• BIST 107.217
  • Altın 140,822
  • Dolar 3,5243
  • Euro 4,0982
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Konya 31 °C
  • Antalya 31 °C
  • Diyarbakır 40 °C
  • Erzurum 30 °C
  • İzmir 33 °C
  • Rize 25 °C

Unutmak hastalığı (2)

Abdullah Büyük

Toplantılar ile ilgili dikkat edeceğimiz iki önemli meseleyi halletmeliyiz.


Onlardan biri toplantılara hazırlıklı katılmak.

İkincisi ise sorumlu olduğumuz konuları, vazifeleri unutmamak. Üzülerek söylüyorum ki bu iki mesele nerede ise hastalık haline gelmiştir. Bu sebeple, önce unutma hastalığı üzerinde durmamız gerekiyor.

Lütfen sorumlu kardeşlerimiz konuyu ciddi olarak ele almamız gerekiyor. Ezber ve hafızanın zıddı unutmaktır. Yani nisyan. İnsanın, ya düşünce zayıflığından ya da gaflet ve kasıttan dolayı kendisine emanet bırakılan bir şeyi unutuluncaya kadar terk edip anmaması demektir. Unutmak, meselelere önem vermemekten ve biyolojik yıpranmadan meydana gelmektedir. Unutkanlık, Kur'an'da 3 safhada dile getirilir: 1. Normal anlamda unutkanlık:

Bu tür unutkanlık, hayat tecrübesi esnasında kazanılan bilgilerle ilgili olandır. Genellikle öğrenilen yeni bilgiler, eski bilgilerin zihinden çıkmasına sebep olduğundan, bu tür unutkanlıkları meydana getirir. Bu unutkanlığın kaynağı ikidir: a) Şeytanın etkisi ile unutkanlık: Kehf Suresi 61-63. b) Kur'an kaynaklı normal unutkanlık: A'la Suresi 6-7. Normal türden olan bu unutkanlığın çaresi, şifası, tedavisi Allah'ı anmaktır, zikretmektir. Kehf Suresi 24. Bu türden olan unutkanlığın, irade dışı olduğu için, dini bir mesuliyet ve günahı yoktur. 2. Önemsememe anlamında unutkanlık: bu tür unutkanlığın sebebi; zihnin bazı etkilerin tesirinde kalması veya bünyenin biyolojik bakımdan zayıflamasıdır. Hz. Âdem'in unutkanlığı bu türdendir.

"Önceden yaptıklarını unutan kimseden daha zalim var mıdır?"

Kehf Suresi 57. Yine Maun Suresi'nde açıklanan: "Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, kıldıkları namazdan gafildirler." Bu ayetin taşıdığı tehdit, bu zaafın insan gücü dâhilinde olduğunu gösterir. Bundan dolayı ayet, insanın çetin bir hesaba çekileceğini ifade etmektedir. "Ey Rabbimiz unutursak bizi hesaba çekme" ayet meali de bu gibi zaaflardan mes'ul olunabileceğini ifade etmektedir.

Namaza önem ve ehemmiyet vermemekten kaynaklanan bir haldir bu. Bu unutkanlık mesuliyet gerektiren unutkanlıklar kategorisine dâhil olmaktadır.

3. Nankörlük anlamında unutkanlık: Muhatap kâfirlerdir. Her ne kadar bu mevzu ile ilgili "Allah hata ve unutma hususunda ümmetimden mesuliyeti kaldırmıştır." (İbn Mace 1/659) hadisleri olsa da âlimlerin hata ve unutmanın, insan gücü dâhilinde olduğunu söyleyerek bu gibi şeylerden kişinin gücü nispetinde kaçmasının gerekli olduğunu bildirmişlerdir. Hataların önemli bir kısmı unutkanlıktan neşet etmektedir. Unutkanlık, eğer umursamazlıktan meydana gelirse bunun mesuliyeti gerektirdiğini kabullenmeliyiz. Yok, eğer insan tabiatının gereği olarak meydana geliyorsa bunun, yukarıdaki hadis gereğince sorumluluk getirmeyeceği kanaatindeyiz. Yezid İbnu el-Cûfi anlatıyor: "Ey Allah'ın Rasulü, dedim. Ben senden pek çok ayet işittim. Ancak, bunlardan sonra işittiklerimin, önceden işittiklerimi unutturacağından korkuyorum. Bana (hepsinin yerini tutacak) cami bir kelime söyle. O da 'Bildiklerinde Allah'a karşı muttaki ol (bu sana yeter)' buyurur." (Tirmizi, İlim, 19/2684; K.Sitte, 11/504.) "Bana ümmetimin günahları arz edildi. Kur'an-ı Kerim'den bir sureyi önce öğrendiği halde, bilahare unutan kimsenin günahından daha büyüğünü görmedim." (Ubu Davud, Tirmizi, K.Sitte, 4/441.) Ulema; unutmanın tilaveti terkten ileri geleceğini, terkinde Kur'an'a kıymet vermeme, küçük, ehemmiyetsiz addetme gibi düşüncelerden neşet edeceğini belirterek, unutmanın müeyyidesinin ağır olacağını söylemişlerdir. Neticeye gelelim: Sorumluluk yüklenmiş olanlarımızın en dikkat edeceği konulardan biri, unutma konusudur. Bakılması caiz olmayan şeylere bakmanın, unutkanlık vereceği hadis-i şeriflerle sabittir. Gözlerin zinasının, kasıtlı olarak bakılması yasaklanmış olan şeylere bakmak olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Vakıflarda, derneklerde veya topluma hizmet etmek için kurulmuş tüm kurumlarda bulunan sorumlu kardeşlerimizin bu konuyu bir daha gözden geçirmelerini ve sorumluluk getiren unutkanlıklara son verilmesini önemle istirham ediyoruz. Konuyu basit veya cami minberlerine tahsis edilmiş hutbe gibi ele almak yerine, hizmet bağlantılı unutmanın ahret sorumluluğunu idrak ederek düşünmek daha yerinde bir hareket olur inancındayız. Selam ve sevgilerimizle cumanızı tebrik ediyoruz.

yeniakit

Bu yazı toplam 1128 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim