• BIST 1.084
  • Altın 460,837
  • Dolar 7,3653
  • Euro 8,7151
  • Ankara 27 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Konya 26 °C
  • Antalya 36 °C
  • Diyarbakır 36 °C
  • Erzurum 23 °C
  • İzmir 36 °C
  • Rize 21 °C

Yalan Şebekesi

Yalan Şebekesi
Akrep ile kurbağanın hikayesini herkes duymuştur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, isim vermeden Gülen cemaatini eleştirerek, “akrep” benzetmesinde bulundu.

Yalçın Akdoğan, Yasin Doğan mahlası ile Yeni Şafak’ta kaleme aldığı yazının girişinde “Bir gün bir derenin kenarında akreple kurbağa karşılaşır. Akrep kurbağanın kendisini derenin karşısına geçirmesini ister. Sırtında akrebi taşımaktan endişe eden kurbağa 'ama sen beni sokarsın' der. Akrep ise bunun ikisi içinde kaybetmek anlamına geleceğini, ikisinin de boğulacağını söyleyerek kurbağayı ikna eder. Derenin orta yerine geldiklerinde akrep kurbağayı sırtından sokar. Kurbağa can havli ve şaşkınlıkla 'neden' diye sorar. Akrebin cevabı basittir: Benim karakterim bu” hikâyesini aktardı.

Yasin Akdoğan’ın Yeni Şafak’ın bugünkü (8 Ocak 2014) sayısında yayımlanan “Yalan şebekesi” başlıklı yazısı şöyle:

Yalan şebekesi
Akrep ile kurbağanın hikayesini herkes duymuştur.

'Bir gün bir derenin kenarında akreple kurbağa karşılaşır. Akrep kurbağanın kendisini derenin karşısına geçirmesini ister. Sırtında akrebi taşımaktan endişe eden kurbağa 'ama sen beni sokarsın' der. Akrep ise bunun ikisi içinde kaybetmek anlamına geleceğini, ikisinin de boğulacağını söyleyerek kurbağayı ikna eder. Derenin orta yerine geldiklerinde akrep kurbağayı sırtından sokar. Kurbağa can havli ve şaşkınlıkla 'neden' diye sorar. Akrebin cevabı basittir: Benim karakterim bu'.

Sokmaya, tahribe, tezgaha alışanlar bu huylarından vazgeçemiyorlar. Özlü bir söz vardır, kem alatla kemalat olmaz diye... Yani kötü aletle iyi bir iş yapılamaz. Yöntemi yalan, iftira, karalama, çamur atma olan insanın hayra hizmet etmeyeceği çok açıktır.

Hatırlanırsa bir ara bazı uyarılarda bulunmuş ve 'kaybet-kaybet sarmalı'na sürüklenmekten kaçınmak gerektiğini söylemiştim.

Kardeşlik ve dostluk çağrılarıma karşı sırtında yumurta küfesi olmayan bazı tipler sosyal medya üzerinden karalama kampanyası başlatmışlardı. İktidar mücadelesinin ve siyaset mühendisliğinin sarhoşluğuna kapılan bu tipler ülkenin, toplumun, ümmetin ve kendisiyle ilişkilendirilen grupların ne kazanıp kaybedeceğini hesaba katmadan sorumsuzca saldırılar yapmayı sürdürdüler, yani karakterlerinin gereğini yaptılar.

Yalan, iftira, karalama en temel yöntem halini aldı. İnternet üzerinden yapılan dezenformasyonlar insanın kanını donduracak düzeyde.

Özellikle Başbakan'ın ekibinde bulunan danışmanlara karşı başlatılan sistematik saldırı, hiçbir kutsal tanımadan çok seviyesiz bir şekilde sürüyor.

Aslına bakılırsa yüreğinde iman olan bir insan yalana ve iftiraya başvuramaz. Çünkü yalan küfrün kardeşidir. Küfür, hakikati setretmek yani hakikate karşı yalan söylemektir. Bu yüzden iman doğrulukla, küfür ise yalancılıkla anılır. Peygamber Efendimiz de mü'min bir kimsenin büyük günahları işleyebileceğini ama yalan söylemeyeceğini buyurur.

Bugün maalesef yalanın simgesi haline gelen Müseyleme-i Kezzap'ları aratmayan şekilde yalan ve iftiraya sarılan, insanların kişilikleriyle, onurlarıyla, itibarlarıyla oynayan insanlar var. Ve bunlar kişisel hastalık olarak değil, organize ekip faaliyeti olarak buna başvuruyorlar.

Öyle yalanlar söyleniyor, öyle şehir efsaneleri uyduruluyor, öyle karalamalar yapılıyor ki, insanlık tarihinde bu kadarı görülmemiştir. Halkın iktidarına karşı başlatılan kara kampanyayı meşrulaştırmak için başvurulan yalanlar kargaları bile güldürüyor. Her türlü kirli yola başvuranlar sanki kendilerine haksızlık yapılıyormuş gibi rollere bürünmekten de geri durmuyorlar.

'Harp hiledir' anlayışının, 'amaca ulaşmak için her yol mübahtır' yaklaşımının ve takiyeciliğin açtığı kapıdan girenler her türlü değeri ayaklar altına alan bir kişilik katliamına soyunuyorlar.

Bunlardan fayda umdukları için sessiz kalanlar ise tüm inandırıcılıklarını kaybediyorlar. Bu kadar çirkeflik ve iğrençlik sadece yapanların değil, onlara müzahir olanların da değerini düşürür.

Bu hastalıklı tiplerle birlikte anılmak güzel insanlardan oluşan büyük bir kitleye haksızlık olur. Bir kova sütün berraklığını birkaç kıl bozar. Bu yalan şebekesine göz yumanlar da onlarla birlikte sukut ederler.

Biz yine de kategorik davranmamak, iyi ile kötüyü, hayırlı ile şerliyi ayırt etmek durumundayız.

T24

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Hizbullah Ve Bosna Savaşı11 Temmuz 2020 Cumartesi 22:57
  • Abdulkadir Selvi Yazdı: İşte Danıştay'ın Ayasofya Kararı09 Temmuz 2020 Perşembe 15:21
  • MİT'in Kurtardığı Ayşe Romano Nasıl Müslüman Olduğunu Anlattı08 Temmuz 2020 Çarşamba 15:25
  • Dilipak'dan Ayasofya Yazısı04 Temmuz 2020 Cumartesi 14:12
  • ‘Yeşil Kemalist Düzen’03 Temmuz 2020 Cuma 15:47
  • Metiner'den Arınç'a: Çık Karşıma27 Haziran 2020 Cumartesi 15:33
  • CHP Tek Adam Diye Diye Tek Adamlığa Geçti…12 Haziran 2020 Cuma 14:45
  • Bu Kadar Bakan Çok Değil mi ?09 Haziran 2020 Salı 14:09
  • Hayrettin Karaman’dan Şia Açıklaması08 Haziran 2020 Pazartesi 14:42
  • Cahit Zarifoğlu'nun Vefat Yıldönümü07 Haziran 2020 Pazar 15:07
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim