Diyarbakır'ın başka bir cehennem olduğunu ifade eden Abdürrahim Semavi; "O cezaevinin bize öğrettiği bir şey vardı. Biz o cezaevinde benlikten vazgeçtik, sadece dışarıda onurlarımız kaldı. Orada yaşanan vahşet birçok şehirde başladı. 96 gün sorguda kaldım. Mardin'de Diyarbakır'da onlarca insan katledildi. foseptik çukurlarından tutun, insanlara insan dışkısı yedirmeye kadar, jop kullanmaktan tutun kardeşi kardeşin üzerine pislemeye kadar anlatmakta zorluk çekeceğim bir çok şey yaşandı." şeklinde konuştu.
ARKADAŞIMIN EŞİNE İNSANLIK DIŞI ŞEYLER YAPILDI
YARIM FARE YEMİŞTİM
İşkenceler sırasında fare yediğini de ifade eden Semavi; "Küçücük hücrelerde insan dışkısı içinde 22 kişinin istiflendiği zamanlar oldu. Ben yarım fare yemiştim hatta artık aramızda fareyi yedikten sonra gülüyorduk. Çünkü ancak bu şekilde ayakta kalabiliyorduk. Onların direncini kırabilecek tek şey gülebilmekti. ağzımda diş yok o yaşlarda bütün dişlerimizi söktürdük." ifadesini kullandı.
ESAT YILDIRAN KENDİNİ KÖPEK YERİNE KOYARDI
Semavi ayrıca Diyarbakır Cezaevi'nde Esat Yıldıran'ın meşhur bir köpeği olduğu ve Esat Yıldıran olmadığı zamanlarda Jo'ya tekmil verdiklerini anlattı.