• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Konya 9 °C
  • Antalya 17 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Erzurum -2 °C
  • İzmir 17 °C
  • Rize 10 °C

Yemen’de hesaplar karıştı mı?

Ahmet Varol

Yemen’de yaşanan gelişmeler defterlerin öyle kolay kapanmayacağını ve bu kez hesaplaşmaların, dün kendi aralarında kirli hesaplar için ittifak kuranlar arasında olacağını gösteriyor. Perde arkasında kurduğu ilişkiler gereği ve kendi durumunu sağlama almak için başkent Sana’da Husilerin önünü açan cumhurbaşkanı Abdurabbih Mansur Hadi, işlerin arzuladığı doğrultuda gitmediğini ve kazıklarını sağlamlaştıran Husilerin onu adam yerine koymadıklarını görünce muhtemelen bazı noktalara yerleştirmiş olduğu elemanlarının da yardımlarından istifade ederek Aden’e yani 1990’da iki Yemen’in birleşmesine kadar varlığını sürdüren ve Güney Yemen olarak da bilinen eski Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin başkentine kaçtı. 

22 Şubat Pazar günü Aden’de ortaya çıkan Hadi, cumhurbaşkanlığından istifasını da geri çektiğini, ülkenin yasal ve yetkili cumhurbaşkanı olduğunu, Husi darbesini tanımadığını duyurdu. Burada başkanlık sarayına yerleşerek işleri yürütmeye başladı. Önce Aden istihbarat müdürünü görevden aldı. Burada cumhurbaşkanlığı sarayının muhafız birliğini de görevden alarak yerine kendisine destek veren Halk Komiteleri’nden ve özel koruma görevlilerinden oluşan bir muhafız birlik oluşturdu. Görevden alınan muhafız alayın komutanlığını, halk devrimiyle saltanatına son verilmiş olan eski diktatör Ali Abdullah Salih’in oğlu Ahmed Ali yapıyordu. Bu değişiklik şimdi Aden’den siyaset sahnesine çıkan Hadi ile eski diktatör Salih arasındaki hesapların da karışmış olabileceği ihtimaline işaret ediyor. Çünkü bu değişiklik Hadi’nin, Ahmed Ali Salih’in komuta ettiği muhafız alaya güvenmediğini gösteriyor.

Bu durum Libya’daki gibi Yemen’de de iki hükümetli bir siyasi yapının ortaya çıkması anlamına geliyor. Ama burada Libya’dakine nispetle konumlar farklı. Başkent Sana’da silahların ve kirli stratejilerle dış mihraklardan aldığı desteğin gücünü kullanarak iktidarı gasp eden Husi darbecilerin iktidarı var. Onun hükümeti ve askeri cephesi Libya’daki Tobruk hükümetine ve onun darbeci generali Hafter’in askerî güçlerine tekabül ediyor. Yemen’de diktatörün devrilmesinden sonraki geçiş dönemi için belirlenen çözüm formülüyle cumhurbaşkanı yapılan ama kendini o makama oturtanlara ihanet ederek uluslararası mafyanın sinyallerine göre tavır belirleyen sonra sinyal verenlerin kendisini çukurun kenarına getirdiklerini ve içine yuvarlamalarına ramak kaldığını anlayınca göz hapsinde tutulduğu yerden kaçmayı başaran ve kaybettiği iktidarı geri alma kavgası başlatan kişinin başkanlığındaki yönetim de sürgündeki hükümet konumunda. 

Hadi’nin böyle bir çıkış yapmaya kalkışmasında ve buna cesaret edebilmesinde Körfez ülkelerinin destek ve teşviklerinin büyük rolü olduğu tahmin ediliyor. Körfez ülkeleri ve tabii bu arada Suudi Arabistan normalde Yemen’de Müslüman Kardeşler’i temsil eden Islah Partisi’ni siyaset sahnesinden çekilmeye zorlamak için “şerre karşı şer” siyasetiyle Husi fitnecilere destek verdiler. Bunda tabii eski diktatör Ali Abdullah Salih’in onları yönlendirmesinin de payı oldu. Çünkü Husileri aynen Mısır’daki Baltacı fitnesi gibi kullanacaklarını, ikinci aşamada ise bir Sisi oyununu Yemen’de de oynayabileceklerini umuyorlardı. Ama Husiler arkalarındaki İran, BM ve uluslararası mafya desteğine güvenerek sahayı kaptıktan, özellikle askeri noktaları ele geçirdikten sonra başkent Sana’da kendi saltanatlarını ilan ettiler. 

Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan, Yemen’de Husi saltanatının kabul edilmesinin Arap yarımadasının can damarlarının İran’a teslim edilmesi anlamına geldiğini biliyorlar. O yüzden şimdi yeni bir taktikle Husi darbecilerin etki gücünün ve yayılmasının önüne geçmeye çalışıyorlar. Körfez ülkeleri yetkililerinin Aden’de, Hadi ile bir araya geldikleri ve görüşmeler yaptıkları haberlerde dile getirildi. 

Husi darbesine karşı olan muhtelif siyasi grupların ve aşiretlerin de Hadi’nin Aden’deki çıkışına destek verdikleri ve onun yönetiminin uluslararası alanda Yemen’in meşru yönetimi olarak tanınmasını istedikleri görülüyor. Tahminimize göre birçokları bu adamın sağlam pabuç olmadığını artık görmüştür. Ama Husi fitnecilerin yayılmasının önlenebilmesi için de bir siyasi otorite etrafında ittifak kurmayı ihtiyaç olarak görüyorlar. 

yeniakit

Bu yazı toplam 291 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim