• BIST 90.383
  • Altın 145,017
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Konya 13 °C
  • Antalya 17 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Erzurum 0 °C
  • İzmir 18 °C
  • Rize 8 °C

Vahşetin dozunu artırmanın amacı

Ahmet Varol

Siyonist katiller son günlerde vahşetin dozunu iyice artırdılar. Saldırıları başlatırken olduğu gibi dozunu artırırken de böylesine cüretkâr davranabilmeleri tabii ki sadece kendi güçlerine dayanmıyor. ABD başta olmak üzere çağdaş emperyalist güçlerin arsız desteğinin yanı sıra İslâm âleminin duyarsızlığının hatta hâkimiyetlerini sürdürebilmek için ihanetin her çeşidini kullanan dikta rejimlerinin katil siyonistleri değil onlara engel olmak için büyük fedakârlıkları göze alan direnişi mahkûm etmelerinin büyük payı var. 

Fakat son günlerde vahşetin dozunu iyice artırmalarının ve insanları sık sık gruplar halinde, çocukları parkta eğlenirken kasten hedef alarak topluca katletmelerinin, aileleri toptan yok etmek için evleri daha şiddetli bombalarla yerle bir etmelerinin sebebi direniş karşısında iyice sıkışmış olmalarıdır. 

Aslında askerlerinin direniş karşısında zorlanabileceğini ve kayıp vereceklerini baştan tahmin ediyorlardı. Ama askerlerine değer verdikleri için değil bunun toplumda neden olabileceği tepkilerden endişe duydukları için bir strateji geliştirdi ve medyaya asker kayıplarını yetkililerden izin çıkmadan duyurmamaları talimatı gönderdiler. Yaptıkları sıkı denetime ve kayıpların yarıdan fazlasını gizlemelerine rağmen açıklamak zorunda kaldıklarının bile ciddi sıkıntıya neden olduğunu ve olayların devamının “füzelerden kurtulmak istiyorsanız sabretmek zorundasınız” mesajlarının etkisini kaybetmesine neden olacağını düşündüler. Çünkü sadece asker kaybı değil sürekli panik havası, dünyaya parayla hükmettiğini düşünen siyonistin birçok sektöründe hayatın durma noktasına gelmesi bir süre sonra tahammülü imkânsız hale getirecekti. 

O yüzden işgal yönetimi Netanyahu’nun 2012’de yaptığı gibi direnişin şartlarını kabul ederek ateşkese razı olma yerine Ehud Olmert’in 2009’da başvurduğu taktiğe başvurarak işini bitirdiğini ve kendi açısından amaçladığını gerçekleştirdiğini ileri sürerek sahadan çekilmeyi planladı. Olmert de başlangıçta Gazze’yi tamamen işgal etmeyi ve Hamas’tan alıp Ramallah’taki yönetime teslim etmeyi planladığını söylemişti. Ama 22 gün süren saldırılarında fosfor bombasına varıncaya kadar elindeki yasak bombaları da kullanmasına rağmen Gazze’ye doğru ilerleme yapamadı. Kara harekâtını başlatınca tamamen şaşkına döndü. Daha fazla zorlamasının kendi askerini iyice yıpratacağını ve tehlikeli sonuçlarla karşı karşıya gelebileceğini anlayan Olmert böyle bir taktikle uçurumun kenarından dönmeyi tercih etti. 

Netanyahu da 2012’deki gibi yenilgiyi kabul etmek yerine Olmert’in bu taktiğine başvurmak istedi ve Hamas’ın tünellerinin çoğunu imha ettiğini, sadece birkaç tünel kaldığını, onları da imha ettikten sonra işini tamamlamış olacağını ve tek taraflı olarak çekileceğini duyurdu. Oysa bu saçma iddiasıyla kendi medyasını bile kandıramamıştı. Üstelik Kassam Tugayları, onun bu açıklamasının hemen ardından Nahal Oz askerî üssüne yönelik müthiş eylem gerçekleştirdi ve on askerini en korumalı üssünü basarak öldürdü. Kendini avutma amacıyla hayal kurmanın gerçeği değiştirmediğini gösteren bu eylem karşısında Netanyahu askeri acziyetinin üstünü örtmek ve Filistin halkını zorlamak amacıyla gerek can kayıplarının, gerekse maddi zayiatın artmasına neden olan vahşi saldırıların dozajını iyice artırdı. Çünkü askerî danışmanları da “ya bu savaşı derhal kesmeli ya da silahsız halkın iyice sıkışmasına neden olacak saldırıların dozajını artırarak artık iyice aleyhimize işlemeye başlayan zamanı çok hızlı kullanmalısın” diye akıl vermeye başladılar. 

Eli kanlı canavar birinciyi seçmenin 2012’deki gibi yenilgiyi kabullenme anlamına geleceğini ve bunun aynı zamanda Gazze üzerindeki ablukayı kaldırmayı zorunlu kılacağını düşündüğünden ikinciyi seçti ve saldırıların şiddetini, kadın, yaşlı, çocuk demeden insanları topluca imha amaçlı saldırıları artırdı. 

Ama siyonist canavar bu yöntemin Filistin halkını teslim olmaya zorlayabileceğini düşünmekle yanılıyor. Çünkü halk kaybedeceği bir şeyinin kalmadığını ve teslim olmanın kendilerini bulunduklarından daha iyi bir duruma sokmayacağını düşünüyor. O yüzden siyonist canavar bu halkın tahammül ve direnme potansiyelinin, “biraz daha sabredin” diyerek zorladığı işgalci toplumun tahammül gücünden fazla olduğunu görecektir. 

yeniakit

Bu yazı toplam 189 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim