• BIST 1.212
  • Altın 483,430
  • Dolar 7,7847
  • Euro 9,2433
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Konya 12 °C
  • Antalya 18 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Erzurum 4 °C
  • İzmir 18 °C
  • Rize 15 °C

"Dindarların Yıllardır Hayalini Kurduğu Ve Gelmek İstediği Yer Burası Mıydı" ?

"Dindarların Yıllardır Hayalini Kurduğu Ve Gelmek İstediği Yer Burası Mıydı" ?
Karar yazarı Mehmet Ocaktan, İslami hissiyatın neredeyse bütün unsurlarının varoluşlarını siyasi hareketle izah eder ya da tercüme eder hale geldiğini vurguladığı yazısında, “İslami düşüncenin gelmek istediği yer burası mı?” diye sordu.

Karar yazarı Mehmet Ocaktan, İslami hissiyatın neredeyse bütün unsurlarının varoluşlarını siyasi hareketle izah eder ya da tercüme eder hale geldiğini vurguladığı yazısında, “İslami düşüncenin gelmek istediği yer burası mı?” diye sordu.

Yazının tamamı şu şekilde:

Uzun süredir çocukluğumdan beri içinde yer aldığım dindar camia ile ilgili içimde müthiş fırtınalar kopuyor. Günlerdir kafamın içinde sayısız sorular birbirini izliyor; her gün saatlerce masamın başında oturup “Nasıl bir dünyada yaşıyoruz, nereye gidiyoruz, dindarların yıllardır hayalini kurduğu ve gelmek istediği yer burası mıydı?” gibi sorularla, yaşadığımız dönemsel savrulmalardan bir çıkış yolu bulmaya çalışıyorum.

İslami camianın bu ülkede en zor günlerde bile nasıl bir mücadele verdiğini dikkatle izlediğimizde, bu yürüyüşün arkasında hem İslami literatür hem de entelektüel açıdan zengin bir birikim olduğunu rahatlıkla görürüz.

Kökleri dört halife döneminin berrak aydınlığına dayanan ve yüzyıllar içinde şekillenen İslam kültürünün birikimiyle beslenen İslami düşünce Cumhuriyet döneminin ilk yıllarındaki kırılmalara ve savrulmalara rağmen, son yıllara kadar derinliğini muhafaza etmeyi başarmıştır.

***

Özellikle baskı dönemlerinde mecburen kendi kabuğuna çekilmiş, toplumsal hayatta görünürlüğünü en alt seviyeye indirmek zorunda kalmış ama özündeki dinamizmi asla kaybetmemiştir.

Modern zamanların tacizlerine rağmen İslami düşünce, İslâm’ın varoluşsal gerçekliğini dikkate alan ve asla sefilliğe prim vermeyen güçlü bir ilkesellik temeline dayanmayı başarmıştır. Daha açık bir ifade ile İslami gerçeklerle temellendirilen bu hareket, sağlam bir dünya bilgisiyle de bütünleştirilerek hayallere kapılmadan hep bir medeniyet tasavvuru içinde oldu.

Ancak bu hareket ne yazık ki günümüzde aktüelleşip, sıradanlaşmak gibi bir tehlike ile karşı karşıyadır. Elbette günümüzün İslami düşünce hareketlerinin de mevcut siyasal hareketlerle zaman zaman kesiştiği, zaman zaman da ayrıştığı noktalar olacaktır. Zaten düşünce hareketlerinin tarihsel süreç içindeki seyri de hep bu minval üzere olmuştur.

Ama günümüzde durum farklıdır. İslami hissiyatın neredeyse bütün unsurları varoluşlarını siyasi hareketle izah eder ya da tercüme eder hale gelmiş bulunuyor. Kabul etmek gerekiyor ki bu yeni şekillenmenin İslami düşünceye maliyeti çok ağır olmaktadır. Hiç uzağa gitmeye gerek yok, 1970’li-80’li yıllarda bu ülkede İslami düşünce ikliminden beslenen yazarlar, şairler, romancılar, hikayeciler kendi başlarına bir varlık ifade etmelerinin yanında, aynı zamanda güçlü bir düşünce dinamizmine sahiptiler.

***

Maalesef bugün yazarlarımız, aydınlarımız kendilerini sadece siyasetle tanımlar hale geldiler. Bu yüzden de bırakın entelektüel bir bağımsızlığı, kendi başına bir kalite ifade eden sanatçılarımız, edebiyatçılarımız sessiz sedasız köşelerine çekiliverdiler.

Ve doğal olarak kalite ülkemizi terk etti, meydan sadece süfli işlerle uğraşan hokkabazlara ve madrabazlara kaldı. Düşünün, ülkenin bekasının uçurumun kenarından döndüğü, demokrasi mücadelemizin simgesi olan 15 Temmuz’un destanını bile yazamadık, yıllarca sürecek bir beste yapamadık. Çünkü büyük destanları, büyük besteleri ancak büyük sanatçılar gerçekleştirebilir. Ne yazık ki her şeyin siyasetin penceresinden değerlendirildiği bir iklimde büyük sanatçılar, büyük edebiyatçılar yetişmiyor. Peki, İslami düşüncenin gelmek istediği yer burası mıydı?

Kısaca ifade etmek gerekirse, İslâmi hissiyatın yeni bir medeniyet inşasında seferber edilebilmesi için dini, kültürel ve entelektüel köklere dayalı bir düşünce dinamizmine şiddetle ihtiyaç bulunmaktadır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Atasoy Müftüoğlu Röportajı05 Ekim 2020 Pazartesi 15:06
  • Şapka Köylüye, Atatürk İslamcılara Kaldı17 Eylül 2020 Perşembe 10:32
  • "Troller, Tetikçiler, Provokatörler"13 Eylül 2020 Pazar 14:56
  • Kabe İmamının Arkasında Namaza Durmak Caiz mi?12 Eylül 2020 Cumartesi 17:10
  • Doğu Türkistan Neden Göz Ardı Edilir?09 Eylül 2020 Çarşamba 17:45
  • Dilipak'dan Korona İddiası01 Eylül 2020 Salı 15:26
  • Mücadeleci Bir Kalem: Şule Yüksel Şenler27 Ağustos 2020 Perşembe 13:39
  • Gaz Fiyatında İndirim27 Ağustos 2020 Perşembe 10:17
  • Ali Bulaç: Tek Taraflı Beyan Üzerine Hüküm Verme26 Ağustos 2020 Çarşamba 16:00
  • Geleceği Gören Şehid: Seyyid Kutub26 Ağustos 2020 Çarşamba 13:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim