• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Konya 16 °C
  • Antalya 24 °C
  • Diyarbakır 21 °C
  • Erzurum 11 °C
  • İzmir 25 °C
  • Rize 17 °C

Zulüm Fırsat Olmamalı

Ahmet Varol

 

Zalimler mazlumların önünü kapatırken birbirlerinin önlerini açıyorlar. Bu itibarla Suriye’de Baas zulmünün siyonist zulüm karşısında bir direniş hattı oluşturduğunu ileri sürmek son derece saçmadır. Tam aksine Baas’ın kendi vatandaşlarına lâyık gördüğü zulüm ve vahşet yahut Sisi cuntasının uygulamaları, siyonist katillerin Filistinli mazlumlara yönelik şiddeti artırmalarına gerekçe oluşturuyor. Aynı zamanda bir taraftaki canavarların zulüm ve şiddetin dozajını artırmaları o bölgede bir dumanlı hava oluşturduğu için dikkatleri üzerine çekiyor. Bu da diğer tarafta birtakım sinsi oyunlar çevirmek için fırsat kollayan canavarların beklediği şartların oluşmasına yol açıyor. O yüzden bir yerdeki zulmün başka bir yerde farklı bir zulme fırsat olmaması için dumanlı havadan istifade etmek isteyenlerin zulüm uygulamalarının ve karanlık oyunlarının gözden kaçmaması gerekir.

Son dönemde özellikle Müslüman halkların dikkatlerinin Suriye ve Mısır’daki zulüm rejimlerinin baskılarına, zulüm uygulamalarına ve katliamlarına yönelmesini, buralardaki gelişmeler üzerinde yoğunlaşmasını fırsat olarak değerlendirmeye çalışan siyonist işgal devleti bir yandan Gazze üzerindeki ambargo ve ablukayı daha da şiddetlendirirken bir yandan da Mescidi Aksa’nın geleceğini tehdit eden son derece tehlikeli planlarını hayata geçirme çabalarını artırdığı gibi gerek Kudüs’te gerekse Batı Yaka bölgesinde yahudileştirme faaliyetlerini de hızlandırdı. Gazze’yi iyice kıskaca alma çabalarında da bütün gücüyle desteklediği Mısır’daki Sisi cuntasından en üst düzeyde istifade ediyor.

Öte yandan Suriye’deki zulümden daha önce oraya iltica etmiş Filistinlilerin çok yüksek düzeyde etkilenmeleri ve büyük zarar görmeleri de işgalci siyonistleri son derece memnun etmiş durumda. Baas diktası Filistinli mültecilerden, kendi zulüm rejiminin ayakta kalması için aynen Şebbiha çeteleri gibi çeteler oluşturarak kendi cephesinde çarpışmalarını istemişti. Onlar bunu yapmayınca da direnişçileri mülteci kamplarında barındırdıkları iddiasına başvurarak hemen hemen bütün mülteci kamplarını yoğun kuşatmaya aldı ve bazen sıkça bazen aralıklı bir şekilde saldırılar gerçekleştirdi. Saldırılarda binlerce Filistinli hayatını kaybetti. Kamplardan çıkabilenlerin de çoğunluğu bir daha geri dönmeyerek başka ülkelere sığınmaya çalıştı. Avrupa ülkelerine gidebilmek için ümit teknelerine binen Filistinlilerden yüzlercesi bindikleri teknelerin Akdeniz sularında batması sonucu hayatlarını kaybetti.

İşte bu gerçeklerin dikkatlerden kaçmaması, Suriye ve Mısır’daki zulüm, şiddet ve katliamların diğer yanda Filistin’deki siyonist işgalin sinsi oyunlarının önünü açmaması, Müslüman halkların dikkatlerinin bir yöne çekilmesinin ümmetin bir temel meselesi olan Filistin’de işgalcinin kirli planlarını hayata geçirmesine fırsat vermemesi için Filistin Dayanışma Derneği tarafından “Filistin ümmetin davası” sloganıyla bir bilgilendirme kampanyası başlatılmış.

Kampanyanın amacı özellikle Gazze’ye uygulanan ablukanın Mısır cuntasının da desteğiyle aşırı derecede şiddetlendirildiği ve insanların hasta çocuklarını dışarı çıkarmayı bırakın onların tedavisinde ihtiyaç duydukları ilaçları temin etmekte bile büyük zorluklar çektikleri, bu arada Filistin davasının kalbi niteliğindeki Mescidi Aksa’yı kademeli bir şekilde yahudi mabedine dönüştürmeyi amaçlayan planların hayata geçirilmesi için daha cüretkâr adımlar atıldığı, aynı zamanda bu mabedin her taraftan yahudi kuşatmasına alınması amacıyla yahudi yerleşim merkezleri inşasının, bu amaçla toprak gaspı işlemlerinin iyice hızlandırıldığı, Suriye’deki zulmün de sığınacak bir yer bile bulamayan Filistinli mültecileri iyice perişan duruma düşürdüğü gerçeklerinin gündeme getirilmesine önayak olmak. Bu arada genelde Filistin meselesine bakış açısını belirleyen birtakım değerler ve kavramlarla ilgili bilgilendirmeler yapılması planlanıyor.

Maksat elbetteki sadece bu gerçeklerin konuşulması ve yazılması suretiyle bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri yürütülmesi değil. Aynı zamanda bilginin bir aktivasyona dönüşmesi, siyasi ve diplomatik alana taşınması böylece işgalcinin sinsi planlarının ve kirli oyunlarının önüne geçilmesi için birtakım faaliyetler gerçekleştirilmesine öncülük edilmesi amaçlanıyor.

yeniakit

 

Bu yazı toplam 416 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim