• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Konya 20 °C
  • Antalya 26 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Erzurum 13 °C
  • İzmir 24 °C
  • Rize 22 °C

Yalancı De Mistura’nın doğruları

Ahmet Varol

Bilindiği üzere şeytanın en büyük marifeti yalancılıktır. İnsanları yanıltmak ve yoldan çıkarmak için yalana başvurur. Hatta Hz. Adem ile eşini şaşırtmak amacıyla kullandığı yalanların inandırıcı olması için söylediklerinin kesinlikle doğru olduğuna yemin etmişti. 

Yalancıların yemin etmeleri zor değildir. Çünkü söyledikleri yalanlardan dolayı sorumluluk taşımayan kişilerin inandırıcı olmak için yalanlarını teyit amaçlı yeminler etmeleri mümkündür. 

Fakat yalancılar her zaman yalan konuşmaz. Ara sıra da doğru konuşurlar. Çünkü yalanları kendilerinin üretmeleri gerekir, doğrular ise hazır yemek gibi önlerinde durmaktadır. Yalan uydurmak için bir emek sarf etmeleri gerekirken doğruları söylemede bu zahmete katlanmaları gerekmez. O yüzden şeytanın bile ara sıra doğru konuştuğu Resûlullah (s.a.s.)’ın hadisi şeriflerinde dile getirilmiştir. 

Staffan de Mistura da BM’nin Suriye Özel Temsilcisi olarak görevlendirdiği kişi. Cenevre görüşmelerini de bu adam organize ediyordu. Fakat Cenevre görüşmelerinde direnişi zayıf düşürmek, Baas tarafını güçlü kılmak için kırk dereden su getiriyordu. Ama getirdiği suların hepsi içilemez nitelikte gayet kirli sulardı. Çünkü hepsine çamur katıyordu. Çamur derken de direnişi zayıf düşürmek, onun adına görüşmelere katılan heyeti bazen ikna etmek bazen korkutmak amacıyla başvurduğu iddiaların içine kattığı yalanları kastediyoruz. 

Geçenlerde yaptığı bir açıklamada; “Son haftalarda bir eğilim görüyoruz; kuşatma altındaki bölgeler, ya insanî yardım ulaştırılmadan önce ya da ulaştırıldıktan sonra bombalanıyor” demiş. İşte bu tamamen değil ama kısmen doğru. Fakat bu doğruyu itiraf ederken de yine kaypak bir dil kullanmış. “Faili meçhul” sığasıyla yani “bombalanıyor” diye ifade etmiş. Gerçi “kuşatma altındaki bölgeler” sözünden bombalayanın kim olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. Ama yine “Şu hain Baas güçleri ve ona destek için  gönderilen Rus işgalciler bombalıyor” demekten kaçınmış. Gerçi bizim yaptığımız gibi Baas rejiminin hain ve katil, Rus güçlerinin de işgalci canavar olduğunu belirtecek kadar açık bir dil kullanmasını beklemezdik. Ama failleri ibraz edecek kadar açık bir dil kullansaydı en azından burada doğru konuştuğundan biraz daha emin olabilirdik. Üstelik ifadesinde “son haftalarda” ibaresini kullanarak katillerin bu işi sanki sadece son haftalarda yaptığı intibaı vermeye çalışmış. Oysa onlar bunu Suriye’ye insanî yardım faaliyetlerinin başladığı tarihten bu yana sürekli yapıyorlardı. BM Özel Temsilcisi’nin son haftalarda bu işin farkına vardığını da sanmıyoruz. Belli ki burada da doğrunun içine yalan katarak sunduğu suyu yine çamurlu yani içilmez hale getirmiş. 

Bu gerçeği biz De Mistura’dan çok daha önce söylemiştik. Çünkü Baas güçleri ve onun arkasında duran işgalciler bu tarz saldırıları Suriye’ye insanî yardımın başladığı tarihten beri yapıyorlardı. Yani özellikle insanî yardımı hedef alan saldırıları. Fakat Ramazan’da insani yardımların miktarı arttığından bu tarz saldırıların miktarının da arttığı görülüyor. Biz buna daha Ramazan başlamadan dikkat çekmiştik. Özel FM’de yayınlanan Dünya Döndükçe programımıza Ramazan’da ara verdik. Ama Ramazan öncesindeki son programımızda bu tehlikeye özellikle dikkat çekmiştik. 

De Mistura açıklamasında aynı zamanda “Suriye görüşmeleri çatışmalar artarken ve siviller açlıktan ölürken devam edemez” ifadesini kullanmış. Bu da doğru. Fakat bu çatışmaların, işgalci canavarların katliamlarının, sivillere yönelik saldırıların, insanları vahşice katleden hava saldırılarının, kullanımı uluslararası anlaşmalarda yasaklanmış olan fosfor bombalarıyla, misket bombalarıyla katliamlar yapılmasının  önüne geçmek için BM ne yapıyor? 

Suriye’de vahşi canavarların toplu katliamlara neden olan saldırıları da mübarek Ramazan’da arttı. Bu saldırılarda büyük çoğunlukla siviller hedef alınıyor ve insanlar bırakın şu ya da bu tarafı desteklemeyi sadece direnişçilerin kontrol ettiği bölgelerde kalmalarından dolayı saldırılara hedef oluyorlar. Bütün bu saldırılara son verilmesi ve ateşkesin uygulanması için BM ne yapıyor? Hiç bir şey! Suriye Özel Temsilcisi’nin on yalanın arasında bir doğru içeren açıklamalar yapmasıyla görevini yerine getirdiğine inanıyor.

yeniakit

Bu yazı toplam 249 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim