• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Konya -3 °C
  • Antalya 7 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Erzurum -17 °C
  • İzmir 5 °C
  • Rize 9 °C

Uzlaşma hükümeti Trablus’ta

Ahmet Varol

Libya’da BM gözetiminde 17 Aralık 2015’te Fas’ın Suheyrat şehrinde imzalanan anlaşmaya binaen oluşturulan hükümetin ülkeye hâkim olabilmesi için yoğun çaba var. Gelişmelere bakıldığında böyle bir hükümetin ülkede siyasi iktidarı ele geçirmesi ise bir tür BM darbesi olacak. 

Suheyrat Anlaşması hakkında Yeni Akit’te 25 ve 26 Aralık 2015’te yayınlanan yazılarımızda bilgi vermiştik. Orada yazdıklarımızı tekrara gerek görmüyoruz. Fakat bu anlaşmayla bağlantılı olarak son günlerde bazı önemli gelişmeler oldu. Bugünkü yazımızda bu son gelişmelerin genel bir değerlendirmesini yapacağız inşallah. 

Anlaşmaya bağlı olarak Fayiz Es-Serrac başkanlığında bir uzlaşma hükümeti oluşturuldu. Fakat anlaşmada Trablus’taki Genel Ulusal Kongre (GUK) atlandığı Batılıların ifadesiyle by pass edildiği için bu kongre kurulan hükümeti tanımadı. O yüzden uzlaşma hükümeti çalışmalarına önce Tunus’ta başladı. 

Tabii “sürgünde hükümet” görünümü, imajını yıprattığı gibi ülkede siyasi iktidar oluşturmasına da imkân vermiyordu. Anlaşmanın amacı ise bir tabela hükümeti kurmak değil siyasi iktidarı elde etmekti. Bunun için de kurulan uzlaşma hükümetinin bir an önce ülkesine taşınması ve başkente yerleşmesi gerekiyordu. 

Taşınma işleminin güven içinde gerçekleşmesini sağlamak amacıyla da önce Tunus’tan bir olağanüstü hal uygulaması ilan etti ve kendisiyle ittifak halindeki tüm yerel yönetimleri ve kabile yönetimlerini olağanüstü halin uygulanabilmesi için devreye soktu. 

30 Mart Çarşamba akşamı da uzlaşma hükümetinin yedi üyesi deniz yoluyla Ebu Sitte üssü üzerinden Trablus’a geldi ve 31 Mart Perşembe sabahı çalışmalarını başlattı. Fakat çalışmalarını başlatması iktidarı da alması anlamına gelmiyordu. Çünkü Libya halkını temsil eden meşru meclis olduğunu söyleyen GUK ve ona bağlı oluşturulan Ulusal Kurtuluş Hükümeti söz konusu anlaşmayı ve uzlaşma hükümetini tanımıyordu. 

Uluslararası güçler Suheyrat Anlaşması’nın uygulamaya geçirilmesi ve ona bağlı hükümetin siyasi iktidarı alabilmesi için yoğun baskı yapıyor. 

BM Libya Özel Temsilcisi Martin Kobler, Libya halkına yaptığı çağrıda Fayiz Serrac hükümetine destek olmalarını istedi. Uluslararası topluma yaptığı çağrıda da bu hükümete bağlı tek ordu oluşturulması ve bu ordunun tüm ülkede kontrolü sağlayabilmesi için Libya’ya uygulanan silah ambargosunun Serrac hükümetinden kaldırılmasını istedi. 

Avrupa Birliği de Serrac hükümetinin çalışmalarına engel olanların cezalandırılmasını kararlaştırdı ve üç önemli şahsın cezalandırılmasıyla başladı. Bunlar Tobruk’taki parlamentonun başkanı Akbele Salih, GUK Başkanı Nuri Ebu Sehmeyn ve Ulusal Kurtuluş Hükümeti’nin başbakanı Halife Guveyl idi. Onlara AB ülkelerine seyahat yasağı uygulanacağı bildirildi. 

BM gözetiminde oluşturulan hükümet toplumsal şartlardan da yararlanıyor. Çünkü birkaç yıldan beri süren çatışmalar ve istikrarsızlık halkın artık “sorun bitsin de nasıl biterse bitsin” demesine neden oldu. O yüzden Trablus’taki küresel güçlerin desteklemediği mevcut hükümetin çözüm olamayacağını, BM gözetiminde oluşturulan hükümete fırsat tanınması gerektiğini düşünenlerin sayısı artar oldu. 

Ülkenin batı bölgesinde 10 şehrin belediye başkanları da 31 Mart akşamı Sabrata’da toplanarak Serrac hükümetine destek kararı aldı. Başkanlar aynı zamanda yeni hükümetten tüm ülkede silahlı çatışmalara son vermek için çaba göstermesini istedi. 

Ülke içindeki muhtelif kurumlardan da yeni hükümeti tanıyacaklarını ve onunla birlikte çalışacaklarını açıklayanlar oldu. 

Ancak Fetva Yüksek Kurulu Başkanı Şeyh Sadık El-Gıryani, Tunus’tan gelen hükümetin gayri meşru yollardan girdiğini ifade ederek, Libya’da siyasi meşruiyetin sadece Genel Ulusal Kongre (GUK)’ye ait olduğunu söyledi ve Serrac hükümeti üyelerinden ülkeyi terk etmelerini istedi. 

GUK üyeleri de yaptıkları toplantıda ittifakla, uzlaşma hükümetini tanımadıklarını ve bu hükümetin ülkeye gayri meşru yoldan girdiğini bildirdiler. 

Fakat uzlaşma hükümetinin, karşısında bir güç birliği olmamasından, zikrettiğimiz toplumsal sebeplerden ve arkasındaki uluslararası destekten yararlanarak siyasi iktidarı ele geçirmesinin mümkün olduğu gözlemleniyor. Eğer bunu başarabilirse dediğimiz gibi bu da bir tür BM darbesi olacak. Libya’nın BM Daimi Temsilcisi İbrahim Ed-Debbaşi de uzlaşma hükümetine destek verilmesini istiyor. 

yeniakit

Bu yazı toplam 255 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim