• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Konya 18 °C
  • Antalya 20 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Erzurum 7 °C
  • İzmir 22 °C
  • Rize 11 °C

Zulmün Ekonomik Sultası Çöküşte

Ahmet Varol

 

ABD’de ekonomik problemin aşılması için ülkedeki siyasi kanatlar arasında ittifak sağlandığı açıklandı. Fakat bizim gördüğümüz kadarıyla bu kalıcı çözüm değil geçici rahatlama planına dayanıyor. Bu yönüyle Sovyetler Birliği’nin dağılma merhalesinde gündeme getirdiği Glastnost ve Perestroika (Açıklık ve Yeniden Yapılanma) planına benziyor. Bu, aslında büyük sarsıntının önüne geçme amacıyla geliştirilmiş yumuşak geçiş planıydı. Ama amacına ulaşması ve toplum psikolojisi açısından tesir gösterebilmesi için Sovyet cephesinin karşı karşıya olduğu sorunların aşılmasında önemli bir çözüm formülü olarak lanse edilmişti.

ABD’deki ekonomik krizin aşılması için sağlanan siyasi ittifakın farklı yönleriyle değerlendirilmesi mümkündür. Fakat yaşadığımız dönemde ABD’nin maruz kaldığı ekonomik krizin İslâm dünyasındaki dikta rejimlerine ve özellikle Mısır’daki askerî cuntaya nasıl yansıyabileceği üzerinde fikir yürütmek gerekiyor.

Bilindiği üzere Gorbaçov’un perestroikası aynı zamanda sosyalist dikta rejimlerine; “biz kendi derdimizle meşgulüz, herkes başının çaresine baksın!” mesajı içeriyordu. Bu rejimlerin baskı uygulamalarından bıkmış olan halklar ise onlardan bir an önce kurtulmak istiyordu. Arkalarındaki Sovyet desteğinin çekilmesinden sonra bu rejimler sallanmaya başladı. Sallantıyı fark eden halklar da artık onlardan kurtulmak için harekete geçtiler. Birinin çökmesi diğerlerine karşı harekete geçmek isteyen halkları da cesaretlendirdi ve rejimler domino taşları gibi dökülmeye başladılar. Öyle ki normalde Sovyet desteğine dayanmadığı düşünülen ve halkını demir yumruk altında tutmaya devam eden Arnavutluk diktası bile çalkantıdan etkilenerek çöktü.

Bugün ABD emperyalizmi her ne kadar uzaktan kumandalı dikta rejimlerine ekonomik desteğini sürdürüyor görünse de bir yandan da “biz kendi derdimizle meşgulüz, herkes başının çaresine baksın!” anlamına gelebilecek mesajlarını da dolaylı yollardan vermeye başladığı inkâr edilemez. Tahmin ediyoruz önümüzdeki dönemde bu konudaki tavırlarını biraz daha açık bir üslupla yansıtma ihtiyacı duyacaktır.

Bu konudaki tavrı Mısır cuntasına olan ekonomik desteğinde daha belirgin bir şekilde kendini gösteriyor. Fakat bu tavrını açıktan değil bölgedeki dikta rejimlerini cuntaya yardım ve desteklerini artırmaya zorlamak suretiyle belli etti. Fakat cuntanın kendi içinde yaşadığı sıkıntıları aşmasında dış güçlerin sağladığı desteğin belli bir süreden sonra yetersiz kalacağı olayları izleyen yorumcular tarafından dile getiriliyor. Çünkü bu rejimlerin aynı zamanda kendi halklarından gelebilecek tepkilere karşı yakın gelecekte bir yeniden yapılanma planını devreye sokma ve bunun için ellerindeki ekonomik birikimin bir kısmını kendilerine saklama ihtiyacı duyacakları tahmin ediliyor.

Meşruiyeti Desteklemek İçin Ulusal Koalisyon, “Darbenin Yüz Gününün Durum Değerlendirmesi Cuması” adını verdiği son Cuma eylemi münasebetiyle yayınladığı raporda askerî cuntanın ekonomik çöküşü rakamlarla ortaya konmaya çalışıldı.

Raporda darbenin neden olduğu çalkantı yüzünden yabancı sermayenin ülkeden büyük ölçüde çekilmesi sebebiyle birçok fabrikanın durduğuna dikkat çekiliyor. Mursi döneminde ise yaşanan siyasi çalkantılara rağmen buralarda çalışmanın devam ettiği hatırlatılıyor.

Mısır ekonomisinin can damarı sayılan turizm sektörünün cunta döneminde tamamen komaya girdiğinin vurgulandığı raporda bu sektörde aktif olarak çalışmaya devam edebilenlerin oranının % 10-15’e kadar düştüğü ve beş uluslararası hava yolu firmasının Mısır seferlerini dondurduğu, sürdürenlerin de boş uçaklarla gidip geldikleri ifade ediliyor.

Bu arada Mursi döneminde 36 milyar dolar olan dış borcun cuntanın yüz gününde 45 milyar dolara çıktığına dikkat çekiliyor. Dış borçların bu kadar artmasının sebebi bölgedeki dikta rejimlerinin cuntanın kontrolü sağlaması için kesenin ağzını fazla açmaları. Ama rakamların böylesine artmasının ister istemez geri ödeme sıkıntısını da beraberinde getireceği düşünülecek ve borç temininde sıkıntı dönemi başlayacaktır.

Meşruiyeti Desteklemek İçin Ulusal Koalisyon’un raporunda halkın cuntaya karşı kararlılığından geri adım atmayacağı ve sivil direnişin kesintisiz bir şekilde sürdürüleceği hatırlatılıyor.

yeniakit

 

Bu yazı toplam 492 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim