Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Yusuf misali

Herkes bundan sonrasını merak ediyor. Ne olacak.. Korkular umutlara baskın.. Nefret sevgiden büyük. Öfke merhameti boğuyor.

Ben ötekilere akıl vermek yerine kendi içimize bakmaktan yanayım.. Sabırlı ve merhametli olacağız. Birilerine olan düşmanlığımız bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevketmeyecek. Zalim babamız da olsa, mazlum düşmanımız da olsa. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı olacağız. Kuyudaki Yusuf gibi olacağız.

“Bizi öldürmeye gelenler, bizde dirilsin” diyeceğiz. Taif’e giden peygamberin ayak izlerinden yürüyeceğiz. Yusuf’un kardeşlerine söylediği gibi söyleyeceğiz. Yoksa bu savaşı kazanamayız.

Batılılar kendi yaptıklarını unutmuş gözüküyor, kendi tuzaklarına düşürdükleri, yoldan çıkmış sapkın birilerinin yaptıklarından yola çıkarak bütün Müslümanları suçlama çabasındalar. Dün Kızılderililere, kara derililere yaptıkları ortada. Bugün hâlâ Mali’de ya da Nijerya’da, Çad’da yaşananlar ortada iken, hatta Filistin’de, Suriye’de yaşananların, Irak’ta yaşananların arkasındaki karanlık yüzlerin kim oldukları tek tek ortaya dökülürken birileri hâlâ Müslümanları suçlamaya devam edemez.

Darbeye darbe, darbeciye darbeci diyemeyen kim. “Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir” diyen kim.. Paralel devleti kim bela etti Türkiye’nin, İslam ülkelerinin başına, terör örgütlerini kim destekledi, korudu.. Bayan Mitterand kimlerle beraberdi.. Fehriye Erdal nereye sığındı. Kimlerden himaye gördü. Derin devlet neyin nesi idi. Darbelerin arkasında kim vardı. Gezinin arkasında kimler vardı. Soğuk savaş kimin eseri idi..

Bu soruların cevabını biliyoruz. Onların, medya, mafya, sermaye, siyaset, bürokrasi, STK içindeki uzantılarını, tetikçilerini de.. Soğuk savaşın savaşan taraflarının arkasında bunlar vardı. Sağ-sol, Alevi-Sünni diye aynı ülkenin çocuklarını birbirine kırdırdılar.. Aynı ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine servet ve iktidar ürettiler.

Tamam, şeytanın varlığı bizim günah işlememizin bahanesi olamaz.. Aklımızı kullanıp bu tuzaklara düşmeyecek, düşenleri de kurtarmaya çalışacağız.

Dün sağ-sol diye birbirine kurşun sıkanlar, nasıl öyle Ergenekon kardeşliğinde buluşuverdiler bir anda.. Dün 28 Şubat günlerinde DİSK ve TİSK aynı safta buluşmuştu. Paralel yapıyı, malum sermayeyi, Beyaz Türkleri de kattılar saflarına. Şeriatçı, Liberal, Sosyalist PKK saflarında mevzilendi kimileri.. 

Her şey bütün çıplaklığı ile ortada.. Birileri bu durumdan rahatsız. Hayır diyebilen bir Türkiye istemiyorlar.. Bu milletin kendi inanç, tarih ve geleneği ile kucaklaşmasını istemiyor birileri..

Paris’i çağdaş uygarlığın kıblesi olarak görenler, son Paris saldırısı karşısında Fransız hükümetinin aldığı kararlara ses çıkartmazken, yıllardır terörle mücadele eden Türkiye’nin terörle mücadelesini engellemeye çalışıyorlar.. Yahu Paris’in en kenar mahallesi büyüklüğündeki bir ilçede yapılan tek bir aramada 1300 uzun namlulu silah bulunuyor ve yüzlerce kilo patlayıcı ele geçiriliyor. Bunun onda biri tüm Paris’te ele geçse Fransız hükümeti ne yapar acaba..

Emekli CIA elemanları, emekli MI5 elemanları, Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Yemen’de yaşananlar sebebi ile bölge halklarını değil kendi yöneticilerini suçlarken bizim Fransızlar, Fransa’daki Fransızlardan daha Fransız.

Öfke akıllarını zail etmiş sanki bunların. Gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar, kalpleri var hissetmiyorlar. Ama biz sabırla yolumuza devam edeceğiz.. Onlar bir söz dinlemez, anlamaz, hırçın tavırları ile keskin sirke hesabı kendilerine zarar veriyorlar.. İnşallah bir gün onlar da anlayacaklar gerçekleri.. Biz “Onlar cahildirler, bilmiyorlar” diyeceğiz..

Dün Kahramanmaraşta’ydık Ahmet Taşgetiren ile birlikte. Kitap fuarının şeref konuğu idik.  Şimdi yeniden kitaba dönme zamanı. Hatırlıyorum da 70’li yıllarda Abdurrahim Karakoç’un dizeleri ile “kör dünyanın göbeğine hak yol İslam yazacağız” diye slogan atardık. Sakarya şiirini okurduk Necip Fazıl’ın..

Şimdi poetika ile politikayı buluşturma zamanı.

Biz, alemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygamber’in ümmetiyiz. Düne göre önemli bir mesafe katettik, ama henüz gideceğimiz yolun başındayız.

Selam ve dua ile..

yeniakit

Bu yazı toplam 1284 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar