• BIST 89.270
  • Altın 147,050
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Konya 14 °C
  • Antalya 18 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Erzurum 8 °C
  • İzmir 19 °C
  • Rize 11 °C

Yolunacak kaz

Abdurrahman Dilipak

Dün yazmıştım, Sisi kendine destek veren Arap şeyhlerini “yolunacak kaz” gibi görüyor.

Aslında bu sistemde herkes birbirini “yolunacak kaz” gibi görür. Rüşvetle, kumarla, gösteriş uğruna, işret uğruna, israfla ya da tehditle, şantajla o paracıklar geldiği gibi gider. Servetleri “dua ile istenen bela”dır.

  Arap şeyhleri ve siyonist lobi Sisi diktatörüne bugüne kadar, doğrudan ve dolaylı olarak 100 milyar dolara yakın para aktardı. Bu para tekrar mal ve hizmet alımı için batıya, İsrail’e gitti.

Sadece Arap yarımadasından Sisi cuntasına giden para, Afrika’daki bütün açlar için ciddi bir kaynak olabilirdi, sadece Sisi’nin cinayetlerine destek verme uğruna çarçur edildi.

Birçok saraydaki kadın erkek ilişkileri “Dekameron’un aşk hikayeleri” gibi utanç verici... Bunun doğusu batısı yok.. Arab’ı, Türk’ü, Kürd’ü, Avrupalısı da yok.. Zalimler her yerde birbirine benzer.. Aşağılık adamlar bunlar. Her şeyi istismar edebilirler..

Artık internet var ve bunların ne halt yediklerini öğrenmek artık çok zor değil ve bu sürecin geri dönüşü de yok. Ahlaksızlık artacak belki ama, bu pisliğe bulaşanlar da rahat yüzü   görmeyecekler. Maskeler düşecek.

Suud kralının ölmesi ile bölgede hanedanlıklarda sular bugünden yarına durulmayacak.. Göreceksiniz fırtınalar daha da sert esecek.. Tutuşturdukları ateş kendilerini de yakacak.. Kaçtıklarını zannettikleri şeye doğru koştuklarının farkında değiller. Gerçeklerle yüzleşmek istemiyorlar.. Gerçeklere gözlerini kapıyorlar. Gerçeklere gözlerini kapayanlar, sadece dünyayı kendilerine gece yapmış olurlar.

Bölgedeki diktatörler bugün daha yalnız.. Suriye’de, Irak’ta, Suriye’de, Gazze’de, Yemen’de, Mısır’da, Libya ve Tunus’ta yaşananlar, Suudi Arabistan ve BAE’nin bu süreçte uyguladıkları politikalar bazı gerçeklerin bütün çıplaklığı ile görülmesine sebeb oldu. Paralel yapı da bu işin tuzu biberi oldu.. Türkiye bugün çok daha güçlü. Haklı çıkan biz olduk..

AB ve ABD de gelinen noktada bulundukları yeri tekrar gözden geçiriyor. Yakında Gülen hakkında da beklenen kararı verecekler.. 50 milletvekilinin Gülen’e destek vermesi, Gülen’i koruma refleksinden çok, çöken paralel devlet ve paralel din projesinin altında kalma korkusundan kaynaklanan bir ekip dayanışması ile bu şekilde hareket ettiklerini düşünüyorum.

Daha önce yazdım, bu iş önümüzdeki aylarda başta ABD olmak üzere, bazı AB ülkeleri ve daha birçok ülkede bu konu, İrangate, Watergate gibi bir iç politika ve dış politika sorunu olacak. Bu milletvekilleri Gülen’i savunur gibi görünse de aslında kendilerini savunuyorlar.. Bu süreci geciktirmeye çalışıyorlar.. Süreci geciktirseler bile bu işi bir şekilde tasfiye edecekler.. Bu iş bitti. Gülen projesi başarılı olsaydı, BOP projesi çerçevesinde 22 ülkenin sınır, rejim ve iktidarları değişecekti. Bu Arap krallarının çoğu Arap baharı denilen rüzgarla yerle bir edilecekti. Yerine yine İsrail’in varlık güvenliğini tehdit etmeyen, batı için ve ABD ve NATO’nun stratejik hedeflerine karşı çıkmayan bir İslam ve bunu topluma dayatacak laik iktidarlar işbaşına getirilecekti. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Aksine onlara göre radikal İslamcılar geldi. Dönüp, artık işe yaramaz buldukları eski müttefikleri Arap şeyhlerini ve onlara hizmet eden generalleri sahiplendiler.. Paralel yapının işi bitse de, bu projeye karşı çıkan iç muhalefetin eline aleyhlerine bir koz vermemek için çeyrek asırlık bir projeyi, artık tarihin çöplüğüne gidecek olsa da sahiplenme gereği duyuyorlar.

Tarihin sonu tartışmaları, medeniyetler arası çatışma teorisi, radikal İslam, İslamifobia, Hıristiyan Müslüman diyaloğu dedikleri şey, demokrasi ve İslam forumları hepsi bir anda berhava oldu.. Büyük Ortadoğu Projesi çöktü. Oysal Irak, Afganistan, Filistin meselesi hep bu plana entegre projelerdi.. Türkiye’nin son 25 yılına damgasını vuran bir projeydi bu..

Yani bu iş birkaç polis ya da hakimin yer değiştirmesi, ya da bir finans kuruluşunun hesaplarındaki usulsüzlükle sınırlı bir olay değil. İşin görünmeyen kısmı, görünen buzdağının su üstünde kalan kısmı gibi bir şey..

Sisi’nin ya da Esed’in, Gülen’in, bu bölgedeki diktatörler ve zalim kralların, meliklerin kaderleri sanki birbirinden çok da farklı değil gibi.. En azından bu konu aynı klasörün dosyalarında gizli..

Bunlarda vefa yok.. Birbirlerini yolunacak kaz gibi görenler milleti de kaz yerine koyuyorlardı.. Şimdi oynanan bu kirli oyunların hesabının verilme zamanı. Selâm ve dua ile..

yeniakit

Bu yazı toplam 308 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim