Başörtüsü Eylemleri'nde Bu Hafta(FOTO)

Başörtüsü Eylemleri'nde Bu Hafta(FOTO)

Sakarya'da 416., Kocaeli'de 437.,

SAGİR Amerikan Müdahalesine Karşı Çıktı

Sakarya Adalet Girişimi, 416. hafta eyleminde Suriye'ye Amerikan müdahalesinin kaosu derinleştireceğini belirterek, Türkiye'nin bu müdahalesinin bir parçası olmamasını istedi

Sakarya Adalet Girişimi 416. hafta adalet ve özgürlükler eyleminde Suriye'ye yapılması planlanan Amerikan müdahalesine karşı çıktı. SAGİR adına Sakarya Dayanışma Derneği'nden Beytullah Önce'nin okuduğu basın açıklamasında "Geçtiğimiz günlerde Suriye'de yaşanan ve her kim yaparsa yapsın açık şekilde tel'in ettiğimiz kimyasal saldırı, krizi yeni bir aşamaya taşımıştır. Üç yıldır halkın meşru taleplerini şiddet politikasıyla bastırmaya çalışan Suriye yönetimine karşı, Ortadoğu'yu "İsrail'in güvenliği" ekseninde dizayn etmek isteyen uluslararası güçler; şimdi de "kurtarıcı" rolüne soyunmuşlardır! Suriye'de akan kana yatırım yapan, son bir buçuk aydır ise Mısır'da darbeci katilleri hem yönden destekleyen ülkelerin, Suriye halkının esenliğini düşündüğüne kim inanır? ABD'nin başını çektiği ve maalesef Türkiye'nin de destek sözü verdiği koalisyon, Suriye'deki ateşi söndürmeyecek, bilakis körükleyecektir. Bu saldırıya karşı çıkmak, ilkesel bir duruşun devamı olmalıdır. Nasıl ki 10 yıl önce Irak'a Amerikan müdahalesine karşı çıkmak Saddam'ı desteklemek değilse, bugün Suriye'ye dönük bir müdahaleye karşı çıkmak da kesinlikle Esad'a destek değildir." dedi.

Basın açıklamasının devamında Türkiye'nin askeri müdahalenin bir parçası olmaması ve NATO gibi ittifaklardan çıkılarak bölgesel çözümlerin geliştirilmesi istendi. Açıklamayı okuyan Önce, "Suriye'de yaşanan acıların bir an önce sonlandırılması, halkın adil ve özgür bir sistem talebinin karşılanması şarttır. Fakat Afganistan, Irak ve Mısır tecrübeleri ortadayken, bunun ABD öncülüğündeki bir saldırıyla gerçekleşmeyeceği de çok açıktır. Böyle bir askeri müdahale, yalnızca krizi içinden çıkılmaz hale getirecektir. Tüm bölgenin barut fıçısına dönüştüğü bu vasatta, Türkiye'yi müdahalenin parçası haline getirmek de telafisi mümkün olmayacak bir hatadır! Türkiye Hükümeti, bu yanlışa ortak olan kararından bir an önce vazgeçmeli, acilen komşu ve bölge ülkeleriyle koordineli bir şekilde siyasi geçiş sürecine yönelmelidir. Tüm enerjisini, tarafları kesin bir ateşkese ve kalıcı bir çözüme zorlamak için kullanmalıdır. Aksi takdirde, sadece Suriye'nin değil hepimizin geleceği, zalimlerin ve emperyalistlerin güç ve çıkar mücadelesine bağlı kalacaktır." dedi.


Sakarya Adalet Girişimi 416. hafta basın açıklaması

Değerli basın mensupları, duyarlı Sakarya halkı;

8 yıldır her hafta yeni bir acıya şahit oluyor, derinleşen sorunlarımızın ve kanayan yaralarımızın üzüntüsünü birlikte paylaşıyoruz. Bugüne kadarki tüm açıklamalarımızda, her ne olursa olsun, yalnızca doğru bildiğimiz sözü yükseltmeye çalışıyoruz. Haktan, adaletten ve vicdandan yana bir tavır alıyor, Müslümanca şahitliğimizin gereğini yapmayı amaçlıyoruz.

Şüphesiz şahit olduğumuz günler, beraberine ağır sorumluluklar getiriyor. Ateş çemberine dönmüş bir coğrafyada, her sözün ve amelin önemi bir kat daha artırıyor. Irak'ta, Suriye'de ve bir süredir Mısır'da baş gösteren krizler, tüm taşları yerinden oynatırken; gün geçtikçe artan şiddet, on binlerce masumun hayatına mâl oluyor. İnsanlık tarihinin en kadim topraklarındaki çözümsüzlükler, şiddeti, ayrışmayı ve intikamı da beraberinde getirerek, gelecek nesillere kötü bir miras biriktiriyor!

Geçtiğimiz günlerde Suriye'de yaşanan ve her kim yaparsa yapsın açık şekilde tel'in ettiğimiz kimyasal saldırı, krizi yeni bir aşamaya taşımıştır. Üç yıldır halkın meşru taleplerini şiddet politikasıyla bastırmaya çalışan Suriye yönetimine karşı, Ortadoğu'yu "İsrail'in güvenliği" ekseninde dizayn etmek isteyen uluslararası güçler; şimdi de "kurtarıcı" rolüne soyunmuşlardır! Suriye'de akan kana yatırım yapan, son bir buçuk aydır ise Mısır'da darbeci katilleri hem yönden destekleyen ülkelerin, Suriye halkının esenliğini düşündüğüne kim inanır?

ABD'nin başını çektiği ve maalesef Türkiye'nin de destek sözü verdiği koalisyon, Suriye'deki ateşi söndürmeyecek, bilakis körükleyecektir. Bu saldırıya karşı çıkmak, ilkesel bir duruşun devamı olmalıdır. Nasıl ki 10 yıl önce Irak'a Amerikan müdahalesine karşı çıkmak Saddam'ı desteklemek değilse, bugün Suriye'ye dönük bir müdahaleye karşı çıkmak da kesinlikle Esad'a destek değildir.

Elbette Suriye'de yaşanan acıların bir an önce sonlandırılması, halkın adil ve özgür bir sistem talebinin karşılanması şarttır. Fakat Afganistan, Irak ve Mısır tecrübeleri ortadayken, bunun ABD öncülüğündeki bir saldırıyla gerçekleşmeyeceği de çok açıktır. Böyle bir askeri müdahale, yalnızca krizi içinden çıkılmaz hale getirecektir.

Tüm bölgenin barut fıçısına dönüştüğü bu vasatta, Türkiye'yi müdahalenin parçası haline getirmek de telafisi mümkün olmayacak bir hatadır! Türkiye Hükümeti, bu yanlışa ortak olan kararından bir an önce vazgeçmeli, acilen komşu ve bölge ülkeleriyle koordineli bir şekilde siyasi geçiş sürecine yönelmelidir. Tüm enerjisini, tarafları kesin bir ateşkese ve kalıcı bir çözüme zorlamak için kullanmalıdır. Aksi takdirde, sadece Suriye'nin değil hepimizin geleceği, zalimlerin ve emperyalistlerin güç ve çıkar mücadelesine bağlı kalacaktır.

Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği ya da Şangay Beşlisi gibi kirli ittifaklar ve bu ittifakların başını çeken güçler ile atılan her adım, yalnızca acıyı ve kanı çoğaltmaktadır. Artık buna bir son verilmesini istiyoruz. Bölge halklarının kurtuluşu ve esenliği için bölgesel çözümler geliştirilmelidir. Her yanımız NATO üsleriyle, füze rampalarıyla doluyken bunu başarmanın zor olduğunun farkındayız. Fakat bundan başka bir çıkar yol da kesinlikle yoktur!

Biz, hiçbir halkın zulüm görmesine, acı çekmesine razı değiliz.
Barışı, adaleti ve özgürlüğü bütün halklar için kayıtsız-şartsız istiyoruz.
Zalimlere boyun eğmediğimiz gibi, acılarımıza akbaba gibi saldıranlara da asla boyun eğmeyeceğiz!
Yaşasın vahdet, yaşasın kardeşlik, yaşasın dayanışma ve yaşasın direniş!

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ adına Sakarya Dayanışma Derneği

KATİL AMERİKA VE HAÇLILAR, İSLAM TOPRAKLARINDAN DEFOLUN.437.HAFTA
Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformunun 437.hafta basın açıklamasının konusu Suriye'ye yapılması düşünlen askeri müdahaleydi. Emperyalist haçlı güçlerin islam coğrafyasına müdahalesine tepki gösteren platform adına basın açıklamasını İnsan hakları savunucuları derneği Genel bşk. Yardımcısı Orhangazi Ergin yaptı. "ne Amerika, Ne Esad, Özgür Müslüman Suriye", "katil Amerika Ortadoğudan Defol" pankartları açıldı.

BASIN AÇIKLAMASI:
KOCAELİ İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU 9.YIL, 437.HAFTA BASIN AÇIKLAMASI
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI DERNEĞİ GENEL MERKEZİ- KOCAELİ- TÜRKİYE-
TÜRKİYE İNSANİ VE İSLAMİ İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI KOCAELİ
Değerli halkımız ve basın mensupları. Suriyeye batılı emperyalist güçlerin müdahelesinin eşiğndeyiz.Suriye'de halkından 100 bin kişiyi katleden Esad rejimi özgür Suriye ordusu ile savaşında bitip tükenmişken, sona gelmişken, bu aşamada Amerika ve haçlı kuvvetlerinin bu ülkeye yapacağı operasyon insani bir duyarlılıktan kaynaklanmamaktadır. Bosna'da ve Kosova örneklerinde olduğu gibi savaş kazanıldıktan sonra kurtarıcı rolünde piyasaya çıkan Amerika'nın amacı bu coğrafyalar da kendi çıkarlarına hizmet edecek yönetimler tesisi etmektir. Suriye pastasından pay kapmaktır. Ülkenin milli kaynaklarına savaş tazminatı olarak el koymaktır. Amerikan operasyonu, şüphesiz ki ümmetin hayrına değildir. Bu şer haçlı güçler Hiçbir zaman için ümmetin hayrını istemez kuyusunu kazarlar. Barış ve demokrasi getireceğiz diye girdikleri Afganistan ve Irak'ta yüz binlerce ölü, dul, yetim bıraktılar.
Katil Esad rejiminin bu durumu görüp, bir an evvel ülkenin yönetimini Müslüman halka devretmesi gerekir. Önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi konuşulan Amerikan müdahalesinde verdiği destekle, Esad'ın gitmesini, geciktiren İran ve Hizbullah en büyük suçludur. Esad'ın bu güne kadar ayakta kalmasını sağlayan bu destektir. İran'ın tutumu, olayları bu noktaya getirip leş kargalarının, akbabaların buraya üşüşmesine sebep olmuştur. İran ve Hizbullah katil Esad rejimine verdiği desteği derhal kesmelidir. Çünkü büyük şeytan Amerika'nın Suriye işgali ümmetin aleyhine olacaktır. Esad katili gitmeli, Suriye Müslümanları haçlı güçlerin müdahalesi olmadan, Müslüman halkın inançlarına, kuranı kerimin hükümlerine uygun bir yönetimi kendi aralarında tesis etmelidir.
Şer Haçlı güçler Orta doğu'da, Türkiye ve İran'ı da içine alacak savaş senaryolarını sahneye koymaktadırlar. Türkiye'deki Amerikan üstlerinin bu amaçla kullandırılması ve Türkiye'nin savaşa girmesi tarihi bir hata olacaktır. Elbetteki katil Esad'ın zulümleri kabul edilemez, fakat şurası muhakkak ki, Irak örneğinde olduğu gibi Amerikan işgali belki'de şu anki kayıpların 10 katı bir insan kaybına sebep olacaktır.
Haçlı güçler insan öldürülmesine bu kadar duyarlıydılar da, neden daha savaşın başında Suriye'ye müdahale etmediler. Kimyasal bomba kullanılmasına duyarlıysalar neden Gazze'de kullandığı fosfor bombasından sonra İsrail'e müdahale etmediler? Mısır'ın darbeci yönetimi halkından 7 bin kişiyi katletti, neden Mısır'a bir müdahale konuşulmuyor. Suriye'ye müdahale Haçlı ve Siyonist aleminin çirkin bir oyunudur. Şer güçlerin İran'a müdahalesi söz konusu olsa yine aynı tepkiyi verirdik. Tüm dünya Müslümanlarını ve halklarını haçlı şer güçlerin yapacağı müdahaleye tepki vermeye davet ediyor, basın açıklamamamıza katıldığınız için teşekkür ediyoruz.
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI DERNEĞİ