• BIST 89.764
  • Altın 145,477
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Konya 7 °C
  • Antalya 12 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Erzurum -4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Rize 5 °C

Yeniden Yıkımın da Önü Kesilmeli

Ahmet Varol

Bugün siyonist işgalcilerin adeta bir deprem sarsıntısı gibi sarsıntıya maruz bıraktıkları Gazze’nin yeniden imarı konuşulurken zihinlerde de önemli bir soru var: Siyonist tehdit karşısında güvenceye alınamamış ve yeniden yıkıma açık bir yeniden imar Gazze’nin karşı karşıya olduğu soruna kalıcı çözüm getirecek mi? 

Gazze’nin yeniden imarını konuşmak için Kahire’de toplanan, bu amaçla önemli yardım vaatleri alan küresel ve bölgesel güçler, saldırı yüzünden evsiz kalan insanları acilen birer barınağa kavuşturma amaçlı geçici çözümleri gündemlerine almadılar. Hayata geçirilmesi epey zaman alacağı tahmin edilen, bu süre için de evsiz kalanların karşı karşıya olduğu problemleri aşma amaçlı acil formülleri gündemine almayan koordinasyonun üreteceği kalıcı çözüm formülleri karşısında da siyonist işgalcinin yeniden yıkım tehdidi ortadan kaldırılmış değil. Kaldırılması için de herhangi bir girişimde bulunulmasına ihtiyaç duyulmuyor. 

İşgalci siyonist de yeniden imar projesi için yapılacak yardımlarda, silah ve tünel yapımında kullanılması mümkün malzemelerin sokulmasına izin verilmemesini, bunun için sıkı bir denetim olmasını istiyor. Dün saldırı ve yıkım aşamasında saldıranların tarafında duran güçlerin Kahire’deki toplantıya katılmalarının asıl amacı da zaten işgalcinin bu talebinin yerine getirilmesini sağlamak. Göstermelik yardım vaatlerini de bu amaçlarının üstünü örtmek için maske olarak kullanıyorlar. 

İşgalcinin bu talebinin yerine getirilmesi iki anlam taşıyor: Birinci olarak Gazze’ye uygulanan ablukanın tam olarak kaldırılmaması ve bölgenin en azından bir ekonomik özerkliğe kavuşturulmasına fırsat verilmemesi. İkinci olarak da siyonist işgalcinin varlığını sürdürmesinden kaynaklanan yeniden yıkım tehdidi karşısında Filistin tarafının caydırıcı gücünü geliştirmesine engel olunması. 

Kahire’deki toplantıyı organize eden küresel ve bölgesel güçlerin işgalci siyonisti, bölgeye yönelik tehditlerinden vazgeçmeye zorlamak ve yeniden imar projesinin geleceğini güvenceye almak için herhangi bir girişimde bulunmadığı dikkate alınırsa Filistin direnişinin caydırıcı gücünü geliştirmesinin önemi daha çok ortaya çıkar. Filistinlilere karşı siyonist tehdit devam ettiği sürece Filistin halkına da savunma gücünü ve caydırıcı teknolojisini geliştirme hakkının tanınması gerekir. Eğer bu imkân sağlanırsa yeniden imar bir anlam kazanır. Aksi takdirde hayata geçirilecek proje her an yeniden yıkım tehdidine açık olacaktır. 

Yeniden imar konusundaki vaatlerin gerçekleşmesinin de ambargonun tamamen kalkmasına bağlı olduğu değişik vesilelerle dile getirildi. Ambargonun kalkmaması, Gazze’ye ekonomik güvence sağlanmaması, yeniden imar için gerekli ihtiyaç malzemelerini sokmada İsrail gümrüğüne mecbur kalınmaksızın doğrudan dünya piyasalarıyla irtibat imkânı sunacak yolların açılmaması durumunda imar faaliyetleri sürekli siyonist işgalcinin gümrük kapılarını kapatma tehdidiyle karşı karşıya kalacaktır. İşgalcinin de böyle bir avantajı projenin hayata geçirilmesini zorlaştırmak için adeta bir işkence aracı olarak kullanmaktan çekinmeyeceğini tahmin etmek zor değildir. Dolayısıyla bölgenin dünya piyasalarıyla doğrudan irtibata geçebilmesi ve yeniden imarda kullanılacak malzemeleri rahatça sokma imkânına kavuşması için büyük gemilerin yanaşmasına elverişli Gazze limanının bir an önce inşa edilmesi ve kullanıma açılması zorunludur. 

Kahire’de toplanan güçler bir yandan basite alınamayacak rakamlarla yardım vaatlerinde bulunurken diğer yandan o yardımların reel karşılığının olmasını sağlayacak yolların açılması özellikle Gazze limanının ve havaalanının inşa edilmesi için kapıları zorlamazlarsa samimiyetlerini ortaya koymuş olamazlar. 

İşgalci siyonist Kahire’deki toplantıya kendisinin çağrılmamasına güya tepki gösterdi. Aslında onun bu cüretkârlığı onca yıkım ve tahribattan dolayı cezalandırılması için hiçbir adım atılmamasından ileri geliyor. Gazze’yi imar iddiasındaki güçlerin, yıkımın asıl sorumlusunu yol açtığı tahribattan dolayı cezalandırmayıp kendi kasalarından ödeyecekleri paralarla onun çöpünü temizlemeye çalışmaları ya siyonist katil karşısındaki acziyetlerinden ya da onun cezalandırılmasına taraftar olmamalarından ileri gelir.

yeniakit

Bu yazı toplam 452 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim