• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Konya 21 °C
  • Antalya 24 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Erzurum 11 °C
  • İzmir 28 °C
  • Rize 22 °C

Viyana’da “siyasi çözüm” toplantısı

Ahmet Varol

Türkiye’de gündem artık büyük ölçüde seçime kilitlendiğinden dünyadaki gelişmeler çok dikkat çekmiyor. Bu belki seçimlerin gerçekleştirilmesine, sonuçlarının ortaya çıkmasına ve yeni siyasi yapının nasıl olacağı konusunun netlik kazanmasına kadar böyle sürecektir. 

Fakat bu arada dünyada da önemli gelişmeler oluyor. Bunlardan biri de birkaç günden beri konuşulan ve bugün Avusturya’nın başkenti Viyana’da gerçekleştirilen Suriye’yle ilgili uluslararası toplantı. 

Suriye’yle ilgili daha önce de muhtelif uluslararası toplantılar düzenlendi. Bundan önceki son toplantılar da Cenevre’de olmuştu. Silahların susması, katliamların durması ve devam eden soruna çözüm bulunması konusunda bir şey ortaya koymayan bu toplantılar bir süreden beridir askıya alınmıştı. 

Bugünkü Viyana toplantısı öncekilere nispetle çok daha kapsamlı. Amacının da Suriye meselesine siyasi çözüm bulunması için artık daha ciddi bir adım atılması olduğu öncesinde yapılan açıklamalarda dile getirildi. Bu açıklamalar karşısında, “Suriye halkının diktatörlüğün son bulması için meydanlara çıkması karşısında zalim Esed’in sergilediği tutum büyük bir tehlikenin çanlarını çaldığı halde neden hiçbir ciddi adım atmadınız?” sorusunu sorma hakkımız var. 

“Kan dökülmesin, katil Esed’e dur denilsin, meseleye siyasi bir çözüm bulunsun?” çağrıları yapanları, ABD’yi Suriye’yi işgal etmeye çağırmakla suçlayan borazancılara göre bugün İran’ın, Suriye’yi işgal etmesinden sonra “siyasi çözüm” arandığının iddia edildiği uluslararası toplantıya işgalci ülke sıfatıyla katılması belki de çözüm arayışına ortak olma çabasından başka bir şey değildir. 

Viyana toplantısına katılanların başında IŞİD bahanesiyle Suriye’ye askerî operasyon yapmak amacıyla uluslararası koalisyon oluşturan ABD ile yine IŞİD’i bahane edip katil Esed rejimini kurtarmak için hava operasyonu başlatan Rusya yer alıyor. Dikkat edilirse her ikisi de, direniş karşısında köşeye sıkışan Baas diktasının önünü açmak için askerî yönteme başvuran ve aynı zamanda küresel emperyalizmin başını çeken iki güç. Şimdi siyasi çözüm arayışının da başını çekiyorlar. 

Bilindiği üzere meseleden, ekonomik ve toplumsal yönden Suriye’den sonra en fazla etkilenen ve mağdur edilen insanlara en fazla sahip çıkan ülke Türkiye’dir. Dolayısıyla mesele Türkiye’yi yakından ilgilendirdiği için Viyana toplantısına da katılıyor. Arap dünyasından katılan ülkelerin başında Suudi Arabistan yer alıyor. Ayrıca Ürdün, Lübnan ve Mısır Dış İşleri bakanları da katılıyorlar. Avrupa ülkelerinden de İngiltere ve Fransa başta olmak üzere birçok ülke iştirak ettiği gibi Avrupa Birliği de müstakilen temsil ediliyor. 

Viyana toplantısında işgalci İran’ın da temsil edilmesi istendi ve onu da çağırdılar. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu onun çağrılmasına tepki gösterdi ve İran’ın katılmasının siyasi çözümün önünü tıkayacağını ileri sürdü. Fakat muhtemelen toplantıyı organize edenler fiili işgali sürdüren devletin yer almaması durumunda siyasi bir çözüm üretmenin de zor olacağını düşünerek onun katılması gerektiğine karar verdiler. Tabii toplantının başını çeken Rusya’yla sadece Suriye’de değil birçok meselede hesaplarının ortak olmasının ve ABD ile de perde arkasındaki ilişkilerini artık perdenin önüne taşımış olmasının da İran’ın katılmasının sağlanmasında önemli rolü var. O da herhangi bir ön şart ileri sürmeden Dış İşleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif başkanlığında bir heyetle katılacağını bildirdi. Bu toplantı aynı zamanda İran’ın temsil edildiği Suriye meselesiyle ilgili ilk uluslararası toplantı niteliği taşıyor. Böyle bir toplantı olayların başlangıcında, henüz kan akıtılmadan, “siyasal çözüm” bulunsun çağrısıyla yapılsaydı, İran ve yardakçıları belki de bunu dışarıdan müdahale olarak lanse edeceklerdi. 

Suudi Arabistan yönetimi toplantı öncesinde yaptığı açıklamada siyasal çözümü önemsediğini dile getirerek Viyana toplantısının aynı zamanda Rusya ve İran’ın siyasal çözümde samimi olup olmadığını ortaya koyacağına dikkat çekti. 

“Siyasi çözüm” tartışmalarında ele alınan hususları ve bu yöndeki çabaların gerçekten bir çözüm getirmesi ihtimalinin bulunup bulunmadığı hakkındaki kanaatlerimizi aktarmak için inşallah konuya müteakip yazımızda da devam edeceğiz. 

yeniakit

Bu yazı toplam 329 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim