• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya -3 °C
  • Antalya 15 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Erzurum -17 °C
  • İzmir 10 °C
  • Rize 8 °C

Yemen'de Yeni Dönem

Ahmet Varol

Yemen'de Yeni Dönem
 
Yemen'de Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih kendi sonunu kendi eliyle hazırladı. 3 Haziran Cuma günü yayınlanan "Yemen, Suriye, Libya, Bahreyn" başlıklı yazımızda da buna temas etmiştik.

Oysa Yemen Cumhurbaşkanının şimdiye kadar hileli seçimlerle sürdürdüğü iktidarının artık sonunun geldiğini ve diretmesinin kendisine zaman kazandırmayacağını tahmin etmesi gerekirdi. Bunu yapacağına Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) öncülüğünde hazırlanan ve Yemen muhalefetinin de ülkede daha fazla kan akmaması için bir çözüme gidilmesini sağlama amacıyla onayladığı anlaşmayı imzalasaydı en azından ülkesinde bir siyasi parti genel başkanı sıfatıyla, yargı önüne çıkarılmadan yaşama fırsatı elde edecekti. Ama o bu fırsatı değerlendirmeyip kontrolündeki silahlı gücün potansiyelini son bir kez deneme yoluna gitti. Oysa o kendini şarj etme özelliğini kaybetmekte olan bir aküyü kullanırken, karşısındakiler sürekli kendini şarj eden ve her geçen gün yeni bir pasif enerjiyi aktif enerjiye dönüştüren çok birimli mekanizmaya sahiplerdi. Dolayısıyla zikrettiğimiz yazıda da dile getirdiğimiz üzere KİK'nin sunduğu ittifakı reddettikten sonra Ali Abdullah Salih'in önünde sadece iki seçenek kalmıştı: Ya Tunus Cumhurbaşkanı gibi ülkesini terk edip sürgün hayatını kabul edecek, ya da Mısır Cumhurbaşkanı gibi ülkesinde kalarak hesap verecekti.

Sonuçta üst düzey adamlarıyla birlikte bir füzeye hedef olduğu sırada üzerine isabet eden şarapnel parçasıyla yaralanarak tedavi için ülkesi dışına çıkarıldı. Kendilerini kucaklayan, sahiplenen makam aynı olsa da belki uzaktan bakıldığında Yemen Cumhurbaşkanının gidişinin Tunus Cumhurbaşkanının gidişine kıyasla biraz daha onurlu, şahsiyetli olduğu söylenebilir. Ama bunu ona sağlayan bedenine isabet eden şarapnel parçası oldu. Sonuçta ülkesini terk veya yargı önünde hesap verme dışında bir seçeneği kalmamıştı.

Şimdi Salih'in tedavi gördükten sonra yeniden ülkesine dönmesi ihtimalinden söz ediliyor. Böyle bir şeyi yapmaya kalksa bile bu ancak haftalar, belki aylar sonra gerçekleşir ve bu süre içinde ülkesinde taşlar yerine oturmaya başlamış olur kuvvetli ihtimalle. Dolayısıyla dönerse cumhurbaşkanlığı koltuğuna veya emrindeki Genel Halk Kongresi Partisi'nin başkanlığına geçmek için değil ancak gerçekleştirdiği yolsuzluklardan, özellikle de halkın özgürlük mücadelesini bastırmak için işlediği cinayetlerden dolayı hesap vermek için dönmüş olacaktır. Bu itibarla böyle bir şey yaparsa dönüşünü de onurlu ve şahsiyetli bir tavır olarak nitelemek mümkün olacaktır. Ama elbette bu tavır onun kirli ve karanlık işlerini, yolsuzluklarını ve cinayetlerini de örtmüş olamaz. Mutlaka adaletin önüne çıkarak hesap vermesi gerekir.

Netice itibariyle yaralı cumhurbaşkanı ülkesine dönecek mi dönmeyecek mi tartışmaları bir şey değiştirmiyor. Bu ülkede artık bir dönem kapanmış yeni bir dönem başlamıştır. Böylece devrilen domino taşlarına bir yenisi eklenmiştir. Önemli olan yeni dönemin nasıl işleyeceği ve yeni yapının nasıl şekilleneceği.

Yemen toplumunun geleneksel, kültürel ve ideolojik yapısı yeni dönemin şekillenmesinde etkili olacaktır. Bu toplumda İslâmî duyarlılık geleneksel açıdan korunduğu gibi son dönemdeki bilinçlendirme çalışmalarıyla da verilmiştir. Bunun yanı sıra aşiret düzenlerinin de önemli bir iç disiplin olarak korunduğu biliniyor. Bu arada uluslararası ve bölgesel güçlerin Yemen'i hesaplarının dışında tutmayacakları, yeni dönemdeki yapılanmaya müdahale için çalışacakları tahmin ediliyor ve bunun ilk etaptaki girişimleri de fiilen müşahede ediliyor. Bizim temennimiz İslâmî camianın ülkenin toplumsal altyapısında korunan İslâmî duyarlılığı iyi değerlendirmesi ve emperyalist güçlerin çengel atmasına fırsat vermemesidir.

Yemen'deki hâkim sistemin devrilmesi Suriye'deki direnişi olumlu yönde etkileyecek ve kararlılığının daha da artmasına vesile olacaktır. Fakat bu ülkedeki rejimin de çeşitli oyun ve taktiklerle direnişi yıpratmaya çalıştığını görüyoruz. Türkiye'de de bazıları söz konusu oyun ve taktiklerin tuzağına düşerek, direnişin Türkiye kamuoyu nazarında yıpratılması çabalarına alet oluyor. Biz de inşallah müteakip yazımızda Suriye'de özellikle son günlerde vuku bulan bazı hadiselerin tahlilini yapmaya çalışacağız.
 
akit

Bu yazı toplam 724 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim