezunu” olduğunu söyleyen ve halen “İlâhiyat Fakültesi”nde okuyan bir kız öğrenci de, hem “Çankaya Köşkü’ne davet edilen” ve hem de “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sohbet” eden misafirler arasındaydı.

GAZETECİLERLE HATIRA FOTOĞRAFI

Resepsiyondan son not:

Köşk’e “gazeteciler” davet edilir de, orada “soru” sorulmaz mı?..

Gazeteciler, elbette “soru sorma girişimi”nde bulundu... Hem de, biraz “ısrarlı” bile oldular... Ama, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu girişimlere “3 kelime” ile cevap verdi:

“Bu akşam konuşmuyorum.”

Ve konuşmadı... Sohbet etti ama gündeme dair hiç konuşmadı... Ama, gazetecilerin “birlikte fotoğraf çektirme” talebini de geri çevirmedi, onlarla bir “resepsiyon hatırası” çektirdi... Biz de, o karede yer aldık...

Hasılı kelâm, “çok hareketli” geçen bir haftayı, “resepsiyon” ile noktaladık... 

Ama, “Durmak yok, yola devam” prensibini şiar edinen Erdoğan; yine durmayacak, yine yollara düşecek... 

Bugün Kıbrıs’a gidecek, daha sonra Azerbaycan ve İngiltere’ye...

Allah kolaylık versin...

Selâm ve saygılarımızla...

yeniakit