• BIST 102.091
  • Altın 146,953
  • Dolar 3,5323
  • Euro 4,1978
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Konya 26 °C
  • Antalya 29 °C
  • Diyarbakır 32 °C
  • Erzurum 26 °C
  • İzmir 28 °C
  • Rize 25 °C

Yangına Odun Taşımak

Ahmet Varol

Moritanya'da 1989'da yaşanan olayların tohumlarını Fransa ve Senegal'in desteklediği zenci kavmiyetçisi Afrika Özgürlük Cephesi ekmişti.

Moritanya'yı Arap Birliği'nden çıkararak Fransa ve Senegal güdümlü bir Afrika ülkesi haline getirmeyi amaçlayan bu örgütün 1987'de bazı zenci subaylar vasıtasıyla yönetime el koyma teşebbüsü oldu. O zaman Moritanya cumhurbaşkanlığını yürüten ve diğer Arap diktatörlerden farklı olmayan Muaviye Veled et-Tayi' darbe teşebbüsüne karışanları yargılatıp idam ettirdi. Bunun üzerine, Senegal'de on beş yıl İçişleri Bakanlığı görevi yapmış ve bu ülkenin eski cumhurbaşkanı Senghor'un kız kardeşiyle evli olan Fransız asıllı Jean Goulan'ın güdümündeki medya organlarının tahrikleriyle Senegal'in başkenti Dakar'da Moritanya asıllılara karşı ayaklanma oldu. Birçoğunun dükkanları, arabaları tahrip edildi.
Dakar'da yaşanan olaylara karşı Moritanya da ülkedeki siyahlara misilleme yaparak onlara karşı ayaklanma ve saldırıları tahrik etti. Bu olaylarda da özellikle başkent Novakşot'ta yaşayan zenciler büyük zarar gördü. Bu misilleme büyük zararlara yol açmasının yanı sıra son derece hatalı ve o bölgede ırkçılık fitnesini kendi hesapları için kullanmak isteyenlerin ekmeklerine kaymaklı bal süren bir stratejiydi. Çünkü bir yandan birlikte ve dayanışma içinde yaşaması gereken Moritanya halkını cepheleşmeye iterken diğer yandan ülkenin zencilerini Senegal'in hesabına yazmak anlamına geliyordu. Zenci ırkçılığını bir resmî ideoloji haline getiren Senegal'in arzuladığı da buydu. Böyle bir strateji ileride zencilerin yoğun olduğu bölgede bir ayrımcılık politikası gütmek, orayı Moritanya'dan ayırıp Senegal'e bağlamak yahut en azından bölgede bağımsız veya özerk bir yönetim inşa etmek için temelleri atmak anlamına geliyordu. Üstelik bu temelleri Moritanya'nın başındaki basiretsiz yönetim kendi elleriyle atmıştı.
Bugün her ne kadar ülkede Muaviye Veled et-Tayi' diktasına son verilmiş olunsa da aynı basiretsizliği yeni yönetim de gösteriyor. Bazı dış güçlerin Moritanya'da zenci ayrımcılığı yapmak, Güney Sudan ve Darfur meseleleri benzeri bir iç mesele ihdas etmek amacıyla vatandaşları olmayan zencileri yerleştirdiği iddiasıyla son resmî sayımda onlardan vatandaşlıklarını ispat edecek belgeler istiyor. Geçmişte bu tür belgeler önemsenmediğinden yıllardan beri Moritanya'da yaşayan zencilerin bile birçoğu temin edip sayımcıların önüne koymakta zorlanıyor. O zaman vatandaşlıktan silinme gibi bir riskle karşı karşıya geliyorlar.
Bu uygulamaya karşı da son dönemde zenciler arasında, kendini "Lâ telmus cinsiyyeti - Touche pas à ma nationalite" hareketi olarak adlandıran bir örgüt ortaya çıktı. Örgütün adı konuyla ilgili haberlerde Türkçeye "Milliyetime Dokunma Hareketi" olarak çevrildi. Fakat burada maksat ulusal kimlik, vatandaşlıktır; yoksa etnik kimlik değildir ki buna zaten kimse dokunamaz. Örgütün karşı çıktığı da vatandaşlıktan çıkarılma tehdididir. Dolayısıyla bunu "Vatandaşlığıma Dokunma Hareketi" diye tercüme etmek daha isabetli olur.
Örgüt geçtiğimiz Ramazan'da her gece bir yerde etkinlik düzenleyerek son sayımın durdurulmasını ve yapılan kayıtların geçersiz sayılmasını istedi. Ardından zencileri protesto eylemlerine çağırdı. Zenciler ise eylemlerinde hükûmeti protesto edecekleri yerde aynen 1989 Dakar olaylarında olduğu gibi Arapların iş yerlerine, arabalarına saldırdı, dükkanlarını yağmaladılar. Gerçi örgüt bu saldırıları benimsemediğini ve kendilerinin bunlarla ilgilerinin olmadığını iddia etti ama olaylar onların tahriklerinden kaynaklanıyordu ve bu da karşıt basiretsizlikti. Ya da birilerinin oyununa getirilme hatası.
Hareketin lideri Van Abdul Biran ırkçı olmadıklarını, Moritanya'nın zencisiyle Arabıyla tüm Moritanyalıların olduğu görüşünü savunduklarını ve haklarını korumak için mücadele ettiklerini söylerken İçişleri Bakanı Muhammed Veled Ubeylil olayların arkasında dış güçlerin olduğunu ve sayımın da iptal edilmeyip geçerli sayılacağını ifade ederek, bu sayımın ülkenin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını ileri sürdü. Ülkenin geleceğiyle ilgili stratejik hesaptan söz etmesi kendilerinden istenen belgeleri ibraz edemeyenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasında ısrarlı olacaklarına işarettir.


akit

Bu yazı toplam 927 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim