• BIST 117.522
  • Altın 161,931
  • Dolar 3,7875
  • Euro 4,6596
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Konya 9 °C
  • Antalya 12 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Erzurum -5 °C
  • İzmir 8 °C
  • Rize 10 °C

'Ev alana vatandaşlık'

Hakan Albayrak

Ekonomide ciddi meydan okumalarla karşı karşıya olan Türkiye, yabancı sermayeyi cezbetmek için yeni yollar arıyor.

Türk Vatandaşlığı Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan son değişiklik, bu amaca matuf.

Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanan mevzuat değişikliğine göre, ekonomimize aşağıdaki katkılardan birini sunan yabancılara Türk vatandaşlığı verile(bile)cek:

1-Tükiye’de en az 1 milyon dolar tutarında gayrimenkulü üç sene satılmaması şartıyla satın alanlar

2-Türkiye’de en az 2 milyon dolar tutarında sabit sermaye yatırımı yapanlar

3-Türkiye’de en az 3 milyon dolar tutarında mevduatı üç yıl tutmak şartıyla bankaya yatıranlar

4-Türkiye’de en az 3 milyon dolar tutarında devlet borçlanma araçlarını üç yıl tutmak şartıyla satın alanlar

5-Türkiye’de en az 100 kişi istihdam edenler

Muhakkak ki üzerinde uzun uzun düşünülmüş ve tartışılmıştır, ama bu paketin bir kere daha gözden geçirilmesinde fayda olsa gerek.

Şartlar biraz ağır sanki…

Şu veya bu sebeple mezkûr şartlardan birini yerine getirerek Türk vatandaşlığını kazanmak isteyenler muhakkak çıkacaktır; fakat bunların sayısı sadra şifa mesabesinin altında kalabilir.

***

Alman N24 Televizyonu’na göre;

Avrupa Birliği (AB) üyesi olan Kıbrıs Rum Kesimi, 3 milyon avroluk yatırım karşılığında vatandaşlık veriyor.

AB üyesi olan Malta bunu 1 milyon 150 bin avroluk yatırım karşılığında yapıyor.

AB üyesi olan Bulgaristan ise vatandaşlık vermek için sadece 500 bin avroluk yatırım istiyor.

Türk vatandaşlığını kazanma fikrine sıcak bakan Asyalı yahut Afrikalı bir yatırımcı, Türkiye’nin ileri sürdüğü şartları öğrenince “Aşağı yukarı aynı şartlarda ve hatta çok daha uygun şartlarda bir AB ülkesine kapak atmak dururken niye Türkiye’yi tercih edeyim ki?” diye düşünebilir.

Daha uygun şartlar sunmak lazım.

***

“Vatandaşlık için bundan aşağısı kurtarmaz” deniliyorsa; söz konusu yeni düzenlemeye ilaveten, ülkemize daha az ama yine de hatırı sayılı meblağda para getiren yabancılara uzun vadeli ikamet ve çalışma izni verilmesi düşünülebilir.

ABD’nin “Green Card”ı gibi bir şey…

Meselâ, bayrağımızın isminden mülhem “Alkart” yahut “Turkuazkart”.

Veya “Söğüt Girişimci Vizesi”.

Son genel seçimlerde AK Parti’den milletvekili aday adayı olan muhterem ağabeyim ve sevgili dostum Feridun Terzioğlu, partiye böyle bir proje sunmuştu.

Aday adaylığı sürecinde hazırladığı “2071 Vizyonu–Yeni Güç Yeni Türkiye” başlıklı broşürde demişti ki:

“İlk etapta, Türkiye’den asgari 100 bin dolarlık emlak satın alarak ve/veya Türkiye bankalarına asgari 100 bin dolar yatırarak Alkart veya Turkuazkart’a müracatta bulunacak kişiler içerisinde uygun görülenlere 5 yıl ikamet izni, bunu takiben çalışma izni verilmelidir…”

“Türkiye’de yeni iş sahası açacak ve istihdam oluşturacak göçmen girişimcilere özel tasarlanan Söğüt Girişimci Vizesi süratle uygulamaya konulmalıdır. Söğüt Girişimci Vizesi Programı ile Göçmen girişimcilere daimi ikamet statüsü verilecek ve yeni girişimci adaylarının ülkemizde işbirliği imkanlarına ulaşması sağlanacaktır…”

Çarpıcı bir örnek de vermişti Feridun Terzioğlu:

“İspanya, benzer yasayı, ikamet ve çalışma izinlerinde yaptığı iyileştirmeler ve teşvikler ile birlikte 2000’li yıllarda çıkartmış ve 2010 yılına kadar on yıl içerisinde yabancılara toplam 1 milyon 940 bin konut satarak 375 milyar dolar civarında gelir elde etmiştir. Dikkat çekici olan husus, İspanya’nın satışlarının yüzde yirmiden fazlasını Kuzey Afrika ve Arap ülkeleri vatandaşlarına gerçekleştirmiş olmasıdır.”

***

İspanya, ikamet izni vermek için en az 500 bin avroluk emlak almayı şart koşuyormuş…

“Öyleyse biz niye 100 bin dolara razı olalım?” diye sorulabilir.

Cevaba geçmeden evvel, Yunanistan’da bu meblağın 250 bin avro, Letonya’da ise 140 bin avro olduğunu belirtelim (Kaynak: N24)

Söz konusu üç ülke de Avrupa Birliği üyesi ve Schengen Bölgesi’nde yer alıyor.

Yani, Avrupa çapında vizesiz seyahat imkânı tanıyan devletlerle rekabet etmek durumundayız.

Türkiye’nin cazibeli yönleri çok, ama Schengen Ülkeleri ile rekabet edebilmek için bunlara ekonomik avantaj cazibesini de muhakkak ilave etmek gerekiyor.

karargazete

Bu yazı toplam 256 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim