• BIST 102.590
  • Altın 276,049
  • Dolar 5,7165
  • Euro 6,2917
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Konya 10 °C
  • Antalya 21 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Erzurum 12 °C
  • İzmir 16 °C
  • Rize 17 °C

Mehmet Ocaktan: Artık Hukukun Üstünlüğünden Söz Edilemez

Mehmet Ocaktan: Artık Hukukun Üstünlüğünden Söz Edilemez
Eski AKP milletvekili Ocaktan: Artık hukukun üstünlüğünden söz etmenin çok da anlamlı olduğu kanaatinde değilim

Eski AKP Bursa Milletvekili ve Karar yazarı Mehmet Ocaktan, "Artık şu saatten sonra Türkiye ölçeğinde evrensel normlarda 'hukukun üstünlüğü'nden, 'kuvvetler ayrılığı'ndan söz etmenin çok da anlamlı olduğu kanaatinde olmadığını" söyledi. "Çünkü yeni sistem, bu kavramlara göre işleme kabiliyetine sahip değildir" diyen Ocaktan, "Ayrıca ‘yerli’ ve ‘milli’ reflekslere ayarlı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini’nin, evrensel ölçekte değer ifade eden kavramlarla bir işleyiş mekanizması oluşturmasını beklemek hakkaniyetli bir tutum olmayacaktır" ifadesini kullandı. 

"Adli yıl açılışında verilen mesajlar da gösteriyor ki, Türkiye yeni sistemle birlikte evrensel normlara ihtiyaç duymayan kendine has yargısal bir mekanizma oluşturmayı deneyecektir" diyen Ocaktan'ın "Evrensel değil sadece bize has kuvvetler ayrılığı..." başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle: 

Beştepe’deki yeni adli yıl açılış töreninde yapılan konuşmalar, Türkiye’nin yeni sistem kodlarını ve dolayısıyla yargısal fotoğrafını doğru okuyabilmek açısından son derece istikamet verici oldu. Törende konuşan Yargıtay başkanı İsmail Rüştü Cirit, AB’nin Türkiye raporunda yer alan yargı sistemimizle ilgili eleştirilerine o kadar öfkelenmiş ki “AB’nin raporu değersiz bir kağıt parçasıdır” diyerek adeta Avrupa’ya meydan okudu. Açıkçası bu tavır hiç şaşırtıcı değil, zira geçmişte de özgür dünyadan gelen hukuk ve demokrasi eleştirilerine de aynen bu tür tepkilerle karşılık veriyorduk. Yani şimdi de geleneğimizin icaplarını yerine getiriyoruz....

a göre Yargıtay Başkanı’nın konuşmasındaki en dikkat çekici cümlesi  şuydu: “Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesiyle birlikte parlamenter sistemden farklı bir kuvvetler ayrılığı gündeme gelmiştir.” Evet meselenin özü budur, aslında başkan da Avrupa’ya meydan okurken mealen demek istiyor ki; bizi evrensel hukuk normlarına göre eleştiremezsiniz, çünkü biz kendi kimliğimize, kültürümüze göre yeni bir sistem inşa ettik ve bu sistemde her şey tıkır tıkır işliyor.

Nitekim Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da yeni sistemde “kuvvetler ayrılığı”ilkesinin nasıl anlaşılması gerektiğini, daha doğrusu bu prensibin hangi kriterlere göre işleyeceğini en net haliyle anlattı: “Her toplum ve devlet, kuvvetler ayrılığı ilkesini, kendi serencamına uygun şekilde hayata geçirmektedir. Dolayısıyla, dünyada tek ve değişmez bir kuvvetler ayrılığı, demokrasi, cumhuriyet, hukuk devleti uygulamasından bahsedilemez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu tanımından çıkarak ifade etmek gerekirse, demokrasiyi de evrensel tanımına göre değil, Türkiye’nin kendi kriterlerine göre anlamamız gerekiyor.

Beştepe’de verilen mesajlar, yargı ve yürütmenin tam bir uyum ve birliktelik içinde nasıl çalışması gerektiğini gösteren çok dikkat çekici bir fotoğrafı ortaya çıkardı. Bir başka deyişle bir bakıma “kuvvetler birliği”ne giden sürecin fotoğrafı da diyebiliriz buna...

Aslında “Türkiye’ye has demokrasi” ve “milli kuvvetler ayrılığı”nın en doğru tarifini Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu yaptı: “Bizim için, vatan söz konusu ise gerisi teferruattır.”

Artık şu saatten sonra Türkiye ölçeğinde evrensel normlarda “hukukun üstünlüğü”nden, “kuvvetler ayrılığı”ndan söz etmenin çok da anlamlı olduğu kanaatinde değilim. Çünkü yeni sistem, bu kavramlara göre işleme kabiliyetine sahip değildir. Ayrıca ‘yerli’ ve ‘milli’ reflekslere ayarlı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini’nin, evrensel ölçekte değer ifade eden kavramlarla bir işleyiş mekanizması oluşturmasını beklemek hakkaniyetli bir tutum olmayacaktır. Adli yıl açılışında verilen mesajlar da gösteriyor ki, Türkiye yeni sistemle birlikte evrensel normlara ihtiyaç duymayan kendine has yargısal bir mekanizma oluşturmayı deneyecektir.

Açıkçası, dünyada hiçbir benzeri bulunmayan böylesi bir adalet sistemini oluşturmak ne ölçüde imkan dahilindedir doğrusu şimdiden kestirmek mümkün değil, ancak bu sistemde evrensel hukuk normlarına da zaten ihtiyaç yok.

Muhtemelen işin başında yeni Cumhurbaşkanlığı sistemini tasarlayanlar, modern hukuk sistemlerine ihtiyaç hissedilmeyecek bir yargısal modeli öngördüler ve şimdi bu model adım adım hayata geçiriliyor. Rasyonel olarak değerlendirildiğinde modern hukuk sistemlerinin böylesine geliştiği, kavramsal ve yapısal anlamda zenginleştiği bir dünyada eşyanın tabiatına aykırı bir şekilde ileriye değil, geriye doğru bir gidişin başarı üretme şansı olamaz.

Ama hemen belirtelim ki bu sisteme inananlar, onu tasarlayanlar belki de dünyanın bugüne kadar keşfedemediği bir bilgiye sahipler ve kim bilir belki de başarırlar!..

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yezidi Nefs, Huseyni Ruh09 Eylül 2019 Pazartesi 13:38
  • Mehmet Metiner'den Partisine Eleştiri05 Eylül 2019 Perşembe 14:00
  • Hutbede Kimden Bahsedelim?05 Eylül 2019 Perşembe 13:30
  • "Yeni Müslüm Gündüzler ve Fadime Şahinler Devreye Sokuluyor"04 Eylül 2019 Çarşamba 14:25
  • Mehmet Ocaktan: Artık Hukukun Üstünlüğünden Söz Edilemez04 Eylül 2019 Çarşamba 14:18
  • Muharrem “Haram ay”dır!31 Ağustos 2019 Cumartesi 12:17
  • Fehmi Koru’dan Davutoğlu Eleştirisi26 Ağustos 2019 Pazartesi 16:12
  • Mehmet Göktaş, HDP’li Belediyelere Kayyum Atanmasını Yorumladı20 Ağustos 2019 Salı 14:16
  • Metiner: Karşı Cenah Boşuna Heveslenmesin17 Ağustos 2019 Cumartesi 14:23
  • Arap-İslam NATO’su Bataklığa Gömüldü13 Ağustos 2019 Salı 15:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim